Küçük mahallenin büyük muhtarları

Küçük mahallenin büyük muhtarları

Özgür Hüseyin Akış
29/04/2015 Çarşamba

Türkiye sosyalist solunun toplumsal tabanının küçük olmasından dem vurulur ve ne yapması gerektiğini söyleyen çoktur.

Kapitalist sistemlerde solun muhalefet olmaları akıllara işlenir. Yani sadece yapılan işlere karşı çıkar solcular.

Programlarının bir önemi yoktur zaten gerçekleşecek bir proje değildir ki hayaldir. Sovyetler birliği çözüldükten sonra nasıl kuracaklardı ki öyle bir sistemi, iyi bir proje olsa sosyalizm yıkılır mıydı? Birde romantiktirler, öyle gerçekleşmeyecek bir hayalin peşinden giderler sonrada pişman olup CHP veya Kürt siyasetinin peşinden ayrılmazlar çünkü büyük siyasetin parçası olmak ne güzeldir.

Siyasette algı oluşturma gayreti sadece sistemin sadık bekçilerine dair yapılmaz ki burada solcularda üzerine düşen payı çokça almıştır. Askeri darbelerle terbiye edilen solcular, sivil iktidarın sağcısına solcusuna bakmadan kötünün iyisine razı edilir.

Örnek mi istiyoruz SYRİZA komşumuzun yüz akı Türkiye solcularının umut ışığı, Arap baharı diktatörlüklerin sonu demokrasinin yüz akı devrimlerdir.

Demokrasi, bu kavramdan nefret etmesi için solcuların çok nedeni var çünkü Burjuva demokrasisini iyi bir şeymiş gibi sistemin etlisine sütlüsüne karışmadan devamlılığını savunup bende ne iyi bir solcuyum demokrasiye de sahip çıkıyorum der ve hop liberalizmin kucağına oturuverir.

Bu sıcak kucağın üstünde, seçimler yaklaşıyor yine sosyalist hareket kendi bağımsız programını savunamaz bir durumda, demokrasinin gelişimine katkı koymak için yerlerini alacak.

Türkiye tarihinin en büyük toplumsal ayaklanmasını yaşayıp, Haziranı temel alıp siyaset arenasında yer almak isteyen Türkiye sosyalist hareketi, milyonların umudunu boşa düşürmek için elinden geleni arkasına bırakmama konusunda ciddi yol alıyor, Çünkü seçimler yaklaşıyor, toplumsal ayaklanmaların özgürlük bazlı yükselmesi eşitlik taleplerinin ve siyasi hattının oluşturulmadığı zaman liberalizmle buluşması hiçte zor değildir.

Heterojen bir toplamın ortak siyasi hattının oluşturulması önemli, Hükümet istifa etrafında birleştirilen haziran direnişi, aradan geçen iki yıl gibi bir sürede solun toplumsallaşma anlamında düşünülen ilkesiz siyasetinin, Türkiye sosyalist hareketini toplumsal bir güç olmasını sağlamadığını hepimiz gördük.

Burada Türkiye’nin gidişatına dair analizler yapmak ve doğrulanmak yetmez ancak bu analizin somut mücadele başlığının AKP’nin gidişine el sallayıp geriletme iddiasında olanları her alanda desteklemek ise dükkânı kapatıp gitmek anlamına da gelir.

Bir örnekle açıklayım çok basit olacak ama anlaşılmasını sağlayacaktır. Bir mahallede iki tane kasap var. Bu kasap kendisine gelen müşterileri başkasına gönderir, onun etlerinin kendi etlerinden daha iyi olduğuna müşterisini ikna eder. Bu kasabın eğer para kazanmak gibi bir niyeti yok bu işide hobisine yapıyorsa söylenecek bir sözüm yok.  

Güncel başlıklarda sol Dünya’da ve Türkiye’de ittifaklar yapar bu işin doğalı ama kendi varlığını bir kenara bırakıp bir tarafı desteklememiştir. Bu seçimlerde bunu yaşıyoruz. 

 O zaman analizlerin somut mücadele başlığı haline getiren Komünist Partisi 550 kadın Milletvekili adayı ve günlük sol gazetesi, AKP’yi geriletmenin mücadelesini değil yıkılmasının ve sosyalist Türkiye’nin mümkün olduğu analizinin somut başlıklarda toplamış e ne diyelim o zaman SOSYALİST TÜRKİYE mücadelesi kadar önemli bir hedefi olanlara başarılar.