Genç deyince akıllarına solcular geliyor!

Bülent Arınç dün Bursa'da partisinin gençlik kolları üyelerine "68 kuşağı kullanıldı" klişesini anlattı. Arınç, sanki bizzat kendisi zamanında sola karşı kullanılmış bir genç değilmiş gibi konuştu. Radikal gazetesinin konuşmayı haberleştirme şekli ise bilinçli bir çarpıtma gibi görünüyor.
Pazartesi, 08 Ağustos 2011 18:27

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, dün Bursa'nın Osmangazi ilçesinde partisinin gençlik kollarının toplantısına katıldı. Gençliğinde devrimci gençlere karşı mücadele etmiş ve genç deyince aklına solcular geldiği belli olan bir sağcı olarak Arınç, partisinin gençlik kolları üyelerine "68 kuşağı kullanıldı" klişesini anlattı.

Sanki sola karşı devletin sokağa sürdüğü sağcı örgütlenmeler içinde yer almamış gibi konuşan Arınç, gençlere şiddetten uzak durun çağrısı da yaptı. Radikal gazetesi ise haberi "Arınç: Onları idamdan kurtarmaya çalıştım" başlığı ile sanki Arınç Deniz Gezmişleri idamdan kurtarmaya çalışmış gibi verdi.

Arınç'tan gençlere klişe masal!
Arınç, AKP'li gençlere sağcı siyasetçilerin klişeleşmiş söylemi ile seslenerek 68 kuşağının nasıl "kullanıldığını" anlattı. Konuşmasına "Ben 68 kuşağındanım" cümlesi ile, yani açık bir yalanla, başlayan Arınç, "Nice kıymetler, nice fidanlar toprağa girdi. İdeoloji gömleği, deli gömleği giymiş birçok insanın daha genç yaşta kimisi darağacına gitti kimisi hayatını kaybetti. Biz o zamanlarda o işin yanlışlığını görmüştük." dedi.

60'lı ve 70'li yıllarda solcu-devrimci gençlere karşı devletin kullandığı Milli Türk Talebe Birliği üyesi olan Arınç, dünkü toplantıda bir yalana daha imza atarak, "nefsi müdafa olmadıkça kavgaya girmedik" dedi. Arınç, o dönem sola karşı şiddet eylemlerine imza atan bazı milliyetçi-islamcı grupların avukatlığını da yaptığını belirterek “Karşımızda sol, sosyalist gruplar vardı. Sürekli kavga vardı, nefsi müdafaaya kalmadıkça kavgaya girmedik. Birileri, cesaretsizlikle korkaklıkla suçladı hatta o zaman bizim ismimizi ecmainciye çıkarttılar, ne demekse? Kavgalar oldu, ölenler ve ihtilaller oldu, darbeler oldu, idam sehpaları kuruldu. O zaman bizi korkaklıkla suçlayanların, bize ecmainci sıfatı takanların, avukatlığını yaptım. Örgüt davalarına baktım, onları idamdan kurtarmak için çalıştım. Onlar bize döndü dedi ki, 'Siz doğrusunu yapmışsınız, bizi kulandılar” diye konuştu.

Arınç, Yusuf Aslan'ı "çok iyi" tanıdığını ve onun da kullanıldığını anlattı:

“Bizim yolumuz, izimiz belli, milletimizi seviyoruz, tarihimize bağlıyız, medeniyetimiz var, düştüğümüz yerden kalkmasını biliyoruz, kalkacağız. Deniz Gezmiş'in 2 arkadaşı vardı. Yusuf Aslan ve diğeri. İkisinden birini özellikle çok iyi tanırım. İzmir'den Balçova'dan gelmişti. Anadolu ailesinin çocuğuydu, fakirdi. Balçova'daki haliyle Ankara'ya geldikten sonraki halini biliyorum. O zaman üniversiteler, gençlerin öğütüldüğü merkezler olmuştu. Onları çalıyorlardı, liderlik sevdasıyla. Beraber aynı sıralarda oturduğu insanları, üniversiteye geldikten sonra tanıyamıyorlardı. O kayıp nesiller elbette üzüntümüzdür. Ayakta kalanlarla bugüne gedik. Bugün örneklerini pırıl pırıl kardeşlerimizden görüyoruz. Faaliyetlerinden mutlu oluyoruz. Onlar üniversitelerde okuyarak, çalışarak ülkeye hizmet ediyorlar.”

Radikal uydurdu!
Radikal gazetesi "Arınç: Onların avukatlığını yaptım" başlığı ile haberi verdi. Konuşmasında sağcı gençlerin avukatlığını yaptığını söyleyen Arınç, Radikal'in haberinde sanki Denizlerin avukatlığını yapmış gibi haberleştirildi:

"Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, parti gençliğine hitap ederken Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını da andı. Arınç 68 kuşağını anlatırken 'Örgüt davalarına baktım, onları idamdan kurtarmak için çalıştım. Onlar bize döndü dedi ki, 'Siz doğrusunu yapmışsınız, bizi kulandılar' dedi."

Genç deyince akıllarına neden solcular geliyor?
Bülent Arınç'ın AKP'li gençlere anlattıkları aslında bir gerçeği gösteriyor: Genç deyince sağcıların aklına solcular geliyor.

Partisinin gençlik kolları toplantısında kendi gençliğini anlatamıyor Arınç. Anlata anlata sağcı katillerin avukatlığını yaptığını anlatıyor.

Aşağıdaki tarihi olaylarda hep sağ tarafta yer almış olan Arınç'ın, genç denilince aklına hep solcular gelmesi oldukça normal

- Solcu gençler 1967-1969 yılları arasında sık sık Dolmabahçe'ye demirleyen ABD 6. Filosu'nu protesto ederken, Bülent Arınç hep "Bu eylemleri nasıl engelleriz de yankiyi koruruz" diyenlerin safında oldu.

- Solcu gençler "NATO'ya Hayır" kampanyası yaptı. Arınç "İlle de NATO" diyenlerin safında yer aldı.

- Solcu gençler "Özel üniversiteler kamulaştırılmalı" kampanyası yaptı. Arınç "ille de özel üniversite" diyenlerin safında yer aldı.

- 10 Şubat 1969'da Dolmabahçe'ye demirleyen 6. Filo'ya karşı 16 Şubat 1969 tarihinde işçiler ve öğrenciler tarafından “Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü” organize edildi. Şu an Cumhurbaşkanı Gül, o dönem Milli Türk Talebe Birliği'nin İcra Kurulu Başkanı idi. Arınç da MTTB'li idi. MTTB'liler solcu gençlere ve işçilere bıçak ve sopalarla saldırdı. 2 işçi öldü. Solcu gençler ABD'ye karşı "bağımsızlık" dedi, Arınç "ille de bağımlılık" diyenlerin safında oldu.

- 6 Mayıs 1972'de Denizler idam edildi. Solcu gençler Denizlerin idamını engellemek için mücadele etti. Arınç ise Meclis'teki oylamada iki elini birden kaldırarak "idam" diyen Süleyman Demirel'in safındaydı.

- 1 Mayıs 1977'de solcu gençler işçi sınıfı ile birlikte yüz binler olup Taksim Meydanı'na aktı. Gençler sosyalizm dedi, devletin kullandığı sağcı gençler ise The Marmara'dan kurşun sıktı. Arınç "ille de kapitalizm" diyenlerin safında yer aldı.

Böyle bir gençlik yaşayan Arınç, büyüdüğünde de Sivas'ta 33 aydını diri diri yakan katillerin partisinde, Refah Partisi'nde yer aldı.

Arınç, basılmamış kitabı imha ederek tarihe geçen bir iktidarın temsilcisi olarak, gençliğinde sola karşı kullanılmış bir sağcı olarak, hep genç deyince solcuları hatırlamaya devam edecek.

(soL)