Disiplin cezalarında yandaşlara kıyak!

YÖK, 15 ay sonra intihal suçuna kamu görevinden çıkarılma cezası verilmesini kararlaştırdı ancak aynı yönetmelikle, bilim insanlarının neredeyse adım atmasını bile yasakladı. Ayrıca 16’ncı maddeyle, yandaş akademisyenlere verilen cezaların indirilmesi yönünde düzenleme yapıldı.
Cuma, 31 Ocak 2014 11:45

(soL - Haber Merkezi) Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı’nın Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği değişti. Yeni yönetmelik, 15 aydır suç olmaktan çıkarılan intihali yeniden disiplin işlemi haline getirirken, bilim insanlarının çalışmalarına yeni sınırlamalar getirdi. Üstelik, yönetmeliğe eklenen bir maddeyle iktidara yakın öğretim üyelerine daha az ceza verilmesinin de yolu açıldı.

Yönetmeliğin 16. maddesinde, üniversite yönetimlerine, YÖK’e ya da iktidara yakın olan akademisyenlere ayrıcalık tanınıyor. “Geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan veya ödül veya başarı belgesi alan yönetici ve öğretim elemanları ile memurlar ve diğer personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir” şeklinde düzenlenen maddeyle, yandaş olanların cezalarının hafifletileceği yönünde güvence veriliyor.

İntihale gecikmiş ceza
Önceki gün, yönetmeliğin 20 maddesinde değişiklik yapıldı. Eski yönetmeliğin iki maddesi de yürürlükten kaldırıldı. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası kapsamındaki “intihal” kamu görevinden çıkarılma kapsamına alındı. Eylül 2012’de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yönetmeliği iptal etmesinin ardından, intihal yaptırımsız kalmıştı. İlk olarak soL'un gündeme getirdiği, intihalin suç olmaktan çıkarılması konusunda, bilim insanlarının taleplerine rağmen tam 15 aydır herhangi bir değişikliğe yanaşmayan YÖK, önceki gün yaptığı değişiklikle aylardır süren boşluğu giderdi! Ancak Danıştay’ın ilgili maddeyi iptal etmesinin üzerinden geçen yaklaşık 15 aylık sürede, bu suçları işleyenlere göz yumulmuş oldu. Yeni yönetmelikte bilim insanlarının neredeyse her faaliyetinin suç olarak değerlendirilmesine devam edildi.

Akademisyene konuşma yasağı
Yeni yönetmelikle, daha önce kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilen “Bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek” maddesi, kınama cezası kapsamına alındı. Diğer yandan, kademe ilerlemesini durdurulması cezasına konu olan “Cebir ve şiddet kullanarak görevlileri, öğrencileri işyeri dışına çıkarmak, görev yapılmasına engel olmak veya öğrencileri bu tür davranışlara teşvik etmek veya zorlamak” şeklindeki maddenin kapsamı genişletildi. “Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma, sınav gibi öğretim çalışmalarının yapılmasına engel olmak, görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim alanı dışına çıkartmak, görev yapılmasına engel olmak, öğrencileri bu tür davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere her ne suretle olursa olsun iştirak etmek” kınama cezası kapsamına alındı.

Yönetmelikteki bir başka değişiklik ise “Cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birini değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik eylem yapmak”ın disiplin suçu olmaktan çıkarılması oldu.

Sendikal faaliyetler de ceza nedeni
Yeni yönetmeliğin “Kamu görevinden çıkarılma”yı düzenleyen 11. maddesine göre suç sayılan eylemlerden bazıları şöyle:

• İdeolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek, yardımda bulunmak.
• Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları işyerine veya iş yerindeki eşya üzerine yazmak, resmetmek ve asmak, teşhir etmek veya sözlü ideolojik propaganda yapmak.
• Yurtdışında devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak.

Toplumun bilgilenmesi istenmiyor
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, yönetmelik değişikliğiyle ilgili bir açıklama yaparak, kamu görevinden çıkarma cezasınınmuktedirlerin elindeki en güçlü silah olmayı sürdürdüğüne dikkat çekti.

En temel sendikal hak ve özgürlükleri, demokratik hakları, ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelerin varlığını sürdürdüğünün vurgulandığı açıklamada, üniversite bileşenlerinin seslerini tamamıyla kısma ve bilim emekçilerinin toplumu bilgilendirme görevini ortadan kaldırmanın hedeflediği belirtildi. “Üniversiter yaşamı baskı ve denetim altına alan, akademik özgürlükleri, sendikal hak ve özgürlükleri suç olarak gören, ‘makbul sayılmayan’ her türlü eylemi ve düşünceyi cezalandırmayı amaçlayan ve her satırında 12 Eylül cuntacılarının dilini, ideolojisini taşıyan disiplin yönetmeliklerini ve bu yönetmelikleri hayata geçiren YÖK’ün varlığını kabul etmiyoruz” denen açıklamada, buna karşı mücadele edileceğinin altı çizildi.