Solda blok, sola blok

Solda blok, sola blok

Bekir Can Başeğmez
17/08/2015 Pazartesi

Omurgadan yoksun olarak, kitlelerle buluşup çoğalmak mı, yoksa leninizme sıkıca sarılıp, proleter devrimi örgütlemek mi?

“Demokratik” bir bloktan söz ediliyor, “sol”da. Başta HDP’nin, liberallerin, troçkistlerin vs. içinde olduğu, gerçekten de burjuva anlamda “demokratik” bir blok. Kimlik siyasetinden öteye gidemeyen bir “sol” siyaset, burjuva siyasetin sınırlarını aşamayan bir oy ve seçim kaygısı ve kitleleri örgütlemeye korkan, kendinde bu kudreti ve iradeyi göremeyen “sol”un HDP’ye yamanıp, ses duyurabilme çabaları…

Şu anda üzerinde konuştuğumuz, gündemimizde olan bu mesele, bizleri çok da şaşırtan, “nasıl olur” dediğimiz bir konu değildir. Sosyalist öncünün, öznenin, dünya çapındaki başarıları (örneğin Rusya), her zaman, kendi ülkelerinin egemenlerine karşı mücadelenin haricinde, kendinden ayrışan, küçük burjuva bataklığına saplanan sola karşı bir mücadelenin de ürünü olmuştur.

Ve Türkiye sol siyasetinin kirine baktığımız zaman da, bunun, ülkemizde de benzer bir durumla karşılaşacağımızın belirtisi olduğunu söyleyebiliriz.

Yani Türkiye proletaryası, burjuvalara karşı olduğu kadar, kendi “solumsu” umut tacirlerine karşı da mücadele edecektir.

Emekçileri burjuvazinin kuyusuna çekmeye çalışan liberal blok, herhangi bir zafer elde edemeden, er geç dağılmaya mahkûmdur!

Sol-sosyalist siyasetimize aşina olanların çok da zorlanmadan tahmin edebileceği üzere, biz komünistler, bu liberal blokta yokuz. Çünkü bu blok, emekçi halkı boş vaatlerle, reformist “çözümlerle” aldatan bir bloktur.

Emekçilerin geleceğini düşündüklerini ve bunun için çalıştıklarını iddia edenler, önce devletle tokalaştıkları ellerini yıkamalı, ardından kirli siyasetlerini sonlandırmalıdırlar. Çünkü biz komünistler, devrimin de, sosyalizmin de sandık ve “demokrasi”den çıkıp gelmeyeceğini çok iyi biliyoruz.

Çünkü komünist geleneğimiz; “hiçbir önemli sorunun oy çokluğuyla çözülemeyeceğini” öğretti bize. Türkiye’nin Komünist Partisi olarak görevimiz; burjuvalarla birlikte, bu düzene hizmet eden, düzen sürdürücü liberal sollara karşı da mücadele etmektir. Bu mücadele, ancak komünist öznenin öncülüğünde, emekçilerin bileklerindeki güçle, kitle desteğini sırtlayarak başarıya ulaşabilir.

Leninist kimliğin, siyasetin anlamı, ancak sınıf siyasetinde ısrarla birlikte ortaya çıkar. Ve zafer ancak proletaryanın ellerinde şekillenir.

“Kurtuluşumuz için burjuvazinin yok edilmesi gerekiyor ve bunu sadece proleter devrim sağlayabilir.”*


*Lenin Döneminde Komünist Enternasyonal – Belgeler Cilt 1 (Maya Kitapları / Mart 1997)