Konut sorunu ve ayrımcılık Baltimore’un öfkesini nasıl fitilledi?

Konut sorunu ve ayrımcılık Baltimore’un öfkesini nasıl fitilledi?

Çeviri: Tulga Buğra Işık
06/05/2015 Çarşamba

Baltimore’un hikayesi komşusu Washington’dan çok Ortabatı’nın Rust Belt kentlerine[1] benziyor. Baltimore, gemicilik ve çelik endüstrisi üzerine kurulmuşken, bu endüstriler deniz ötesine taşındıkça ve Amerikan endüstrisi küçüldükçe harap olmuş bir kent.

Başından beri kent ırk ve sınıf kökenli keskin ayrımlarla bölünmüştü. Şimdilerde, Freddie Gray isimli 25 yaşındaki siyahın Baltimore polisince gözaltına alınmışken 19 Nisan’da ölmesinin ardından kenti saran isyan tüm dünyanın gözünü Baltimore’a çevirdi.

Baltimore Sun’ da 35 yıl muhabirlik ve editörlük yapmış olan Antero Pietila, “Baltimore’un hikayesi uzun bir hikaye ve bu pek çok Amerikan şehrinin hikayesi” diyor. “1910’da Baltimore, kent konseyi kararıyla tüm konut alanlarında ırk ayrımına gidilmesini ilk isteyen Amerikan şehriydi.”

Federal hükümet de ayrımcılık uyguluyordu. 1930’lardaki Büyük Buhran sırasında Başkan Franklin D. Rooselvelt yönetimi evini kaybetme tehlikesindeki 1 milyondan fazla ev sahibini kurtarmıştı. Ancak yönetim aynı zamanda Baltimore ve diğer 238 Amerikan şehri için gayrimenkul risk haritası hazırladı. Baltimore’daki Afrikalı Amerikan ve Yahudi mahallelerinin çoğu haritada kırmızıydı; buralardaki kalkınmanın güvenli olmadığı söyleniyordu. Böylece emlak kredisi (mortgage) verenler bu mahallelerdeki evlere kredi vermeyi reddettiler.

Pietila, bu politikanın ırksal ayrımları ve Baltimore’un siyah çoğunluk bulunan mahallelerindeki çürümeyi arttırdığını söylüyor. “1968 isyanlarının ardından – ve bundan daha öncesinde de– ‘beyazların kaçışı’ vardı” diyor Pietila. “Beyazların Baltimore’dan kaçışı engellendi, ancak orta sınıf siyahlar da sürekli dışarıya gidiyordu. Bu Baltimore gibi bir yerde ciddi bir durumdur, burada talebe ihtiyaç var. Buradaki evlerde yaşayan, çalışan ve toplumun üretken üyeleri olan insanlara ihtiyaç var.”

Harita Baltimore’daki terk edilmiş konutları gösteriyor. Ağustos 2010 verilerine göre hazırlanmış. Kaynak: http://technical.ly/baltimore/2012/08/09/15928-vacant-buildings-baltimore-city-map/

Aynı zamanda yeni konutlara da ihtiyaç olduğunu söylüyor Pietila. “Yenilemeler oldu, ancak evlerin çoğu eski” diyor. “On binlerce ev boş ve tahtayla kapatılmış. Böyle evler için hiç talep yok. Buradan 60 kilometre uzakta Washington DC’ de sizi tahtayla kapatılmış bir ev bulmaya davet ediyorum.”

Baltimore’daki konut piyasasının gelişme eksikliği ev arayanları kentten uzağa itti. Bugün Baltimore’un nüfusu 620.000 civarında. Bu İkinci Dünya Savaşı’ndaki nüfusun tepe noktasının ancak yarısı kadar.

“Freddie Gray cıvalı boyadan zehirlendiğini iddia ettiği bir davaya dahil olmuştu. Bu Baltimore’da büyük bir problem” diyor Pietila.

Baltimore’un karşı karşıya kaldığı barınma sorunları emniyet güçleri ile kentte yaşayanlar arasındaki ayrımları da arttırıyor. “Polis departmanının neredeyse yarısı Baltimore’da bile yaşamıyor; aynısı itfaiye için de geçerli” diyor Pietila. “Toplumda – sadece siyah toplumda değil beyaz toplumda da–  polisin yabancı olduğuna dair bir his var.”

Yine de Freddie Gray’in geldiği Sandtown- Winchester Mahallesi gibi konutların daha gelişmiş olduğu yerler de bu sorunlardan azade değil, daha kapsamlı reformlara ihtiyaç duyuluyor.

“İnsanlık İçin Yaşam Alanı (HFH) orada pek çok yenileme yaptı” diye belirtiyor Pietila. “1970’lerde ve 80’lerde insanlara, onlara iyi konutlar sağlayarak, toplumda bir yer verilebileceğine, sorunların bir kısmının çözülebileceğine dair bir inanç vardı. Tabii ki Sandtown’ da, insanların çoğu işsiz, bu da kilit bir sorun ve kilit bir etken: İnsanların işe ihtiyacı var. Bir neslin öfkeli siyah erkekleri asla düzenli işlere sahip olamayabilir.”


Orijinal kaynak: ‘’How housing and discrimination have long fueled Baltimore's anger’’ http://www.pri.org/stories/2015-04-30/how-housing-and-discrimination-hav...


[1] Rust Belt kentleri eskinin güçlü endüstrilerine ev sahipliği yapmış olan, fakat sonra endüstrinin çökmesiyle ekonominin kötüleştiği ve nüfusun çoğunun terk ettiği kentleri ifade eder. Bu tanım 1980’lerden sonra ABD’de kullanılmaya başlanmıştır ve en ünlü örneği Detroit’tir. Terimin birebir çevirisi de bu ‘paslanmaya’ referans veren ‘Pas Kuşağı’dır. Ekonomi üretimden hizmet sektörü ve teknolojiye kaydıkça ‘Rust Belt’ten ‘Sun Belt’ (Güneş kuşağı) kentlerine bir kayma gerçekleşmiştir. 


Katkı ve önerileriz için: [email protected]

Blogumuzu sosyal medyadan da takip edebilirsiniz:

facebook: https://www.facebook.com/baska.1.kent

twitter: @BaskaKent