Pes artık Muammer! AKP El Kaide konusunda sıkıştı

İçişleri Bakanı, El Kaide’nin Reyhanlı saldırısını üstlenmesi konusunda “Saldırı örgütle bağlantılı değil” dedi. Konuyu soL gündeme taşımış, medya yer vermemişti. Muammer Güler, Adana’da El Kaideci’lerde sarin gazı yakalanması konusunda “Ne sarin var, ne başka şey” dedi. Hazırlanan iddianameyse Bakan’ı yalanlıyor.
Perşembe, 03 Ekim 2013 15:55

Özgür Savaşçıoğlu - soL
El Kaide’ye bağlı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Pazar günü yayımladığı ve Reyhanlı saldırısını üstlenip, Türkiye’yi “Ankara ve İstanbul’da yeni saldırılar düzenlemekle” tehdit ettiği bildiri, günler sonra ülke gündemine girdi.

Pazar günü yayımlanan bildiri, Pazartesi günü yalnızca soL gazetesi tarafından haberleştirilmişti. Ertesi gün Gülen Cemaati’nin İngilizce yayın organı Today’s Zaman bu gelişmeyi duyurdu. Türkçe günlük gazeteler ise üç gün konuyu pas geçmeyi tercih etti. Sonunda dün, Türkiye gazetesi bildiriyi haberleştirdi.

Tıpkı medya gibi, AKP hükümeti de konuyla ilgili açıklama yapmak üzere dünü bekledi. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Reyhanlı saldırısını El Kaide’nin yaptığı iddiasını reddetti.

‘Tanırım iyi çocuklar’
Güler “Reyhanlı saldırısını kimin, ne zaman yaptığı, hangi araçların kullanıldığı, hepsi belgelerle kameralarla o kadar açık ki... El Kaide’nin geçmişte benzer eylemleri vardı ama Reyhanlı saldırısını El Kaide’nin yaptığını söylemek yanlış olur. Bir kişi hariç, Reyhanlı saldırısını yapanların hepsi yakalandı” dedi.

Reyhanlı saldırısının yapıldığı gün kentteki 73 mobese kamerasının sistem arızası nedeniyle kapalı olduğu ortaya çıkmış, olayın ardından uzun süre geçtikten sonra saldırı öncesine ilişkin kayıtlara ulaşılırken saldırı anına ilişkin herhangi bir kamera kaydı yayımlanmamıştı.

Soruşturma yok
Şu ana kadar Reyhanlı saldırısındaki El Kaide bağlantısına ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadı.

Devrimci hacker grubu RedHack, Jandarma İstihbarat’a ait olan ve saldırıyı El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nin düzenlediği görüşünü içeren bir belgeyi açıklamıştı. Bu belgeyi sızdırdığı iddiasıyla, Er Utku Kalı halen tutuklu bulunuyor.

RedHack’in yayınladığı belge sonrasında El Kaide üzerinde toplanan şüpheler halen dağılmış değil. Adana’da El Kaide mensuplarında sarin gazı yapımında kullanılan malzemelerin yakalanmasıyla ilgili davanın iddianamesinde de soruşturmanın Reyhanlı saldırısı üzerine başladığının belirtilmesi, El Kaide’nin saldırının olağan şüphelisi olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın Adana’daki davada, Reyhanlı bağlantısının üzerine gidilmedi.

Medya o tehdidi yazabilmek için devleti bekledi
Geçtiğimiz Pazar günü Suriye’deki en önemli silahlı çete olan ve Türkiye tarafından yardım gördüğü iddia edilen El Kaide’ye bağlı Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) isimli örgüt bir açıklama yaparak, Mayıs ayında Reyhanlı’da yaşanan ve resmi rakamlara göre 53 kişinin hayatını kaybettiği katliamı üstlenmişti. Örgüt, Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndaki patlamayı da kendilerinin yaptığını söylemişti.

Örgütün bildirisi, breakingnews.sy sitesinde yayımlandı. El Kaide’nin yayın organı olarak kullanılan sitelerde, söz konusu bildiri yalanlanmadı. Bildiride, AKP hükümetine seslenilmiş, sınır kapılarının açılmasının talep edilmiş, aksi takdirde İstanbul ve Ankara’nın saldırılara maruz kalacağı vurgulanarak, Türkiye tehdit edilmişti.

Dört gün boyunca soL dışındaki medyada görülmeyen haber, dün Türkiye gazetesinde manşet oldu. AKP yanlısı bir yayın çizgisi izleyen Türkiye gazetesi, “Karanlık odaklar taşeron değiştirdi, yeni öcü El Kaide” başlığı attı:

“Bu kadar büyük bir haberin günlerce görmezden gelinmesi ve sonunda Türkiye gazetesi tarafından hükümeti aklayacak şekilde verilmesi, medyanın, devletin konuya bir yaklaşım göstermesini beklediğine işaret ediyor.”

Tutuklananlar gerçek failler mi?
Reyhanlı patlaması sonrasında bir süre sessiz kalan AKP, ilk şoku atlattığında, saldırıdan Suriye yönetimini sorumlu tutmuştu. Bombaların Suriye’deki Rakka kentinde yüklenerek Türkiye’ye sokulduğu iddia edilmişti. Bölgenin bahsedilen tarihlerde Nusra Cephesi ve Ahrar el Şam’ın elinde olduğunun ortaya çıkmasından sonra AKP bu iddiasını geri çekmişti. AKP, Şam yönetiminin patlamayla ilgili ortak bir soruşturma yürütme çağrısını da reddetmişti.

Saldırıdan birkaç gün sonra “Reyhanlı’nın faiilerini bulduğunu” iddia eden AKP tarafından, bir gözaltı ve tutuklama dalgası başlatılmıştı. Saldırıdan sorumlu tutulmaya çalışılan yurttaşların bir kısmının olayın yaşandığı tarihlerde Reyhanlı’da bile olmadığı ortaya çıkmıştı. Soruşturma kapsamında şu ana kadar gözaltına alınan 32 kişiden 20’si tutuklu.

Suç duyurusunda bulunulacak
Türkiye Komünist Partisi (TKP), Reyhanlı saldırısıyla ilgili olarak El Kaide hakkında suç duyurusunda bulunacak. TKP, hükümetin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranmasına izin verilmeyeceği belirtildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ise yaptığı açıklamada, AKP’nin saldırının suç ortaklarından biri olduğunu söyledi. Saldırıyı üstlenenleri Türkiye’nin himaye ettiğini hatırlatan Tekin, basının konuyu görmezden gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Güler’e göre sarin gazı yokmuş
İçişleri Bakanı Güler, Adana’daki El Kaide bağlantılı kimyasal çetenin de avukatlığına soyundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güler, Adana’da yakalanan sarin gazı malzemeleriyle ilgili gelişmeler konusunda “O konuya baktık, ortada ne sarin gazı var ne de başka bir şey. O gazları imha etmek kolay bir şey mi” dedi.

soL gazetesinin daha önce haberleştirdiği iddianame, sanıkların sarin gazı yapımı için gereken ve Türkiye’de satışı yasak olan hammaddelere ulaştıklarını ortaya koyuyordu. Sanıkların evlerine yapılan baskınlarda, bu hammaddelerin önemli bir bölümü ele geçirilmişti.

Danışman mesafe açmaya çalıştı
AKP iktidarı, son dönemde, El Kaide ile mesafesini açmaya çalışıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan “El Nursa ve El Kaide Türkiye’den yardım alıyor” iddialarına ilişkin olarak “Böyle bir yardım doğrudan veya dolaylı herhangi bir ilişki söz konusu değil” dedi. AKP’nin El Kaide ile iş tuttuğu iddialarının Esad’ın yönlendirmesi olduğunu öne süren Akdoğan “AK Parti’den haz etmeyen bir takım odakların uluslararası zeminde AK Parti’yi zora düşürmek için bu tür propagandalar yürüttüklerini de görüyoruz” diye konuştu.