Erdoğan "ikinci evinde"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan on bakanla birlikte Suriye'ye resmi ziyaret düzenledi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşen Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına katıldı.
Perşembe, 24 Aralık 2009 09:30

Başbakan Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, heyetler arası görüşmeler öncesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda bir araya gelerek düzenledikleri ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Beşar Esad'a ''saygıdeğer Cumhurbaşkanı kardeşim'' diye hitap eden Erdoğan, Suriye ile tarihi bir süreci başlattıklarını ifade ederek, iki ülke arasında elli bir mutabakat metninin imzalandığını belirtti. Erdoğan, Suriye ve Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel yakınlık sebebiyle, imzalanan anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'den on bakanın ve Suriyeli bakanların katıldığı toplantılarla adeta ''iki ülke tek kabine toplantısının gerçekleştirildiğini'' söyledi. ''Suriye, bizim Orta Doğu'ya açılan kapımız ve ikinci evimizdir. Türkiye de Suriye'nin Avrupa'ya açılan kapısı ve ikinci evidir'' diyen Erdoğan Suriye ile İsrail arasında yeni bir barış sürecinin başlaması halinde Türkiye olarak üzerlerine düşen görevi yapacaklarını belirterek, ''Biz yine buna varız, yine koştururuz, adil bir neticenin alınmasını da isteriz'' şeklinde konuştu.

Dün iki ülke Ulaştırma bakanlarının Gaziantep-Halep demiryolu hattının açılışını yaptıklarını hatırlatarak ''Bu da çok çok anlamlıydı. İnşallah bunu Şam ve Hicaz demir yoluyla devam ettiririz. Tarih, yeniden o beklenen heyecanı, bizlere ve gelecek nesillere yaşatacak. Atılan adımların sosyal, ticari, kültürel anlamda çok büyük önemi olduğu ortadadır'' dedi.

İş adamları da Erdoğan'ın dilinden düşmüyor
Erdoğan, görüşmeler kapsamında Suriyeli ve Türk iş adamlarının da bir çok bağlantı kurduklarını dile getirdi. Yüz yüze ikili temasların ilişkilerin gelişmesine katkısı olacağını belirten Erdoğan, ''7 yıl önce neredeydik, şimdi neredeyiz. 2 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine 2008 yılı sonuyla ulaştık, 3-4 yıl içinde biz bu rakamı 5 milyar dolara çıkaralım istiyorum. Bu irade her iki tarafta da var, bunu başarmamak için hiçbir sebep yok, bunu başarabiliriz. Biz kendimize Suriye ve Türkiye olarak inanıyoruz. Birileri şöyle demiş, böyle demiş... Biz kararı verdiğimize göre biz bu adımı atarız ve bunu başarırız. İş adamlarımızda ben bugün büyük bir coşku gördüm, hepsinde bir heyecan, aşk vardı. İnanç çok önemli, eğer inanırsak, azmedersek dağı bile deler geçeriz. Ferhat'a dağı deldiren o olmuştur. Bu mecazdır ama aslolan bu hedefe ulaşabilmektir. Ben inanıyorum ki bu süreçte enerjide, eğitimde, bilişimde, turizmde, sanatta bütün bunların yanında şu anda diplomatik ilişkilerde atılan çok önemli adımlar var, hedeflere doğru yakınlaşma var. Bütün bunlarla birlikte çevrede de çok önemli adımları atmamız mümkün. Bugün imzalanan anlaşmalarda bunu görüyoruz.'' dedi. Erdoğan, her iki ülkenin yatırımcılarına çağrıda bulunarak "Türk işadamları buraya, Suriyeli yatırımcılar da Türkiye’ye yatırım yapsın" dedi.

Yine mi "istikrar"?
Erdoğan ekonominin iki sır kelimesinden birinin "istikrar" diğerinin ise "güven" olduğunu belirterek "Bunlar yoksa iş adamı yatırım yapmaz. Eğer o ülkede istikrar varsa gider yoksa gitmez. Neden intihar etsin. İntihar etmenin anlamı yok. Bu iki sır kelime çok önemli. Türkiye ve Suriye’de bu iki kavram anlam buldu" dedi.

"Ben kendi ülkemden Suriye’yi seyrettiğim zaman duygulanıyorum. Suudi Arabistan Kralı Suriye’ye geldiğinde etkileniyorum, Beşar Esad Kardeşim Arabistan’a gidince de etkileniyorum. Birlik ve beraberlik dayanışma bizi aydınlık yarınlara taşıyacaktır" diyen Erdoğan "Biz Suriye için nasıl Karadeniz ve Kafkaslara açılan kapıysak Suriye de bizim Arap yarımadası, Ortadoğu ve Körfez’e açılan kapımızdır" diye ekledi.

"GAP'ın Ortadoğu barışına katkısı olacak"
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Suriye'nin kuzey illerinde ortak adımlar atılabileceğine inandığını belirtti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok büyük bir yatırım sürecinin başlatıldığını söyleyen Erdoğan, ''Bütün bunların bir diğer kazancı da Orta Doğu barışına katkısı olacaktır. Bütün bu çalışmaların Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkileri güçlendirmesine, mevcut işbirliğinin daha da genişletilmesine ve halklarımızın yararına çok önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Gerçekten şu anda Orta Doğu'da Türkiye ve Suriye'nin barışa olan katkısı tartışılmazdır. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi sadece Türkiye-Suriye arasında değil Irak-Suriye, Ürdün-Türkiye, Lübnan-Türkiye arasında... Bu tür çalışmalarını geliştirdikçe bölge bir barış bölgesi haline bu işbirliği konseyleriyle gelecektir. Buna da inanıyorum. Yeter ki birbirimize olan dayanışmayı, paylaşım anlayışımızı artırarak geleceğe taşıyalım'' dedi.

Türkiye arabuluculuk için hazır
Türkiye'nin, Suriye-İsrail arasında ara buluculuk yapması konusunda sorulan bir soruyu, Erdoğan, "Türkiye'nin dolaylı ara buluculuğuna Suriyeli kardeşlerimiz 'evet' diyor, ama İsrail tarafı da 'evet' derse biz buna hazırız. İsrail 'Erdoğan taraftır, biz Türkiye'nin ara buluculuğuna olumlu bakmıyoruz' diyor. Biz kalkıp da 'illa ara bulucu olacağız' diyemeyiz. İsrail adres de gösterdi, Sarkozy'i ifade etti. Bu konuda da değerli kardeşim Sayın Esad'ın yaptığı açıklamadan dolayı kendilerine minnettarız, kendilerinin Sarkozy'inin ara buluculuğuna sıcak bakmadığını biliyoruz, dinledik, duyduk. Burada bir süreç şu anda çalışıyor. Türkiye'ye bir görev düşerse biz yine hazırız. Türkiye'de beş raund çalışmalar yürüdü, son rauntta İsrail Başbakanı benim resmi konutumda beş saat çalıştı ve değerli kardeşimle telefonla irtibat halinde olduk. Şu anda Dışişleri Bakanım Sayın Davutoğlu aynı şekilde o akşam telefonla bir mekik diplomasisi oluşturdu, ama Cuma günü bir iki kelimede sıkıntımız vardı. 'Cuma günü bunların üzerinde tekrar görüşelim' dendi, fakat Cuma gününün sonu gelmedi, Cumartesi günü Gazze'ye bombalar yağmaya başladı. Orada koptu. Kimde suç? Barış yanlısı kim, barış karşıtı kim? Biz bunu söyledik diye taraf olduk. Temenni ederiz ki yanlışlarını anlarlar, yeni bir barış süreci için adım atılırsa, bize de görev düşerse biz yine buna varız, yine koştururuz, adil bir neticenin alınmasını da isteriz'' diye yanıtladı.

(soL- Haber Merkezi)