Deniz'lerin, Erdal Eren'lerin asıldığı "darağacı" ortaya çıktı

Kapatılan Ulucanlar Cezaevi’nin deposundan Deniz'lerin de asıldığı “darağacı” çıktı.
Salı, 31 Ağustos 2010 13:42

12 Eylül darbesinin en önemli simgelerinden biri olarak bilinen ve kapatılarak Altındağ Belediyesi’nce müzeye dönüştürülen Ulucanlar (Ankara Merkez Kapalı) Cezaevi’nin deposundan bir "darağacı" çıktı.

Milliyet gazetesinin Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre, cezaevi envanterine kayıtlı “darağacı”, depodan çıkarılarak, Ulucanlar Cezaevi’nde idamların infaz edildiği kavak ağacının yanına konuldu. Darağacının varlığından, cezaevindeki alana konulmadan önce haberdar olan Devrimci 78’liler Federasyonu’nun da uzun süredir hükümetle darağacını almak için temas yürüttüğü ancak, 12 Eylül Utanç Müzesi’nde sergilemek için istediği darağacını bir türlü alamadığı öğrenildi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi isimlerin idamlarında kullanıldığı bildirilen darağacını, yakından görmek isteyen federasyon yöneticileri, yıllar önce yattıkları Ulucanlar Cezaevi’ni ziyaret etti.

Cezaevini restore ettiren Altındağ Belediyesi Başkanı Veysel Tiryaki ile karşılaşan yöneticiler, Utanç Müzesi için darağacını istedi. Tiryaki de cezaevi koğuşlarında, bu koğuşlarda yatan isimlerin yazılarının, giysilerinin, eşyalarının sergilenmek için verilmesi karşılığında teklifi kabul etti.

En azından görelim
Referandum çalışmaları sırasında devrimcilerin fotoğraflarının propaganda malzemesi olarak kullanılması nedeniyle hükümeti ağır biçimde eleştiren fedarasyon yönetimi, darağacını sergilemek konusundaki umudunu kaybetti.

Yöneticiler, darağacının depodan çıkarılarak, Ulucanlar’da idamların gerçekleştirildiği kavak ağacının altına konulduğu bilgisini öğrendikten sonra, “Yakından görelim” diyerek, önceki gün cezaevine gitti. Cezaevinin restore edilen bölümünde açılan restoranda iftar verilmesinden yararlanarak, bir dönem hapis yattıkları cezaevine rahatça giren yöneticiler, idamların yapıldığı kavak ağacının yanındaki darağacını görünce duygusal anlar yaşadı.

Tecrit hâlâ ürkütücü
Cezaevinin disiplin suçu işleyen mahkumların atıldığı, restore edilmesine rağmen ürkütücülüğünü koruyan tecrit bölümlerini ve koğuşlarını gezen federasyon yöneticileri, Yılmaz Güney’in, Leyla Zana’nın yattıkları koğuşları da gezdi. Cezaevinin restore edilen bölümleri için, “Böyle olsa 40 yıl yatardık. Bu hali çok lüks” yorumunu yapan federasyon yönetimi, cezaevi çıkışında bir sürprizle karşılaştı.

Utanç müzesi

Altındağ Belediyesi Başkanı Veysel Tiryaki ile karşılaşan yöneticiler, müze için darağacını istedi. Tiryaki de bu koğuşlarda yatanların eşyalarının aynı yerde sergilenmesi için kendilerine verilmesi karşılığında teklifi kabul etti.

Arkadaşları: Bize verilsin
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi devrimcilerin idam edildiği, eski Başbakan Bülent Ecevit’ten, sanatçı Yılmaz Güney’e, eski DEP milletvekili Leyla Zana’dan ünlü kabadayı Dündar Kılıç’a kadar uzanan çok sayıda tanınmış ismin tutulduğu Ulucanlar Cezaevi, kapatıldıktan sonra, Adalet Bakanlığı’nca Altındağ Belediyesi’ne devredildi. Cezaevini yıkmak yerine, müzeye dönüştürmeye karar veren belediye, restorasyon çalışmalarına başladı. Devam eden restorasyan çalışmaları yapılırken, cezaevi envanterinde kayıtlı bulunan bir darağacının halen depo bölümünde saklandığı fark edildi.

Sahibi biziz

Aynı dönemde, 12 Eylül’ün yıldönümünde işkence aletleri ve öldürülen devrimcilerin fotoğraflarının sergileneceği Utanç Müzesi’ni açmaya hazırlanan Devrimci 78’liler Federasyonu, darağacının varlığından haberdar oldu. Hükümetle temas kuran federasyon yönetimi, “Arkadaşlarımızın idam edildiği darağacının bize verilmesi gerekir” diyerek, darağacını istedi. Başlangıçta talebe olumlu yaklaşan hükümet, federasyonun sonraki görüşme taleplerine kayıtsız kaldı.