Anti-retroviral ilaç var ama gıda yok

Anti-retroviral ilaç var ama gıda yok

Çeviren: Akif Akalın
18/04/2016 Pazartesi

Zimbabwe kara Afrika’da 13 milyonluk yoksul bir ülke. Kişi başına geliri 2 bin dolar civarında olan ülkede 16 farklı dil konuşan çeşitli etnik gruplar yaşıyor. 1965 yılında İngiliz emperyalizminin boyunduruğundan kurtulan Zimbabwe, önce muhafazakar beyaz azınlığın yönetiminde Güney Rodezya adıyla kurulmuştu. Siyahi etnik gruplar beyaz azınlık yönetimine karşı 15 yıl mücadele etti ve 1980’de yönetimi ele geçirerek ülkenin adını değiştirdi. Altın, elmas ve platin madenleri bulunan ülke bugün HIV/AIDS pençesinde ve açlık çekiyor. Aşağıda Andrew Mambondiyani tarafından kaleme alınan ve ülkedeki son durumu aktaran ve sağlık hizmetinin yalnızca doktor, ilaç ve hastaneden ibaret olmadığını, insanlara “gıda güvencesi” sağlamanın “temel sağlık hizmeti” olduğunu vurgulayan bir makalenin çevirisini sunuyoruz. Bir gün ülkemizde “herkese eşit ücretsiz gıda” belgisinin yükselmesini umuyoruz.

Zimbabwe’nin doğusundaki Chipinge’den HIV pozitif olan beş çocuk annesi Silindiwe Moyana kaygısını gizleyemiyor. Kuraklığın tetiklediği açlık onu ve ailesini sinsice izlediğinden, bu yılı çıkaramayacağından kaygılıydı. Ülke HIV ile yaşayan insanların beslenmesini riske atan yıkıcı bir kıtlığın eşiğindeydi.

Uzmanlar mevcut kuraklığı El Nino’ya bağladılar. Kuraklık ülke hala 2014/15 ekim mevsimini vuran önceki kuraklığın acısını çekerken ortaya çıktı. Moyana üzgün bir şekilde “anti-retroviral ilaçlarımız var fakat yiyeceğimiz yok” dedi ve ekledi: “Şimdi içme suyu da çok az. Anti-retroviral ilaçlar alan insanlar için beslenme çok önemli fakat yiyeceğimiz yok. Ciddi zorluklarla karşılaşıyoruz”.

Zimbabwe tahminen 1,2 milyon HIV pozitif nüfusuyla Afrika’da bu pandeminin ağır yükü altındaki ülkelerden biri. Ülke tarihsel olarak dünyada en yüksek HIV/AIDS hızlarından birine sahip, fakat son yıllarda enfeksiyon hızını düşürmekte başarısıyla övülüyor.

2013 yılında Global Fund 2014 -2016 arasında 1 milyondan fazla insanın anti-retroviral tedavisini desteklemek üzere Zimbabwe’ye 555 milyon dolar bağışladı ve halen 700 binden fazla HIV pozitif Zimbabweli devletin ücretsiz anti-retroviral tedavi programında. Fakat ülke çapındaki ücretsiz anti-retroviral tedaviyle elde edilen kazanımların mevcut kıtlıkla silinebileceği korkuları var…

Devlet tarafından bu yıl Şubat’ta yayınlanan rakamlara göre bu yıl ülkede 2,4 milyon insanın gıda güvencesi yok. Manicaland eyaletindeki HIV/AIDS ile yaşayan insanlar için Zimbabwe Ulusal Ağı koordinatörü Lloyd Dembure mevcut kıtlığın HIV ile yaşayan çok sayıda insanı etkilediğini söyledi.

Dembure HIV ile yaşayan birçok insanın ücretsiz anti-retroviral ilaçlara erişimi olmasına rağmen, birçok insanın günlerce yeterli yemek yemeden yaşadığını söyledi: “Durum kötü. Üyelerimizin bir kısmı yoksul ve boş mideye anti-retroviral ilaç alamazlar. Bu diğer insanları ilacı bırakmaya zorlayabilir”.

Sağlık uzmanları HIV tedavisinin yarıda kesilirse virüsün mutasyona uğrayacağını ve alınan ilaçlara direnç kazanacağını söylüyor. Dembure “HIV ile yaşayan insanlara acilen gıda yardımı yapılması çağrısı yapıyoruz” dedi. Durum HIV ve tüberkükoz enfeksiyonlarının bir arada olmasıyla kötüleşiyor ve HIV ile yaşayan birçok insan aynı zamanda tüberküloz ilaçları alıyor. Dembure “bu ilaçlar güçlü ve iyi beslenme gerektiriyor” vurgusu yaptı.

Mutare şehrinin doğu sınırında yaşayan bir HIV pozitif erkek olan Casper Pound, virüsle yaşayan birçok insanın kıtlıktan mustarip olduğunu söyledi. Aynı zamanda bir HIV/AIDS baskı grubu olan Aile AIDS Destek Örgütü’nün başkanı olan Pound, “HIV ile yaşayan insanlar beslenme dikkate alındığında zor günler geçiriyor. Boş mideye ilaç almak zorlaşıyor” dedi.

Zimbabwe Ulusal AIDS Konseyi’ne (UAK) göre her yıl 60 binden fazla insan AIDS’e yakalanıyor ve Zimbabwe yüzde 15’lik hızla Afrika’da en yüksek HIV prevalanslarından birine sahip. Mutlak rakamlarla 1,3 milyondan fazla insan HIV ile yaşıyor. Zimbabwe’de ücretsiz anti-retroviral tedavi programı 10 yıl önce HIV ve AIDS’e bağlı morbitidite ve mortaliteyi azaltmak ve HIV ile yaşayan insanların yaşam kalitesini iyileştirmek hedefiyle başladı.

HIV ile yaşayan en az 618 bin erişkin ve 46 bin çocuk 2014 Aralık itibariyle tedavi altında. Fakat UAK sözcüsü Tadiwa Pfupa, HIV ile yaşayan insanlara gıda desteği sağlamanın konseyin yükümlülüğü olmadığını öne sürdü: “bundan sorumlu başka devlet organları var” dedi.

Ancak bir Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) raporuna göre HIV/AIDS ve beslenme yakından bağlantılı. Rapor, “kötü beslenme bağışıklık sistemine zarar verebilir ve AIDS’in ivme kazanmasına katkıda bulunabilir” diyor. Bu nedenle yeterli ve dengeli bir diyet HIV/AIDS ile yaşayan insanların temel bakımının zorunlu bir bileşeni.

Rapor, “AIDS’ten etkilenen geri bıraktırılmış ülkelerin çoğunda tıbbi bakım ve ilaç tedavisinin olmayışı nedeniyle, öncelikli olarak HIV enfekte insanların iyi beslenmesini sağlamak ve sürdürmek için etkin çaba göstermek zorunludur” diye ekliyor.

Devlet felaketi önleme çabasıyla Zambia ve Ukrayna’dan ulusal tüketim için 200 milyon dolara 650 bin ton mısır aldı.

Kuraklık nedeniyle ülke 200 bin tondan fazla mısır hasat edilemeyeceğini bekliyor; bu en az 1,4 milyon tonluk ulusal gereksinimin çok altında. Devlet nüfusun açlıktan ölme sınırındaki dörtte birini beslemek için 1,5 milyar dolarlık yardım başvurusu yaptı. Yerel medya Zimbabwe başkan yardımcısı Emmerson Mnangagwa’nın “mısır dağıtımı için lojistik kuruyoruz” dediğini bildiriyor.

KAYNAK: http://africahealthnews.com/anti-retrovirals-no-food/