Venezuela sağlık bakımı sistemine bir bakış

Venezuela sağlık bakımı sistemine bir bakış

Çeviren: Akif Akalın
03/01/2015 Cumartesi

Sağlık hakkı, 1999’da halk tarafından yazılan ve kabul edilen Venezuela Anayasası’nda garanti altına alınmıştır. Devlet tarafından finanse edilen Barrio Adentro veya ‘mahallede’ adlı bir sosyal programla, bütün Venezuelalılar için ücretsiz, kapsamlı sağlık bakımı sağlanmıştır.

Venezuela, Küba ile bir ticaret anlaşması yoluyla 2003 Haziran’ından itibaren, ucuz petrol karşılığında kırsal ve kentsel yerleşimlere ücretsiz olarak Kübalı hekimler, tıbbi teknoloji ve ilaçlar getirmeye başladı. Yılda 1.5 milyon dolarlık program, bütün Venezuela nüfusuna hizmet amacıyla geniş bir küçük mahalle klinikleri, daha büyük bölgesel klinikler ve hastaneler ağı sağlamak üzere genişletildi (1). Chavez bu yani sağlık bakımı sistemini “sağlık bakımının demokratikleştirilmesi” olarak tanımlayarak, “sağlık bakımı temel bir sosyal hak haline geldi ve katılımcı bir ulusal kamu sağlığı sistemi inşasında devlet esas rolü üstlenecek” dedi (2). Venezuela’da sağlık bakımı yalnızca bir hak değildir, sağlık bakımı gerçek katılımcı demokrasi için esas olarak kabul edilir.

Bu herkese sağlık bakımı hareketinin bazı özellikleri, halkın katılımı, önleyici tıp ve toplum sağlığı konularının değerlendirilmesini kapsar. Kapitalist tıp yukarıdan-aşağıya bir tarzda işler. Hekimler belirtileri tedavi eder ve genellikle toplum sağlığı konularının büyük resmini değerlendirmekte veya önleyiciliği önlemekte başarısız olurlar (1). Özel, kar amaçlı bir sistemde maliyetli hastalıkların önlenmesi için çok az özendirici vardır.

Venezuela’da ise Barrio Adentro o güne kadar hiç hekim görmemiş mahallelerde klinikler inşa etmeye başlamıştır. Bir mahalle bu program aracılığıyla bir klinik inşa etmek ve kliniğe hekimler getirmek üzere fon almak için örgütlenebilir. Mahalle, üyeleri kapı kapı dolaşarak mahallelerindeki sağlık sorunlarını değerlendirmek için sağlık komiteleri oluşturmaktan sorumludur. Mahallelerde yaşayan hekimler de evleri ziyaret ederler (1). Halk, bütün toplumun sağlık gereksinimlerine hizmet sürecine katılır.

Yaygın sağlık programı aynı zamanda yeni bir Venezuelalı hekimler nesli yaratmak için de kullanılmaktadır. Eğitim programı klinik sistemi içinde yürütülür ve ağırlıkla deneyime dayalı öğrenmeye dayanır. Program hekim ile hasta arasında hizmet, dayanışma ve şefkat değerlerine dayalı yeni bir ilişki inşa etmeye çalışır. Eğitim programında yer alan hekimler içinde öğrendikleri ve hizmet sundukları mahallelerden gelirler. Sağlık profesyonelleri halk forumlarını kullanarak, mahallenin gereksinimlerini yanıtlayabilirler ve özgün kamu sağlığı sorunlarını ele alan eğitim, tedavi ve danışmanlık sunarlar (1).

Sistem özellikle önleyici sağlık üzerine odaklanarak başlamış olmasına karşın, acil sağlık hizmetleri, akıl sağlığı hizmetleri, cerrahi, kanser tedavisi, diş bakımı, ücretsiz gözlük ve kontakt lensle birlikte optometrist erişimi, engellilere ve ailelerine destek sistemleri ve uzman hekimlere erişimi kapsayacak şekilde genişlemiştir.

Programlar yetersiz fonlanan, çürümüş bir kamu sağlığı bakımı sisteminin yalnızca kalitesini ve erişilebilirliğini sağlamakla kalmamış, aynı zamanda bu hizmetlerde çalışanların mantalitesini de değiştirmiştir. Venezueala’da sağlık bakımı halkın geniş kesimlerinin erişimini sistematik olarak yadsıyan kar-amaçlı endüstrinin aksine, temel bir insan hakkı olarak görülmektedir. Venezuela’da insanlar yalnızca hastalıkları bakımından değil, bir bütün olarak ele alınırlar ve para ait olduğu yerde, sağlık bakımı sisteminin dışında kalır.

Venezuela’da geçirdiğim zaman sürecinde üç hafta süren ve giderek kötüleşen bir öksürüğe yakalandım. Sonunda tıkanıp, ateşim yükselince bir Barrio Adentro kliniğe gitmeye karar verdim. En yakın olanı Barrio Adentro II Kapsamlı Tanı Merkezi’ydi (KTM) ve tıbbi kayıtlarım olmaksızın veya önceden randevu almadan gittim. Beni hemen sıcakkanlı bir Kübalı hekim olan Carmen’in bana belirtilerimi sorduğu küçük odasına aldılar.

Akciğerlerimi dinledi ve beni başka bir muayene odasına götürdü. Burada yine beklemeden akciğer filmim çekildi. Daha sonra teknisyen beni bir sandalyeye oturttu ve akciğer filmimin çıkması için beklemem gerektiğini, bunun beş dakikadan uzun sürmeyeceğini söyledi. Beş dakika sonra akciğer filmlerimle geri döndü. Carmen filmleri inceledi ve bana akciğer filminde pnömoni işareti olan gölgeleri göstererek pnömoniye yakalandığımı söyledi. Beni filmlerim, pnömonimi, tıkanıklığımı ve ateşimi tedavi için üç ilaç ilaçla eve yolladı ve üç gün içinde durumun düzelmezse ya da kötüleşirse tekrar muayeneye gelmemi söyledi.

Kliniğe girdikten 25 dakika sonra tek kuruş ödemeden bir tanı ve tedaviyle çıktım. Bekleme yok, evrak yok, param olup olmadığını sormak yok, nüfus cüzdanı veya başka bir şey sormak yok; bir yabancı ülke vatandaşı olarak ücretsiz kapsamlı sağlık bakımı almaya hakkım vardı. Fiziksel iyiliğimle ilişkili hiçbir parasal değer yoktu; aldığım bakım hizmeti benim ödeme gücüme bağlı değildi. Bana onurluca, saygıyla ve şefkatle davranıldı, hastalığım iyileştirildi ve Venezuela’daki yolculuğuma devam edebildim.

Geçen yıl bir aile dostum çok şanslı değildi. 56 yaşında okula geri dönmüştü ve sigortasızdı. Şiddetli bir griple yatağa düşmüştü ve durumu kötüleştiğinde, maddi durumu iyi olmadığından hekime gidemedi. Evindeki yatağında öldü; yaşamını temel bir insan hakkı olan hayatta kalma hakkına saygı göstermeyen bir sistemde yitirdi. Ölümü izole bir vaka değildi. Her yıl 18 binden fazla ABD vatandaşı yanına yaklaşılamaz ölçüde pahalı olan sağlık sigortası olmadığından ölür.

ABD, “bütün yurttaşlarına sağlık sigortası sağlamayan tek zengin sanayi ülkesi” olma onuruna sahiptir (3). Bunun yerine bizde metalaştırılmış bir kamu sağlığı vardır ve ABD’de yaşayanların iyiliği kendi sağlık sigortalarını kendilerinin satın almalarına bağlıdır. Çalıştıkları iş üzerinden sağlık sigortasına sahip olmayanlar, haftalık çalışma saatleri işyeri üzerinden sağlık sigortası alabilmeleri için yetersiz olanlar, işsizler veya sigorta şirketlerinin “daha önceden bir sağlık sorunu” gerekçesiyle sigortalamak istemediği kişiler, potansiyel olarak ölümcül bir karar olan tıbbi bakımı reddetme ve kendilerini kaçınılmaz bir borç döngüsü tuzağına düşüren tıbbi faturaları biriktirme arasında bir seçim yapmaya zorlanmaktadırlar.

Ve bazen onlar için bu kararlar başkaları tarafından verilir. Hekimler kritik testler, işlemler veya tedaviler önermeden önce genellikle şu ölümcül soruyu sorarlar: “sigortanız var mı?” Yanıt hayır olduğunda, daha önce gerekli olduğu kabul edilen tedaviler, hastanın ödeme gücü sağlığından daha önemli bir hale geldiğinden aniden iptal edilir (4).

50 milyondan fazla ABD vatandaşının halen sigortasız olduğu tahmin edilmektedir ve bu rakam işsizlik oranı arttıkça, insanlar bu uluslararası mali kriz ortamında işe dayalı sağlık sigortalarını yitirdikçe daha da yükselecektir (5). Bu yıl şimdiden 7,5 milyon insan işe dayalı sağlık sigortasını yitirmiştir. Bu yıl Washington eyaletinin bütçe kısıntıları nedeniyle, halen 17 bin insanın bekleme listesinde olduğu bir sübvansiyon programı olan Washington Asgari Sağlık programından 40 bin kişi çıkartılmıştır (4).

Venezuela’dan ABD’ye döndüğümde, ABD’nin insan hayatına parasal bir değer verdiği gerçeğiyle yüzleştim. Biz yaşam ve ölüm kararlarını bireylerin ödeme gücüne göre veriyoruz. Ve benim yeni yakalanıp, iyileştiğim bir hastalık nedeniyle bir başkası, sistemimize göre hayatı sigorta edilmemiş olduğundan öldü.

ABD’de birçok insan ücretsiz bir sağlık bakımı sisteminin kötüye kullanılacağından ve bunun kliniklerde kalabalığa yol açıp, bakım düzeyini düşüreceğinden korkar. Başkaları sağlık hizmetlerinin devlet tarafından finanse edilmesinin hem hekimin, hem de hastanın özgürlüğünü sınırlayacağını iddia eder. ABD’deki tekelci medya tarafından yayılan bu iddialar, ABD’de yaşayanları sağlık hizmetlerinin finansmanının genel bütçeden karşılanmasını talep etmek için örgütlenmekten uzak tutmak için içi boş iddialardır.

Temel sağlık hizmetleri ve önleyici tıp sürdürülebilir bir üniversal (herkese) sağlık bakımı için ilk adımdır; bunlar insanları pahalı hastane masraflarından, tetkiklerden ve tedavilerden korurlar. Tıbbi hizmetlerin maliyetini sosyalleştirmek, pahalı tedavileri ve sağlık sorunlarını önleyerek maliyetleri düşük tutar. Kendinizi aciz bir konumda bulmadıkça, ücretsiz sağlık bakımının ne anlama geldiğini, ne kadar önemli olduğunu kavrayabilmek çok güçtür.

Ben Venezuela’da seyahat ederken kendimi ABD’de hissetmediğim kadar güvende hissettim; Venezuela’da sizi düşerken yakalayacak bir güvenlik ağı var. ABD’de yaşayan insanlar kendilerine değerlerinin nereye gittiğini ve nasıl yalnızca insanların uçuruma yuvarlanmalarına izin vermekle kalmayıp, aynı zamanda onları sistematik olarak dışlamaya çalıştığımızı sormalı. Sigorta şirketlerinin ve tıbbi sanayi kompleksin, hastalara bakımı ret ederek ve hastaların tedavi edilmesini engelleyerek kar etmesi gerektiğine inanıyor muyuz? Yoksa bakımın bireylerin ödeme gücünden bağımsız olması gerektiğine mi inanıyoruz? Ulus olarak insanlığımızı kucaklamalı ve kar elde etmeye karşı yaşama değer vermeliyiz.     

KAYNAK

McNulty, C. (2009). A Look at the Venezuelan Healthcare System. June 30, 2009. http://venezuelanalysis.com/ analysis/4566.       

Notlar:

1. Wilpert, Gregory. Changing Venezuela The History and Policies of the Chavez Government. New York: Verso, 2006.

2. "Mision Barrio Adentro." Mision Barrio Adentro. 02 June 2009 <http://www.barrioadentro.gov.ve/>.

3. "Insuring America's Health: Principles and Recommendations -." Institute of Medicine. 02 June 2009 <http://www.iom.edu/?id=19175>.

4. "PR-2000-43/ WORLD HEALTH ORGANIZATION: ASSESSES THE WORLD'S HEALTH SYSTEMS." 02 June 2009 <http://www.who.int/inf-pr-2000/en/pr2000-44.html>.

5. "Census Revises Estimates of the Number of Uninsured People - Center on Budget and Policy Priorities." Center on Budget and Policy Priorities. 02 June 2009 <http://www.cbpp.org/cms/?fa=view&id=245>.