16 Temmuz Gençlik Hareketi nedir?

16 Temmuz Gençlik hareketi, olası bir Suriye müdahalesi için kamuoyu yaratmaya çalışıyor. 16 Temmuz, son dönemde AKP'nin Ortadoğu politikalarına yardımcı olacak açılımlarıyla dikkat çeken İslamcı hareketin, Suriye konusundaki son hamlesi. Peki nedir bu 16 Temmuz?
Pazartesi, 11 Temmuz 2011 16:30

16 Temmuz Gençlik Hareketi adını alan ve internet sitesinde AGD Üniversite Komisyonu Anadolu Ahde Vefa Derneği Daru'l-Hikme Genç Gönüllüler Genç İHH Genç Öncüler Genç Özgür-Der Gerçek Hayat Dergisi Hür Beyan Hareketi İhtiyar Dergisi İstanbul Gençlik Kurtuba Dergisi Mavera Gençlik Hareketi Mazlumder Milli Türk Talebe Birliği Sadakat Dergisi Vera Dergisi Yolcu Dergisi Özgür Açılım Şehrengiz Dergisi gibi çevrelerin destek verdiği belirtilen hareketin yola çıkış manifestosunda şunlara yer veriliyor:

“Suriye’de 48 yıldır iktidarda olan baskıcı yönetime karşı gençlerin öncülüğünde Suriye halkı ayaklandı. Der’a şehrinde 15 Mart 2011 tarihinde başlayan protesto gösterileri ülkenin dört bir tarafına yayıldı. Yüz binlerce insan 'hürriyet' diyerek sokaklara indi.
(...)
Türkiyeli gençler olarak yaşanan bu vahşete seyirci kalmamak adına 15 Temmuz’da Türkiye’nin dört bir tarafından hareket edip, 16 Temmuz’da Hatay’da olacağız.
Suriyeli kardeşlerimize destek için sınırlara dayanacağız.
(...)
Bir asır evvel aramıza çizilen ve zihinlerimize psikolojik barikatlar kuran sınırların bir önemi olmadığını dile getireceğiz.
Sınırların değil, kalplerin bir anlamının olduğunu haykıracağız.
(...)
Ortadoğu’nun kaderini Ortadoğu halkları belirler.
Bizler de bu coğrafyanın bir parçasıyız.
Ve bu kadere Türkiyeli gençler olarak biz de ortak olacağız.
Dengeler adına değil, insanlık adına hareket edeceğiz.
16 Temmuz 2011 Cumartesi günü seni de sınırlara dayanmak için Hatay’a bekliyoruz.
Unutma, birileri aramıza sınır koyabilir ancak hayallerimize asla sınır koyamazlar.”

"Biz de Suriye'de AK Parti kuracağız"
Hareketi, Yeni Şafak gazetesinde “Hürriyet ve adalet istedikleri için üzerlerine kurşun yağdırılan Suriyeliler 'Türkiye, Türkiye' deyip duruyorlar, ama Türkiye kamuoyundan Baas diktatörlüğünün katliamlarına karşı güçlü bir ses henüz yükselmedi. Utanç verici bir durum... Sevgili Adem Özköse, sevgili Samet Doğan ve arkadaşları, bizi bu utançtan kurtarmak için 16 Temmuz Hareketi’ni başlattılar” diyerek duyuran Hakan Albayrak, 12 Haziran’daki genel seçimlerin ardından AKP’nin seçimde aldığı sonucu kutlamak için yazdığı yazısının başlığında El-Cezire’nin facebook sayfasında okuduğunu söylediği yorumlardan birisini kullanıyordu: “Biz de Suriye’de AK Parti kuracağız”.

Hatay'a değil Gaziantep'e gidecekler
Hakan Albayrak’ın da yazılarına yer verilen, yeni kurulan suriyedevrimi.com adlı internet sitesinde yayınlanan bir diğer haberde, Samet Doğan, 16 Temmuz hareketine karşı Suriye rejimi yanlılarından tehdit dolu mesajlar aldıklarını bu nedenle 16 Temmuz'da Hatay sınır kapısı yerine Gaziantep’teki sınır kapısına gideceklerini belirtti.

“Nasıl olsa hükümet bir tavır koyar”
Müslümanca düşünüş biçiminin geriye düştüğünü, iktidarda “dindar ve muhafazakar” kesimden insanların olmasının o ya da bu sebeple dindar kesimin inisiyatif geliştirmesine kimi frenler koyduğunu dile getiren hareket üyelerinden Süleyman Özgür, amaçlarının “nasıl olsa hükümet bir tavır koyar”cılığı bir yana bırakmak ve gençlerin hesapsızca tavır almasını sağlamak olduğunu söylüyor.

Hareketin kurucularından birisi olarak belirtilen Mavi Marmara gemisindeki gazetecilerden biri olan Adem Özköse ise, İslamcıları geliştirdikleri iktidar aşkından dolayı eleştiriyor ve şöyle diyor: “Farkında mısınız Filistinli mazlumlar için gösterilen duyarlılığın yüzde biri Suriyeli mazlumlar için gösterilmiyor? Artık mazlumlar arasında bile ayrım yapmaya, hükümetin desteklediği mazlumlara daha torpilli davranmaya başladık. Çünkü iktidarı kazanırken, evlerimizi büyütürken kalbimizi, vicdanımızı, en temiz kalması gereken yanlarımızı kaybettik.”

Yine hareketin bir diğer kurucusu, Mavi Marmara gemisindeki gazetecilerden Samet Doğan kaleme aldığı “Kardeşlerimiz sınırları aştı, ya biz?” adlı yazısında şöyle diyor: Büyük partiler, büyük cemaatler, büyük STK’lar ve büyük komiteler sessizliğe bürünmüşken, Suriye’den kopan çığlığa Türkiye’den diri, coşkulu, cesur ve gür bir ses DUR diyecek.”

Hareket’in Yayınladığı Mektup
Ortadoğu’nun geleceğini yine Ortadoğulu gençlerin çizeceğini dile getiren 16 Temmuz Hareketi, "her şeyi hükümetten bekleyen" zihniyeti eleştirse de, aslında AKP hükümeti politikalarına yardımcı olacak bir işlev üstlenmiş durumda. "Ortadoğulu gençler" ifadesiyle vurgulanan "yerli kimlik" ise, Türkiye'nin bir Ortadoğu ülkesi olarak komşularına müdahale edebileceği, bunun Ortadoğu dışından güçlerin müdahalesinden daha meşru olduğu, Türkiyeli gençlerin de bu "yerli müdahalede" meşru olarak yer tutabileceği fikrini desteklemek için kullanılıyor.

Bir yandan "Ortadoğululuk" vurgusu yapılırken, bir taraftan da dış müdahalelere dolaylı destek verildiği de dikkatlerden kaçmıyor. Bu açıdan 16 Temmuz tarafından yayınlanan bir mektupta “Ne kadar Erzurumluysak o kadar Bingaziliyiz” ifadesinin kullanılması dikkat çekici. Zira, bugün Bingazi’yi temsil edenin, Libya lideri Kaddafi’ye karşı ayaklanan “onurlu ve ilerici bir muhalefet” mi, yoksa sivil-asker gözetmeksizin ülkeyi bombardımana tutan NATO güçleri mi olduğu pek bilinmiyor.

Öte yandan, ulusal sınırların yapaylığından da şikâyet edilen mektupta, şu ifadelere yer veriliyor: “Allah’ın izniyle bugünden sonra Ortadoğu’nun geleceğini Amerika belirleyemeyecektir.”

Ancak Suriye ve Libya konusunda ABD ile paralel politikalar geliştiren AKP, Ortadoğu'da bu ülkeyle büyük uyum sağlamış durumda. 16 Temmuz Hareketi'nin dile getirdiği politikalar da Suriye ve Libya'da rejimi şiddetle eleştiren ve muhalefete destek çıkan ABD'nin politikalarıyla çelişmiyor.

(soL-Haber Merkezi)