Barış Güler'in avukatı: Böyle bir şey görmedim, Türkiye hukuk devletidir

Yolsuzluk ve rüşvet suçlamasıyla tutuklanan İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'in avukatı, "Ciddi bir çalışmayla müvekkilimin ve diğer şüphelilerin hukuku haklarının ihlal edildiğini göstermektedir. Türkiye, sahipsiz değildir. Türkiye, hukuk devletidir" dedi.
Pazartesi, 23 Aralık 2013 20:09

Barış Güler'in avukatı Kamil Şirin, sürecin hukuku olmaktan çıktığını, kamuoyunun yalan haberlerle bir şekilde yönlendirilmeye çalışıldığını ileri sürdü.

Suç duyurusunda bulunacağız
İnternet üzerinden yayılan haberlerin bir kısmının ciddi bir biçimde yalan bilgi içerdiğini ileri süren Şirin, "26 Ekim 2013 tarihli telefon görüşmesinde Bakan bey ve müvekkilimin yaptığı görüşmede alt satırlarına, 'paranın hepsini aldın mı?' ve 'defterini düreceğim o p...' şekilde yalan bir takım eklemeler yapılmıştır. Bunlar gerçek değildir. Bu eklemeleri yapan ve yayınlayan herkes hakkında suç duyurusunda bulunacağız" diye konuştu.

Türkiye, sahipsiz değildir, Türkiye, hukuk devletidir
Hiç kimsenin suç işleme ayrıcalığı olmadığını, hukukun gerekli cezayı vereceğini ifade eden Şirin, "Bizim kısıtlama kararı sebebiyle ulaşamadığımız pek çok şeyin öncelikle basına aktarılması aktarılan bu bilgilerin büyük bir kısmının da yalan eklemelerle kamuoyunun yönlendirmeye çalışıldığı ortada. Ciddi bir çalışmayla müvekkilimin ve diğer şüphelilerin hukuku haklarının ihlal edildiğini göstermektedir. Türkiye, sahipsiz değildir. Türkiye, hukuk devletidir. Biz, bunların hesabını hukuk çerçevesinde sormasını biliriz" dedi.

Ben böyle bir şey görmedim
'Biz kısıtlama kararı olduğu için sadece müvekilime emniyette yöneltilen tapeler kadarını bilmekteyiz. Başka ne var bilmiyioruz" diyen Şirin, uygulamada bir takım aksaklıkların olduğunu söyledi.

Şirin, şunları söyledi:

"Şüphelilerin suçla alakası olmayan görüşmeleri ima edilmekte. Sadece kısım kısım suç olarak değerlendirilebilecek görüşmeler şüpheliye yöneltilmektedir. Buysa şüphelinin savunma hakkını ihlali niteliğinde. Bir kişinin bu görüşmeyi hangi şartlarda yaptığının mahkeme tarafından iyi tespit edilebilmesi için bu şahsın yaptığı bütün görüşmelerin mahkeme tarafından bilinmesi gerekmektedir. Bu sadece bu dosyaya mahsup olarak söylemiyorum, genel olarak söylüyorum. Bu bir noktada Meclis'in görevidir. Bu değişikliğin yapılması Türkiye'de ciddi bir eksikliği giderecektir. Ben şu ana kadar hiç bir dosyada birden fazla örgüt aynı dosyada yargılandığını görmedim. A şahsın yargılamasıyla B şahsın yargılanması aynı dosya içerisinde görülebilir mi? Bu mümkün mü? Böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Biz sorgu yargıcına çıktığımızda bize yöneltilen şey, 3 ayrı örgütü tek dosyada yargılamaya girişildi. Ben böyle birşey Türkiye'de görmedim."