Merhaba

Merhaba

Burçak Özoğlu
11/11/2014 Salı

Koş diye işe başlayan bir sayfa da neyin nesi diye başladınız sanırım bu yazıyı okumaya. Evet bu köşe koşu, sadece koşu, düz, dik, yavaş, hızlı koşu ama yalnız koşu köşesi! Sizi yerinizde rahat oturtmamak üzere bir sayfa! Çünkü herkes koşabilir…

İnsan ayağa dikildiği (homo erectus) günden beri elleri kolları kadar bacakları ve ayaklarını da kullandı. Koşmak, bu açıdan baktığımızda insanı insan yapan evrimsel özgünlüklerin başında geliyor. Yirmibirinci yüzyıl dünyasında ise koşmak, insanın atadan kalma bu özelliğini geri kazanma çabası haline dönüşmüş durumda. Oysa herkes koşabilir…

Biz KOŞ blogunda bu iddiamızı sizlerle paylaşıp gerçekleştirmek istiyoruz. İster atletizm sporunun içinde olun, ister amatör koşucu; ister müzmin sabah yürüyüşçüsü olun, isterse de “ben de artık biraz spor yapsam”cılardan. Hepinizle paylaşacağımız şeyler olduğunu düşünüyoruz. Üstelik bu blogda “koşu ile işim olmaz” diyenlerin bile ilgisini çekebilmeyi umuyoruz! Çünkü herkes koşabilir…

Bu sayfada sizlerle, koşu sporu ve koşmak üzerine ilgi çekeceğini umduğumuz bilgilendirici notlar; Türkiye ve dünyadan atletizm haberleri; kendimizden, dostlarımızdan, yoldaşlarımızdan ve sizlerden koşu hikâyeleri; koşulu eylemler, koşan eylemciler; koşu filmleri, kitapları, müzikleri ve daha bir sürü şey paylaşacağız.

Spor aydınlanmadır, koşu sporun temelindedir, insana dairdir.

Daha aydınlık daha insanca günler için hepinize diyoruz ki: sen de bizimle KOŞ!