Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gemileri yakmak

Ogün Eratalay

Yayın Tarihi: 06.11.2015 , 11:15 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Blog: Serbest Kürsü

Günümüzde çoğunlukla mecazi anlamda kullandığımız bir deyimdir gemileri yakmak. Aslında gemileri yakmak/batırmak, artık geri dönüşü olmayan bir işlemi gerçekleştirmek anlamında kullanılır. Ancak tarihte gerçekten gemilerin yakıldığı/batırıldığı dönüm noktaları olmuştur.

Bunlardan en meşhuru herhalde İspanyol konkistador Hernan Cortes tarafından yapılandır. 1519 yılında fetih ve ganimet için Amerika kıtasının içlerine girmek ve Aztek İmparatorluğunu fethetmek isteyen Cortes, askerlerinin geri dönme umutlarını bırakıp, savaşa odaklanmaları için kendi gemilerinin batırılmasını emretmiştir.

Benzer bir son ünlü HMS Bounty adlı İngiliz Kraliyet Donanması gemisinin başına gelmiştir. Gemi kaptanının zorba yönetimine karşı Fletcher Christian önderliğinde ayaklanan denizciler gemiyi ele geçirip ulaşılması imkansız Pitcairn Adasına giderek burada kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardır. Gittikleri yoldan dönüş olmadığının bilincinde olarak ele geçirdikleri gemiyi yakmışlardır.

Edebiyatta da konuya dair örnekler vardır. İlk akla geleni söylemekle yetineyim. 2. Dünya Savaşında kavgaya katılmış olan Hollandalı komünist yazar Hans Kirk’in Köle adlı romanında da kahramanımız kölenin İspanyol asillere hiç beklenmedik bir sürprizi vardır.

***

Elbette etrafta yakacak veya batıracak gemimiz yok. Ne fetih veya yağma peşindeyiz ne de birilerinden kaçıyoruz. Ancak 1 Kasım seçimlerinden sonra bize layık görülen umutsuzluğu, yağmayı, savaşı ve talanı kabul etmeyenler için yakılacak gemiler hala mevcut. Korkmadan bakıp görmek isteyenlere...

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.