Liberal ideolojinin ücretsiz ulaşımla imtihanı

Liberal ideolojinin ücretsiz ulaşımla imtihanı

Akif Akalın
25/07/2016 Pazartesi

Çoğu insan farkında olmayabilir fakat liberal ideoloji onca hengamenin ortasında Türkiye’nin büyük metropollerinde büyük bir sınavdan geçiyor ve şimdiden çaktı diyebiliriz. Bu sınavda liberal ideolojinin en temel argümanları hedef tahtasındadır: “İnsan yaratılıştan bencil bir varlıktır” ve “Kaynaklar sınırlıyken, insan gereksinimleri sınırsızdır.”

BİR HAFTADIR TOPLU ULAŞIM ÜCRETSİZ

Şimdi gerekçesini bir tarafa bırakalım, sonuç olarak bir haftadır büyük metropollerde toplu ulaşım ücretsiz. Bu durumda liberal ideologlara göre ne olmalıydı? İnsanlar beleş buldukları toplu ulaşıma hücum etmeli, kötüye kullanmalı ve bu durum toplu ulaşımın felç olmasına yol açmalıydı. Oysa günlerdir böyle şeyler olmuyor. Lütfen çevrenize biraz daha dikkatle bakın, toplu taşıma araçlarında geçen haftalara göre “aşırı” bir yoğunluk görüyor musunuz? Ya da siz “nasıl olsa bedava” diyerek, gereksiniminiz olmadığı halde bu ücretsiz hizmeti kötüye kullanıyor musunuz?

KULLANICI ÜCRETİ

Liberal ideologlar bencil bir yaratık olan insanın olanakları kötüye kullanacağını savunurlar. Bunu önlemek için kamusal mal ve hizmetlere “sembolik” de olsa bir ücret konmalıdır. Bu sembolik ücret, mal veya hizmete gerçekten gereksinimi olmayanlar için caydırıcı bir rol oynayacak, bir yandan kamu kazanırken, diğer yandan gerçek gereksinim sahipleri kamusal mal ve hizmetlere daha iyi erişebileceklerdir. Bu söylemi başta sağlık olmak üzere bütün kamusal alanlarda görürsünüz.   

NEYİN SEMBOLÜ?

Yukarıdaki argümanlar savunulurken kamusal mal ve hizmet üretiminin maliyetleri olabildiğine şişirilir ve bu mal ve hizmetler için kullanıcılardan talep edilen ücret devede kulak gibi gösterilmeye çalışılır. Örneğin toplu taşımanın, sağlık hizmetinin veya işyerinde çıkan öğle yemeğinin “gerçek” maliyeti çok daha yüksektir ve sübvanse edilmektedir. Kullanıcıdan talep edilen ücret ise sadece “sembolik” bir rakamdır.

Oysa sağlık alanında getirilen 1 veya 2 TL gibi sembolik kullanıcı ücretlerinin, toplumun dezavantajlı kesimlerinin gereksindikleri sağlık hizmetlerine erişimini engellediğini “kanıtlayan” devasa bir literatür vardır. Yine gerek Türkiye’de gerekse dünyanın birçok coğrafyasında insanların “yol parası” bulamadıkları için sağlık kurumuna erişemediklerini ortaya koyan sayısız çalışma bulunmaktadır.   

İNSAN BENCİL Mİ?

Toplumu “bireylerin toplamı” olarak gören ve göstermeye çabalayan liberal ideoloji, insan davranışlarını tek tek bireylerin davranışları üzerinden ele alır ve bunu topluma geneller. Oysa toplum, basitçe o toplumu oluşturan bireylerin aritmetik toplamı değildir.

Etrafımıza baktığımızda gerçekten çok sayıda bencil veya açgözlü birey görebiliriz. Ancak “toplum” düzeyinde bakıldığında bu davranışlar buharlaşır. Bunun nedeni insanın “yaratılıştan bencil” değil, aksine “doğası gereği sosyal” bir varlık olmasıdır. Bu nedenle toplu ulaşım ücretsiz olduğunda insanlar “nasıl olsa bedava” diyerek toplu ulaşıma hücum etmemişler, sistemi felce uğratmamışlardır.

İnsanın “doğası” liberal ideologların savunduğunun aksine, “herkesin yeteneğine göre vererek, gereksindiği kadar alacağı” bir toplumsal düzene eğilimlidir ve bu eğilim kamusal mal ve hizmetlerden yararlanırken kendisini açıkça gösterir.

İNSAN GEREKSİNİMLERİ SINIRSIZ MI?

Belki gençler çok şaşıracaklar fakat Türkiye’de 40 yıl kadar önce sağlık hizmetleri de ücretsizdi. İnsanlar kamu sağlık kurumlarında hiçbir ücret ödemeksizin muayene olabilirlerdi. Bugün yalnızca Küba’da tanık olduğumuz bu sistem, dünyanın üçte birinde yürürlükteydi. O yıllarda Sovyetler Birliği’ni ziyaret eden bir ABD heyetinin Sovyet Sağlık Bakanı’na ilk sorusu “insanların ücretsiz sağlık hizmetlerini istismar etmesini nasıl önlüyorsunuz?” olmuştu. Sovyet yetkili, “biz istismar etmelerini istiyoruz” olmuştu.

Oysa insan yaratılıştan bencil değildir. Yarın Türkiye’de sağlık hizmetleri ücretsiz olduğunda insanlar, bugün toplu ulaşımı felç etmedikleri gibi, sağlık hizmetlerini de felç etmeyecektir. Aksine sağlık hizmetlerine “en çok” gereksinim duyanlar bu hizmetlere daha kolay erişebilecek, daha iyi yararlanabilecektir.