'38 günlerinden 'Phıtê Mı'

'38 günlerinden 'Phıtê Mı'

Birol Korkmaz
10/08/2015 Pazartesi

'38 Dersim katliamı için çok şey söylendi. Dönemin gazete manşetlerinde Asilerin (Dersimlilerin) sarp dağlarda imha edildikleri, Tunceli’nde tam asayişin sağlandığı, kahraman bir Türk çavuşun koca bir dağı zapt ettiği yer aldı.

Katliamdan uzun süre sonra açıklanan devlet resmi rakamlarına göre bilanço; 13 bin 806 kişinin öldürüldüğünü gösteriyor, bir de resmi olmayan rakamlar var. İşte resmi olmayan o rakamlar katliama dair söylenen sözler, atılan kahramanlık manşetleri, katliamın üzerinden yıllar geçtikten sonra göz boyamak için açılmasına izin verilen toplu mezarların dışında kalan '38 ve yakılan ağıtlardır...

Bir ağıt var ki pek bilinmese de 38'de katliamın yaşandığı zamanlarda yakılan "Phıtê Mı". Bu ağıt ki 38 günlerinde kundaktaki bir bebek için yakıldığı anlatılmaktadır. Genç yaşlı, kadın erkek ayrımının yapılmadığı ellerine kimi geçirirseler kurşuna dizdikleri '38 günlerinde. Haydaranların direnişi sonuna kadar bırakmadıkları ordunun Haydaran deresine girmesiyle insanların kaçıp mağaralara sığındıkları '38 günleri. Kim derdi ki bir bebek için en doğal şey olan ağlamak onun ölümüne sebep olacak. Bebeklerin ağlayamadıkları yerdir Dersim '38 günlerinde. Haydaran deresini saran ordu ayak izleri arıyor, mağaradakilerin sesi soluğu iyice kesilmiş, korkulu bir bekleyiş içindeydiler. 

Tam da o esnada bir çocuk bağırtısı çınladığı söylenir mağarada. Daha kırkı çıkmamış bebek olan bitenden bir haber yüksek sesle ağlıyor. İnsanlar bebeği susturmaya çalışıyorlar ama yapamıyorlar. Çaresiz babanın bebeğini alıp mağaranın derinliklerine gitti ve sesin kesildiği söylenir. Babanın yerlerinin bulunmaması için yavrusunu boğduğu anlatılmaktadır. Yavrusu için telaşlanan annenin mağaranın derinliklerine doğru koşup yavrusunun üzerine kapaklandığı ondan bir ses, bir nefes beklediği ama karşılık alamadığı bunun üzerine saçlarını yolarak ağıda başladığı anlatılır.

Düri ra düri vengê tıfangu yeno (silah sesleri geliyor uzaktan)
Phıtê mı nêweso, cızık nêcêno (bebeğim hasta, meme tutmuyor)
Meberve, phıtê mı meberve (ağlama yavrum ağlama) 
Dısmen bervisê to hesneno (düşman sesini duyuyor)
Dar u kemer dejiya mı ver vêseno (dağ taş acımdan tutuşmuş yanıyor)
Qulva tariye de qe sodır nêbeno (bu karanlık delikte hiç sabah olmuyor)
Meberve, phıtê mı meberve (ağlama yavrum ağlama) 
Dısmen bervisê to hesneno (düşman sesini duyuyor)
Ax lemınê biye, biye de biye (ah oldu, vah oldu)
Phıtê mınê çewreşi rê -ge biye (olan kırkındaki bebeğime oldu!)
Zalımu pilê ma qırr kerdê (zalimler kırdı büyüklerimizi)
Qızê ma fiştê lona [qulva] tariye (tıktılar bu karanlık deliğe küçüklerimizi)
Vaji vaji, eve hêşiriye vaji (söylüyorum (bu ağıdı) acı ve esarette)
Na tari de çina çılêka de qaji (bir gaz fenerimiz bile yok bu karanlıkta)
Veng ro phıtê mı bıriyo (yavrumun sesi duyulmaz oldu artık) 
Oli [heq] inerê ki meverdo, jüyê aji (oli(heq) bırakmasın bir tek yavru onların ocağında)

Aklıma Seyit Rıza'nın idam sehpasına giderken sözleri geliyor.

Ewladê Kerbelayme
Bêxetayme
Aybo, zulmo, cinayeto...


Katkı ve Önerileriniz İçin: [email protected]