Bir de "spor açılımı"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''demokratik açılım''ı anlatmak için spor adamları ile İstanbul'da biraraya geldi. Spor-Sen, Erdoğan’ı Başbakanlık ofisi önünde protesto etti.
Pazar, 06 Haziran 2010 11:36

Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde Fatih Terim, Ali Şen, Aziz Yıldırım, Faruk Süren, Ertuğrul Sağlam ve Rıdvan Dilmen'in de aralarında bulunduğu spor adamlarıyla bir araya geldi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantıya süper lig takımlarının kulüp başkanlarını davet ettiklerini, bu sezon sonunda düşen ve süper lige çıkan takımları da buna dahil ettiklerini söyledi. Türkiye'deki tüm olimpik federasyon ve spor camiasını temsil eden başlıca sivil toplum örgütlerinin başkanları ile az sayıda teknik direktörün de davetli olduğunu kaydetti.

Spordan sorumlu Devlet Bakanı Nafiz Özak da katıldığı toplantıda hem spor hem de "demokratik açılım" konuşulduğunu bildirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Artık dünün parametreleriyle, geçmişin tortularıyla, yakın tarihimizin ayağımıza bağladığı zincirlerle, prangalarla geleceğe yürüyemeyiz" diyen Erdoğan "Zaman, futbol diliyle konuşuyorum, orta sahada top çevirme zamanı değil. Zaman, dar alanda kısa paslaşmalar yapma zamanı, ekip oyunu oynama, pası isabet ettirme ve netice, yani gol atma zamanı" ifadelerini kullandı. Konu "açılım" olunca terör başlığına da değinen Erdoğan, ülkenin büyük bir kesiminde çocukların okula gitmek yerine, çocuk parkına, spor sahalarına gitmek yerine ellerine verilen taşları güvenlik güçlerine, cama, çerçeveye attıklarını belirterek "Zamanı, birbirimizi suçlama zamanı olarak geçiremeyiz. Birbirimizi itham etme zamanı olarak geçiremeyiz. Zaman, anlık tepkiler verme, duygusal tepkiler verme zamanı değildir" diye konuştu.

Hakan Şükür: "Güzel fikirler çıktı"
Toplantı sonrasında açıklama yapan futbolcu Hakan Şükür "Hakikaten bu kadar değerli insan arasında fikir beyan etmek kolay değil. Ancak mevzu ülkemiz olunca mutlaka hepimiz ilgileniyoruz'' dedi. Sporun çok geniş kitlelere hitap ettiğini, çok insana doğrudan basın, televizyon ekranları aracılığıyla ulaşma imkanı bulduklarını belirten Şükür, Erdoğan'ın toplantıda spor adamlarını çok dikkatle dinleyerek notlar aldığını, doğal olarak farklı, güzel fikirlerin çıktığını da vurgulayarak ''Çok güzel, çok neşeli, zaman zaman esprilerle dolu bir ortamdı. Spor dünyası biraz daha bu tip şeylere açık'' dedi.

Türkiye için olumsuz gözüken durumların lehe sonuçlanacağına inandığını söyleyen Şükür, "Tabii ki bunu beklemek değil, hepimizin taşın altına elimizi sokmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu saatten sonra bize hem hükümetimizden, hem devletimizden, hem yetkili kişilerden beklemek değil, biz ne verebiliriz, en basit insandan, bana göre basit insan yok ama belki de kimsenin ilgilenmediği insan var, en tepedeki insana kadar sorumluluklarımız var. Bunlardan bahsedildi zaman zaman. Bunları bazen aile hayatımızdan fedakarlık ederek, bazen de önemli yerlerde görev alarak ülkemiz için değerlendirmek isteriz. Çok güzel fikirler çıktı. Önümüzdeki günlerde umarım bunlar sadece sözde kalmaz, faaliyete geçer ve bütün dünyada bir etkinlik kazanan ülkemiz çok daha güzel günlere ulaşır. Biz de bu konuda ne yapabiliriz diye naçizane fikirlerimizi söyledik. Ben özel bir konuşma yapmadım" dedi.

Ali Şen: "Böyle başbakan görülmedi"

Eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Şen de Başbakan Erdoğan'ın "bu kadar meşgalesine rağmen, bir gün Brezilya'da, bir gün Şili'de, öbür gün Türkiye'de", ''demokratik açılım'' projesini anlatmaya devam ettiğini söyleyerek ''Sanatkarlara anlattı, entelektüellere, akademisyenlere anlattı. Bugün de spor dünyasına anlattı. Ben de konuşmamda, 'Sayın Başbakanım bu kadar yıldır, Nihat Erim'den bu tarafa bütün başbakanları tanıyoruz. Hiçbir başbakanın meseleleri insanlara bu kadar yakın anlattığına şahit olmadık' dedim. Belki fikrini beğenmezsiniz ama bize planlarını anlattı, bize fikirlerimizi sordu. Başbakanın anlattıklarına hiçbir şekilde beyanda bulunmayıp ondan sonra da tenkit etmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Hakikaten başbakanı tebrik ediyorum. Spor dünyası olarak böyle başbakanları görmek, dinlemek pek nasip olmamıştır. Açılım projesi konusunda konuştum daha çok. Daha önce de Kürt kökenli vatandaşlarımız için benim fikirlerim belli, açıklamıştım. Arkadaşların çoğu Türk sporunun dertlerini anlattı" dedi.

Dolmabahçe buluşmaları gelenekselleşiyor
Sporcu buluşmasında Dolmabahçe buluşmalarının kurumsal hale getirileceği de söylendi. Hüseyin Çelik, "Bundan sonra Temmuz-Ağustos hariç yılın 10 ayında Türkiye'nin gündemi ve ihtiyaçlarına göre burada Dolmabahçe buluşmaları adı altında Sayın Başbakanımız farklı sektörlerin, camiaların temsilcileriyle bir araya gelecek. Burada konuyu, muhatapları ve paydaşları, Türkiye'nin gündemi ve gündemde olan sorunlar belirleyecek" dedi.

Dolmabahçe buluşmalarının altıncısının kadınlarla ilgili olacağını söyleyen Çelik, toplantının Haziran sonunda gerçekleştirileceğini söyleyerek "Kadınlarımızın kurmuş olduğu sivil toplum örgütleri veya faaliyet alanı hanımlarla ilgili olan sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini davet edeceğiz ve böylelikle yaz sezonuna girerken bu toplantıları hanımlarla kapatmış olacağız. Eylül ayında buluşmalar devam edecek. Hangi sektörle toplanıyorsa ilgili bakanlar, danışmanları ve bürokratlarıyla o sektörün temsilcileri ile bir araya geliyor, gelmeye devam edecek. Bu toplantılarda iki türlü gündem oluyor. Davet edilen camianın kendi problemleri bir de Türkiye'nin gündemi onlarla paylaşılıyor. Bu katılımcı demokratik anlayışımızın gereği olarak bundan sonra da devam edecektir. Bugüne kadar yapılan toplantılar çok faydalı olmuştur" şeklinde konuştu.

"AKP sporcuya hesap verecek"
Spor Emekçileri Sendikası (Spor-Sen), Başbakanlık Ofisi önünde protesto gösterisi yapmak istedi. Grubun ofisin önüne doğru yürüdüğünü fark eden Başbakanlık korumaları, gruba sözlü müdahalede bulundu. Bunun üzerine Spor-Sen üyeleri ofise yakın bir noktada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "AKP sporcuya hesap verecek", "Spor emekçileri iktidardan hesap soracak" sloganları atan grup, iktidarın sporu kendi amaçları için kullanmasını protesto eden bir basın açıklaması yaptı. Spor-Sen Başkanı eski futbolcu Metin Kurt arafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Başbakan Tayyip Erdoğan ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak, sporun içersinde yer almış kişileri, sporun gerçekleri ve ilişkilerini yakından iyi bilmektedirler. İktidarları süresince bu gerçekler üzerine eğilmemişlerdir. Şimdi 'spor açılımı' adı altında, spor adamlarını toplamaları, sadece ve sadece kendi siyasal amaçlarına sporu ve spor adamlarını alet etmek içindir.

"Sporda tabanın sesi Spor Emekçileri Sendikası (Spor-Sen), bugünkü iktidarın bu oyununu açığa çıkartmak için burada toplanmıştır ve iktidara şöyle seslenmektedir. Son kez spor ve spor adamlarını kullanıyorsunuz. İktidarla, Spor-Sen arasındaki tarihi maç başlamıştır. Bu maçın galibi sporun nesnesi yapılan, aslında öznesi olan spor emekçileri olacaktır. Emekçiler, sporda da söz sahibi olacak, bundan böyle goller emekçi kalesine girmeyecek, geçmişte atılan gollerin hesabı da sorulacaktır."

(soL - Haber Merkezi)