Sayfa yolu
28 Şubat operasyonuna Gülen de dahil edilir mi?
Yayın Tarihi: 13.04.2012 , 15:37 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
AKP’nin 28 Şubat süreci tartışmaların başladığı bir dönemde sıklıkla 28 Şubat’a destek veren tüm kesimlerin yargılanması gerektiğinden söz ediliyor. 28 Şubat’ın destekçilerinden Gülen o dönem neler mi söyledi? İşte Gülen’in yaptığı açıklamalardan kesitler…
28 Şubat sürecine ilişkin operasyon başlarken Gülen’in açıklamaları yine gündemde. 28 Şubat sürecine ilişkin Kanal D ekranlarında Yalçın Doğan’ın programına katılan Gülen’in kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar şöyleydi:

Yalçın Doğan: Peki bugüne kadar Türkiye'de bu tür bir tartışma bu kadar yoğun bir biçimde yaşanmadı. Hemen hergün laiklik tartışması yapılıyor. Yani elden gidiyor, gitmiyor fartışması. Neden son aylarda bu kadar yoğun bir biçimde tartışılıyor?
Fethullah Gülen: Belki laikliği, cumhuriyeti, demokrasiyi o ölçüde tehdit ettiği ancak şimdilerde anlaşıldı, tebeyyün etti, veya öyle algılandı mesele.
Yalçın Doğan: Bu kadar hiç tehdit altında olmadı mı?
Fethullah Gülen: Olmadı veya hatta öyle algılanıyor. Demokrasinin, cumhuriyetin, laikliğin muhafızı konumunda kendisini görenler tarafından mesele öyle algılanıyorsa haklıdır, herkes belli bir sorumluluk taşıyor, sorumluluk taşıyanlar bu mevzuda tavırlarını ortaya koymalıdırlar. Çünkü konumları bunun böyle olmasını gerektirmektedir.
Yalçın Doğan: Yani laiklik sizce tehlikede mi şu an?
Fethullah Gülen: Ben laikliğin tehlikede olduğunu, olacağını zannetmiyorum. Çünkü büyük çoğunluk Türkiye'de halinden memnundur. Laiklik aleyhtarları bir avuç insandan ibarettir. Herkes çok rahatlıkla dinini yaşamakta, sokağa dökülme olmuyorsa, şov yapma olmuyorsa şayet devletin temel esaslarıyla uğraşma olmuyorsa, iktisadi, siyasi, kültürel başka şeylere bina etme mülahazası yoksa şayet zannediyorum herkes dini duygusunu, dini düşüncesini çok rahatlıkla yaşayabiliyor ve kimsenin derdi değil.
Ordu daha demokrat
Yalçın Doğan: İmam hatip okullarının ve 8 yıllık eğitimin MGK kararları ile geldi. Gerçi siz din adamısınız. Ama önemli bir kitleye de rehberlik ediyorsunuz. MGK kararlarının siyasetteki yeri nedir sizce?

Fethullah Gülen: MGK kararları belki bu şekilde tavsiye niteliğinde, bazıları onları muhtıra şeklinde de algıladı. Bu şekliyle gelişmiş demokrasilerde antidemokratik bulunabilir. Fakat şurası da bir gerçek ki milli güvenliğin hali hazırdaki konumu anayasal bazı esaslara dayandırılmıştır. Milli Güvenlik Kurulu her şeyi aşarak, kanunları aşarak, parlamentoyu aşarak, anayasayı aşarak kendi kendine o konuma yükselmemiş, oraya gelip oturmamış ve millete karar yağdırmıyor yani, anayasal bir müessesedir. Anayasal bir müessese, anayasanın getirdiği yerde kendi konumunun gerektirdiği şeyleri yerine getirmeyi düşünür. Mesela şimdi onlar da şöyle düşünüyorlarsa, biz burada milli güvenlik, milletimizin güvenliğini şayet koruma mevkiinde bulunuyorsak ister gerçekten ve öyle olsun ister bizim içtihatlarımıza, algılamalarımıza göre şu gelişmelerde rejim için şayet bir tehlike ise bizim sorumluluğumuz altındadır bunlara müdahale etmek. Müdahale etmediğimiz zaman tarih önünde suçlu oluruz mülahazasıyla hareket ediliyorsa meseleyi böyle algılıyorsa bana göre onlar masumdurlar. Eğer işin içinde bir hata varsa bu içtihat hatasıdır. Hatta fakihlerin mülahazasıyla da yaklaşılabilir, içtihattaki hatalar bir sevap kazandırır, isabet olursa iki sevap kazandırır mülahazası.
İHL meselesi tatlıya bağlanabilir
Yalçın Doğan: İHL ile birlikte tartışılan kesintisiz eğitim var, siz buna taraftar mısınız?
Fethullah Gülen: 8 yıllık eğitim, 11 yıllık eğitim öteden beri hep telaffuz edilip durdu. Ben Türkiye'deki her değişim ve dönüşümün arkasından bunların gündeme geldiğine şahit oldum. 12 Eylül sonrası da zannediyorum bu bahis mevzuu edildi. Fakat sonra tatbikin zorluğundan mıdır nedir tatbik edilemedi ve bu mesele. Mekteplere ahlak, din dersi konma mecburiyetiyle iktifa edildi ve İHL açılmaya devam edildi.
Bana göre milletimizin kültür seviyesinin yükselmesini ben şiddetle arzu ederim. Ancak kesintili, kesintisiz meselesi bir konsensüsle halledilebilir yani, bu mesele. Burada bazı şeyler, bazı dostlarımızı belki benim senelerce içlerinde hizmet ettiğim, beraber bulunduğum insanlardan bazılarını da rencide edebilir. Ben başkalarının gördüğü gibi kesintisiz 8 senelik eğitimi çok da tehlikeli görmedim. Öyle bir kaynağın kurutulması şeklinde almadım, algılamadım. İsteyen ondan sonra da kendi çocuğunu yine ilahiyata koyabilir. Çünkü ilahiyatlara bugün giden öğrencilerin % 50'si hemen hemen başka liselerden geliyor. istiyor, liseyi başka bir lisede okumuş geliyor, ilahiyatta okuyor, ortaokuldan sonra da İHL'ye gidebilir. Kaldı ki uzlaşmaya esas teşkil ede bilecek alternatif düşünceler de oldu. Mesela, dediler ki ihtiyari dersler verelim bunlara. Seçmeli dersler verelim ve bunlar belli bir ölçüde yönlendirilsin. Ortaokulu bitirdikten sonra da bir insan bir şey olacaksa ben dahasını okumuyorum, yani 8 sene okudum, okumuyorum. Hafızlık yapmak istiyorum, bir iki senesini de versin hafızlık yapsın.
Yalçın Doğan: Çok teşekkür ederim benim sormak istediklerim bunlardı. Siz, son olarak eklemek istediğiniz konu varsa buyrun.
Fethullah Gülen: … Askerlerimiz bir yönüyle yaptıkları bazı şeylerden ötürü bazı çevrelerce, belki antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Ama onlar konumlarının gereğini anayasanın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar. Hatta dahası, ben zannediyorum, onlar, bazı sivil kesimlerden daha demokrat…
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.