Metal işçilerinin talepleri 'sağlık' talepleridir

Metal işçilerinin talepleri 'sağlık' talepleridir

Akif Akalın
25/05/2015 Pazartesi

Eylemlere katılan ve destek veren metal işçilerin üç talebi var:

  • Eylemler nedeniyle kimsenin işten atılmayacağının garanti edilmesi
  • Bosch fabrikasında Türk Metal ve MESS arasında imzalan sözleşmenin baz alınarak ücretlerde iyileştirmeye gidilmesi
  • Türk Metal sendikasının fabrikadan gitmesi

İlk bakışta ekonomik ve özlük haklara ilişkin talepler olarak değerlendirilebilecek bu talepler aslında “sağlık” talepleridir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından oluşturulan Sağlığın Toplumsal Belirleyicileri Komisyonu tarafından 2008 yılında yayınlanan “Closing the Gap in a Generation: Health Equity through Action on the Social Determinants of Health” başlıklı raporun üçüncü bölümü, “Gündelik Yaşam Koşulları” başlığı altında “Adil İstihdam ve İnsana Yaraşır İş” kısmında çalışma yaşamının insan sağlığı üzerine etkilerini değerlendirmektedir. İnsanların sağlığı ve iyiliği ile çalışma yaşamı arasındaki ilişkileri tartışan kısımda sunulan Komisyon’un tavsiyeleri ile direnişçi metal işçilerinin talepleri bire bir örtüşmektedir.

İŞ GÜVENCESİ TALEBİ
“İş güvencesizliği hisseden işçiler fiziksel ve mental sağlıkları üzerinde önemli istenmeyen etkiler yaşarlar” (CSDH, 2008: 72).

Komisyon’un çalışma yaşamı üzerine ilk tavsiyesi (Tavsiye 7.1):

“Tam ve adil istihdam ve insana yaraşır çalışma, uluslararası kurumların ortak bir amacı ve ulusal politik ajandalar ile kalkınma stratejilerinin merkezi yapılmalıdır”.

Raporun “İstikrarsız Çalışma” başlığı altında iş güvencesinin olmayışının sağlıksızlık ve sağlıkta eşitsizliklere önemli katkı yaptığı ifade edilmektedir.

İstikrarsız çalışma genel olarak düşük ücretler, güvencesiz istihdam, işçiler için iş korumasının olmayışı anlamına gelmektedir. Geçtiğimiz yıl (2014) Beneach ve meslekdaşları tarafından yayınlanan bir makalede istikrarsız çalışmanın sağlık üzerine olumsuz etkileri ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir:

Fiziksel sağlık:

Fiziksel sağlık üzerine istenmeyen etkiler, hastalıklarda ve kronik hastalıklarda artış ve işçiler tarafından beyan edilen sağlık durumunda azalma

Kardiyovasküler risk faktörlerinde artış: Beden Kitle İndeksi, kan basıncı, total kolesterol, HDL kolesterol ve kardiyovasküler mortalite

Fizyolojik göstergeler üzerine istenmeyen etkiler (örneğin: serum kortizol, prolaktin)

Sağlık hizmetleri kullanımında artış

Dışsal nedenlerle mortalite artışına ilişkin kanıtlar (tütün ve alkolle ilişkili)

Mental sağlık:

Psikolojik sağlıksızlık, minör psikiyatrik veya psikolojik morbiditeyle ilişkili

Psikolojik sağlık üzerine istenmeyen etkiler: anksiyete, tükenmişlik, psikolojik sıkıntı, kötü akıl sağlığı, intihar

Daha yüksek yorgunluk ve bitkinlik bildirme olasılığı

Daha fazla anridepresan kullanım riski

Sağlıkla ilişkili çıktılar:

Sağlık hizmetleri kullanımında artış

Uyku bozuklukları

İş tatmininde azalma

Mesleki sağlık ve güvenlik çıktıları:

Hastalık nedeniyle daha uzun süre işten kalma

Hasta olduğu halde çalışma

Daha büyük fiziksel tehlike riski

Kas-iskelet sistemi yakınmaları

Geçici (hastalık nedeniyle uzun süre işten kalma) ve kalıcı malüllük ve erken emeklilikte artış

ÜCRET TALEBİ
Komisyon’un çalışma yaşamı üzerine ikinci tavsiyesi (Tavsiye 7.2):

“Ulusal hükumetler güvenceli çalışma ve sağlık için gerçek ve mevcut yaşam maliyetini hesaba katan bir yaşam ücreti sağlayan ekonomik ve sosyal politikalar geliştirmeli ve uygulamalıdır”.

Rapor’da “Sağlıklı Yaşam Ücreti” başlığı altında şu ifadeler yer almaktadır:

“Sağlık için gerçek ve mevcut yaşam maliyetini hesaba katan yaşam ücreti sağlamak, düzenli olarak güncellenen ve yeterli, besleyici gıda, barınma, su ve sanitasyon ve sosyal katılımı kapsayan sağlık gereksinimlerinin maliyetine dayanan destekleyici ekonomik ve sosyal politikalar gerektirir”.

Mikkonen ve Raphael’e göre gelir sağlığın en önemli toplumsal belirleyicisidir. Gelir düzeyi bütün yaşam koşullarını şekillendirir, psikolojik işlevselliği etkiler ve diyet kalitesi, fiziksel aktivite sıklığı, tütün kullanımı aşırı alkol kullanımı gibi sağlıkla ilişkili davranışlar üzerinde etkilidir. Gelir aynı zamanda gıda güvencesi, barınma ve sağlığın diğer temel önkoşulları gibi sağlığın diğer sosyal belirleyicilerinin niteliğini de belirler.

Bir toplumda gelir dağılımının eşitlik düzeyi ile toplumun toplam sağlığı arasında doğru orantı olduğu birçok çalışmayla gösterilmiştir. Toplumlarda gelir eşitsizliği arttıkça bütün sağlık göstergeleri bozulmaktadır.

Düşük gelir insanların maddi ve sosyal yoksunluklarına zemin oluşturmaktadır. Yoksunluk arttıkça, bireylerin gıda, barınma ve giyim gibi sağlığın temel önkoşullarını sağlayabilme olasılıkları azalmaktadır. Yoksunluk aynı zamanda sosyal dışlanmaya da katkı yapar ve uzun erimde sağlığı olumsuz etkiler. Düşük gelirli ailelerin yaşadığı mahallelerde intihar hızlarının yüksek gelirli ailelerin yaşadığı mahallelere göre iki kat daha yüksek olduğunu gösteren araştırmalar vardır. Yine araştırmalarda erişkin diyabeti ve kalp krizlerinin düşük gelirli bireylerde daha yüksek olduğu gösterilmiştir.

TEMSİL TALEBİ
Komisyon’un çalışma yaşamı üzerine ilk tavsiyesi (Tavsiye 7.1):

“İstihdam ve çalışmayla ilgili politika, mevzuat ve programların oluşturulmasında işçilerin temsili güçlendirilmelidir”.

İşçi sınıfının “doğal” ekonomik – demokratik mücadele örgütleri sendikalardır. Tarihsel olarak işçi sınıfının örgütlülük ve mücadelesi ile sağlık ve sosyal güvenlik alanında elde ettiği kazanımlar arasındaki ilişki Navarro tarafından gösterilmiştir. Sendikalar işçi sınıfının ekonomik – demokratik hakları için mücadele yoluyla işçilerin gündelik çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda işyerlerindeki sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesinde de önemli işlevler üstlenirler.

Sendikaların 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde işçilerin sağlığının korunması ve geliştirilmesi bağlamında çok önemli görevleri vardır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları içinde yer alan sendika temsilcileri, bu kurullarda işyerindeki işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin politikaların belirlenmesi, uygulamalar ve denetimde işçiler adına müdahil olmaktadır.


Kaynaklar

Beneach, J. ve ark. (2014). Precarious Employment: Understanding an Emerging Social Determinant of Health. Annu. Rev. Public Health, 35: 229 – 253.

CSDH. (2008). Closing the gap in a generation: health equity through action on the social determinants of health. Final Report of the Commission on Social Determinants of Health. Geneva: World Health Organization. Sayfa: 72 – 83.

Mikkonen, J., Raphael, D. (2010). Social Determinants of Health: The Canadian Facts. Toronto: York University School of Health Policy and Management.

Navarro, V. (1989). Why Some Countries Have National Health Insurance, Others Have National Health Services, and The US Has Neither. Social Science and Medicine, 28(9): 887 – 898.