Sokaklardan, senfoni orkestrasına umut dolu bir yolculuk: Hayta

Sokaklardan, senfoni orkestrasına umut dolu bir yolculuk: Hayta

Özlem Ergüz Koç
14/01/2016 Perşembe

Çok uzun zaman oldu içimizi ısıtan bir haber almayalı, yüzümüzü güldüren bir konuyu konuşmayalı. Biraz okur yazar, biraz da sosyal medya ilişkili biriyseniz hele, ruhunuzun daraldığı, kendiniz çıkmazda hissettiğiniz, kaçacak delik aradığınız ama bulamadığınız, çaresizlikten kıvrandığınız, vicdan azabından öldüğünüz günlerdesiniz muhtemelen. Artık sayılmıyor bile karaya vuran bedenler. Çocuklar öldürülmesin diyenler suçlu, çocukları öldürenler baş üstünde. Bazıları nerede bomba patlayabilir diye düşünüp, ona göre yapıyor hafta sonu planlarını ama birkaç saat ötede kahvaltı sofrasında vuruluyor bir çocuğun anası. Rengarenk resimler yapması gereken ellerden, neşeli şarkılar söylemesi gereken dillerden küçük kurşunla vurulma dilekleri, cennete karnını doyurma umudu dökülür oldu. Her gün, ama hergün bir öncekini aratır oldu. "Daha kötü ne olabilir ki?" demeye korkar olduk. "Bu kadar da olmaz" çıktı literatürümüzden. Herkes birbirine fısıltıyla ne yapacağını soruyor artık. Gideceğim buralardan diyenler kınanmıyor, kalacağım diyenler alkışlanmıyor. Kimse ertesi gün ne olacağını bilmiyor.

Peki biz size çözüm olarak bir çocuğa keman hediye etmenizi söylesek?

Bizler de biliyoruz, keman çalmanın karın doyurmadığını, savaşları durdurmayacağını. Ama gelin umut dolu bir kitaba birlikte göz atıp verelim son kararı.

Angeliki Darlasi'nin yazdığı, Iris Samartzi'nin resimlediği ve Türkçe'ye Seda Kostik'in çevirdiği Hayta isimli kitaptan bahsediyoruz. Kuraldışı Yayınları'ndan çıkan kitap sokaklardan senfoni orkestrasına uzanan gerçek bir öyküyü anlatıyor.

Çok ama çok fakir bir çocuğun, Hayta'nın bir suç çetesi üyesi olmak üzereyken, kendisine hediye edilen bir kemanla hayatının değişmesini konu ediyor bu kitap. Her satırı, her sayfası umut dolu.

Kitap; yoksulluğun yalnızca yiyecek ve barınak eksikliği duygusu olmadığı, "hiç kimse olma" duygusu, bir kimlik eksikliği olduğunu vurgulayarak başlıyor. Sonrasında Hayta'nın bir kemanla özdeşleşen kimlik edinme serüvenini çok sade bir anlatımla ve çok etkileyici resimlerle aktarıyor okuyucuya.

Hayta'nın bir anda değişen Yeşilçamvari hayatı değil, insanda bir yere dokunma, bir yaraya ilaç olma, bir şey yapma isteği uyandıran hikayesini hem çocuklar, hem de büyükler mutlaka okumalı.

Kitap, El Sistema ve Venezuela Simon Bolivar SenfoniOrkestrası müzisyenlerinin, gerçek yaşamlarından esinlenerek kaleme alınmış. El Sistema, Venezuela'li bir müzisyenin 1975 yılında kurduğu ve Karakas'ın arka sokaklarında yaşayan 11 çocuktan oluşan orkestrasının adı. El Sistema bugün dünyanın her yerinde çocuklara karşılıksız müzik eğitimi vermeye devam eden bir vakıf.

Umuda ihtiyacımız var. Ancak umut, uğrunda emek harcadığınız bir düşten doğar. Kitabın ilk sayfasında bir atıf var; "daha iyi bir dünyanın hayalini kuranlara ve hiç değilse daha iyi bir yer olması için çabalayanlara" yazıyor. Buradan yola çıkarak kemanı bir sembol kabul edersek, “haydi daha iyi bir dünya için bir çocuğa keman verelim” diyebilir miyiz?

Hayta

Yazan: Angeliki Darlasi

Resimleyen: Iris Samartzi

Çeviren: Seda Kostik

 Kuraldışı Çocuk, Ekim 2015