Anayasa Mahkemesi ya uzatırsa?

AKP kapatma davasını hızlandırmaya çalışıyor. Ne var ki bu mümkün olmayabilir.
Pazartesi, 16 Haziran 2008 00:05

AKP kapatma davasını hızlandırmaya çalışıyor. Ne var ki bu mümkün olmayabilir.

soL AKP Meclis grubunun kapatma davası sonuçlanıncaya kadar Meclis'i açık tutma kararı alması, Erdoğan'ın kapatma kararı çıkar çıkmaz erken genel seçime gitmek istediği biçiminde yorumlandı. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin karar vermek için bir süre sınırlaması bulunmuyor. Mahkeme'nin kararı geciktirmesi durumunda AKP'nin bütün hesaplarının bozulacağı Ankara kulislerinde konuşulmaya başlandı.

Aslında şu ana kadarki süreç AKP'nin kapatılması için düğmeye basan güçlerin bu işi "bir an önce" gerçekleştirmek istediklerini gösteriyordu. Ancak düzen siyasetindeki dengeleri yakından takip eden birçok kişi kapatma davasının arkasında ne yaptığını ayrıntısıyla bilen bir gücün olmadığı kanaatinde. Onlara göre şu anda hem davacının hem mahkemenin hem de sanığın bir önce karar ve infaz eğilimi içinde olmasının aldatıcı olabileceği hesaba katılmalı.

Diğer kapatma davaları
Anayasa Mahkemesi'nin elinde başka davaların yanı sıra dört kapatma davası bulunuyor. TSİP, TKP, DTP ve AKP ile ilgili davaların hangi sırayla sonuçlandırılacağı belli değil. Bir eğilim olarak kapatma davalarını "açılma sırası"na göre sonlandıran Anayasa Mahkemesi'nin buna bağlı kalması durumunda AKP davasını kısa sürede tamamlaması güç. Bununla birlikte bu tür bir uygulama için bağlayıcı hüküm bulunmuyor.

AKP'ye ilişkin kapatma davasının uzamasının Erdoğan'ın işini zorlaştıracağı her geçen gün daha fazla belirginlik kazanırken davayı hızlandırmak isteyenlerle kısaltmak isteyenlerin dağılımı da ilginç bir tablo ortaya çıkarıyor. Kapatmadan yana oy kullanması beklenmeyen üyelerin aynı zamanda kararın gecikmesinden yana olmaları, yalnızca siyasetin değil yargının da kafasının karıştığını gösteriyor.

Olağan koşullarda AKP ile ilgili dava "sözlü savunma" aşamasına gelmek üzere. Dolayısıyla adli tatilin başlayacağı Ağustos'tan önce davanın sonuçlanması teorik olarak mümkün. Zaten Anayasa Mahkemesi için adli tatil uygulaması bulunmuyor ama bir eğilim olarak Yüksek Mahkeme de diğer yargı organlarıyla birlikte tatile çıkıyor. Ne var ki bugünkü siyasal ortamda Anayasa Mahkemesi'nin Eylül'ün ilk haftasını da içine alan biçimde kapısına kilit vurması zor gözüküyor. Geçtiğimiz günlerde SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın bir açıklama yaparak davanın adli tatilden önce sonuçlanması gerektiğini ileri sürmüştü. Erdoğan'ın beklentisi ise hem mahkemenin hem de meclisin yazın açık kalması!

Böylece ender rastlanacak bir durum ortaya çıkıyor. Bir partinin lideri partisinin kapatılması için acele ediyor. Peki ya kapatmak için harekete geçenler işi ağırdan almayı tercih ederlerse?