'Malum medyaya reklam vereni...'

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bazı gazetelerin boykot edilmesi çağrısı üzerine, "boykot farzdır" fetvası vererek dikkati çeken Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman "sivil itaatsizlik" çapını büyüttü.
Perşembe, 02 Ekim 2008 15:33

soL (HABER MERKEZİ) Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman bugünkü köşe yazısında, eski bir yazısını uzunca alıntılayarak, "boykot fetvası"nda el artırdı. Karaman, "Yola getirmenin yolu vurmak, kırmak, hukuku çiğnemek değildir. Bunun yolu ona iltifat ve itibar etmemek, almamak, okumamak, izlememektir. Doğru yoldan sapan medyaya reklam veren firmaları -sivil toplum kurumları olarak- boykot etmektir, halkı bu firmalarla ilişki kesmeye çağırmaktır" sözleri ile geçmişte yaptığı bir çağrıyı zımnen yinelemiş oldu. Bilindiği gibi Erdoğan-Aydın Doğan tartışmasında, iş Erdoğan'ın Doğan Grubu'na ait gazetelere yönelik yaptığı boykot çağrısına varınca, basının da gücü devreye sokulmuş ve daha önceleri pek çok fetvası ile gündem yaratan Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman, fetva niteliğindeki köşe yazısında, gazeteleri almanın Müslümanlar için "haram", boykotu desteklemenin ise "farz" olduğunu yazmıştı. Fakat ne Erdoğan'ın çağrısının ne de Hayrettin Karaman'ın "fetvası"nın karşılık bulduğu gözlenmiş, Doğan Grubu'na ait gazetelerin açıklanan tiraj rakamları, düşüş değil artış olduğuna işaret etmişti.

Gerekçesi Erdoğan'la aynı değilmiş "Boykot çağrıma tepkiler (2)" başlıklı köşe yazısında, "bu sözlerin içinde belli bir kesimin (İslamcı veya laikçi gibi) adı var mı? Hayır. Belli bir televizyon veya gazetenin adı var mı? Hayır. 'Başbakan'ı destekliyorum' demiş miyim? Hayır. Başbakan'la aynı frekanstan konuşmuş, aynı gerekçeleri mi zikretmişim? Hayır" diyen Karaman, kendisine bu minvalde soru soranlarn konuyu çarpıttıklarını öne sürdü ve kanıt olarak, 1995-1997 yılları arasında Yeni Şafak'ta çıkmış olan yazılarından "medyayı, reklam veren firmaları boykot ederek yola getirme" çağrısı yapan birini gösterdi. Hayrettin Karaman incileri Kendisine ait internet sitesinde, "2001 yılında, özgürlüğün şart olduğu üniversite ortamında hüküm süren baskılara karşı çıkarak, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ndeki görevinden ayrıldı" ve "halen, Avrupa Uluslararası İslam Üniversitesinde (Hollanda) misafir öğretim üyeliğini sürdürmekte ve bireysel ilmi çalışmalarına devam etmektedir" sözleriyle tanıtılan Hayrettin Karaman, "imam nikâhını geçerli ve yeterli saymanın zorunlu olduğu", "evlilikte boşanma yetkisinin saece kocaya ait olduğu", "ücretli çalışanların maaşlarını faizli işlem yapmayan katılım bankalarına yatırıp oradan çekmeleri gerektiği", "katili affetme yetkisinin maktûlün varislerine ait olduğu" ve "müslümanların laik olamayacağı" açıklamalarıyla tartışma yaratmıştı. Karaman bir yazısında da, "ülkeyi AB'ye sokmak için canla başla çalışan AKP'yi 'şeriat rejimi davasının odağı' olarak suçlamak kıyamet alametlerine dahil bir garabettir" demişti.