İsrail değişmedi AKP değişti

Gazze katliamının ardından Suriye ve İsrail görüşmelerindeki arabuluculuk rolünden çekildiğini açıklayan AKP hükümeti "İsrail'i cezalandırma" politikasından vazgeçmişe benziyor.
Salı, 22 Aralık 2009 09:50

Türkiye İsrail ile zedelenen diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ediyor. Daha önce Suriye ile İsrail arasında devam eden görüşmelerdeki arabuluculuk rolünden çekilen Türkiye, ABD'nin teşviki ile yeniden masaya oturacak.

İsrail tepki çeken politikasını değiştirmedi
Hatırlanacağı üzere Başbakan Tayyip Erdoğan Gazze'ye yönelik kanlı İsrail saldırısının ardından Suriye ile İsrail arasında devam eden görüşmelerdeki arabuluculuk rolünden çekileceğini açıklamış, bunu Davos'ta yine Erdoğan'ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e çıkışı izlemiş, ardından Türkiye Suriye ile askeri tatbikat yaptığı gibi, Türkiye'de düzenlenecek olan NATO tatbikatına İsrail'in katılımını engellemişti. Türkiye ile İsrail arasında son bir yıldır devam eden ve "ikili ilişkileri yıpratan" süreçten çıkılıyor. Daha önce Filistin konusunda yapıcı adım atılmadan İsrail'i ziyaret etmeyeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Peres ile Danimarka'nın başkenti Kophenag'da "İklim Zirvesi" öncesinde biraraya geldi ve İsrail Gazze tututumunu sürdürdüğü halde, Gül, Peres'in davetini kabul etti.

Görüşmede ana gündem Gazze olmuştu. Gül, Gazze konusunda İsrail'in tutumunu değiştirmesini istemiş, yapımına devam edilen yerleşimlerin durdurulmasını talep etmişti. Dahası Gül, İsrail'in 1967 sonrası işgal ettiği topraklardan çekilmesi talebini dile getirmişti. Peres ise Gazze'deki durumun sorumlusunun Hamas olduğunu iddia etmiş, ve tutumlarından bir değişiklik olmayacağını dolaylı olarak dile getirmişti. Peres "eğer Hamas tavrını değiştirirse Gazze'ye yönelik tutumumuz değişecektir" demişti. Ancak görüşmede ilginç olan Gül'ün Peres'in davetini kabul etmesi oldu. Henüz netlik kazanmasa da Gül'ün yakında İsrail'i ziyaret edeceği belirtiliyor. Oysa ki, dönemin Dışişleri Bakanı Ali Babacan Gül’ün İsrail’den gelecek bir daveti geri çevireceğini söylemişti. Babacan, “Davet edilseydik de gider miydik, ben hiç sanmıyorum… O kadar kan döküldükten sonra, biraz daha vakit geçmesi gerekiyor, İsrail’in somut adımlar atması gerekiyor” demişti.

Değişimin nedeni ABD
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yumuşamaya başladığı tarih ise İsrail Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Fuad Binyamin'in Türkiye ziyaretiyle oldu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaklaşık bir buçuk ay önce görüşen Binyamin süpriz biçimde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile de görüştü. Bu görüşmenin ardından Kophenag'daki Peres-Gül buluşması gerçekleşti. israil'in Filistin ve işgal ettiği Lübnan ve Suriye topraklarına dair politikası hiçbir şekilde değişmemişken, Gül'ün ziyaretinden önce İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak Türkiye'ye gelecek. Üstelik Barak Türkiye'ye davet edildi. Gazze katliamının bir numaralı sorumlularından olan Barak, İsrail Büyükelçisi Ahmet Oğuz Çelikkol tarafından davet edildi. Barak'ın ziyaretinde Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile görüşmesi bekleniyor ancak Binyamin'in ziyaretinde olduğu gibi süpriz görüşmeler yapması olası. Barak Gazze katliamı döneminde de Savunma Bakanıydı ve İsrail'de savunma bakanlığı Başbakanlıktan sonra en önemli koltuk olarak biliniyor. Örneğin Mısır'da devam eden Hamas ve İsrail görüşmesi Savunma Bakanlığı'na bağlı özel bir ekip tarafından yürütülüyor.

Türkiye'nin İsrail'e yönelik tavrı son bir aydır yumuşama gösteriyor. Söz konusu ikili ilişkilerdeki en önemli dönüm noktası ise Başbakan Erdoğan'ın ABD 7 Aralık'ta gerçekleştirdiği ABD ziyareti. ABD'nin konu hakkında Türkiye'ye tavsiyeleri henüz netlik kazanmadı ancak ABD Devlet Başkanı Barack Obama'nın Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell Suriye Dışişleri Bakanı Walid Muallem ile biraraya gelmiş, görüşmeden Türkiye'nin arabulucu rolüne devam etmesi isteği ortaya çıkmıştı. Türkiye ziyareti ile ilgili konuşan Barak ise Türkiye ile ilişkilerin bölgede herşeyden üstün olduğunu kaydetti.

Esasında Gazze katliamıyla birlikte Suriye'nin görüşmelere devam etmeyeceği biliniyordu ve dolayısıyla Türkiye'nin tavrı İsrail makamlarını tedirgin etmemişti. İsrail'in tepki gösterdiği tek konu Türkiye'nin ev sahipliğindeki NATO tatbikatından dışlanması olmuştu.

Öte yandan İsrail yönetimi mevcut yerleşimleri meşrulaştırmayı amaçlayan "yeni yerleşimleri durdurma" çağrılarına kısmen olumlu cevap verdi. Özellikle Kudüs'ün "birleşik yahudi başkenti" olması projesinin arka planındaki kentteki yerleşimler devam ettiği gibi, Tel Aviv yönetimi kentteki Hristiyan ve Müslüman mabedleri yoketme planından da geri adım atmadı. Dahası en çok tartışılan konulardan olan Beytüllahim ve Kudüs arasındaki yahudi yerleşimleri de devam ediyor. Bu yerleşimlerin Filistin'in uluslararası hukuk tarafından tanınan başkenti Doğu Kudüs'ü ilhak etmeyi kolaylaştırdığı biliniyor. İsrail yönetimi Kudüs politikasının devamı olarak ziyaretçilerini Kudüs'te ağırlıyor. Böylelikle İsrail Kudüs'ün başkentleri olduğunu kabul ettirmeye çalışırken, AKP hükümeti boyunca yapılan ziyaretlerde de istisna olmamış, bütün yetkililer Kudüs'te ağırlanmıştı. Gül'ün de ziyaretini Kudüs'e gerçekleştireceği tahmin ediliyor.

Ali Örnek (soL)