Maceralı bir yolculuk: İğne Deliğinden Dünya

Maceralı bir yolculuk: İğne Deliğinden Dünya

Görüşme: Ezgi Karataş
18/05/2015 Pazartesi

Büyüteç ne büyülü oyuncaktır... Minicik dünyaları kocaman oldurur. İğne Deliğinden Dünya projesi de çocuklar için bir anlamda büyüteç , zira küçücük bir iğne deliğinden dünyanın kapılarını çocuklara açacak bir hayal... 

Türkiye'de başlayıp, daha sonra farklı ülkelere uzanacak bir hayalin, fotoğraf sanatının pahalı makine ve aksesuarlarla gerçekleştirilen lüks bir hobi olmadığını savunan projenin mimarları Buse Öngen, Şenay Yaşar ve Sinem Poyraz. Çocuklarla ilk Heybeliada'da buluştular, şimdilerde son hazırlıkları yapıyorlar proje için. Biz yolculuk başlamadan evvel projenin hikayesini Şenay Yaşar'dan dinledik...

Maceralı bir yolculuğun kapılarını ‘İğne Deliğinden Dünya’ projeniz ile çocuklara açacaksınız. Öncelikle projenizden bahseder misiniz?

İğne Deliğinden Dünya Projesi, öncelikle yaşam şartları zor olan bölgelerde yaşayan birçok çocuğa fotoğraf çekebilecekleri, üretebilecekleri, ürettiklerini tüm dünya ile paylaşabilecekleri ortak bir platform yaratma amacındadır. 10-12 yaş arası çocuklarla gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bu proje ile çocuklar kendi ürettikleri iğne deliği makinalarla fotoğraf çekecek ve çekilen fotoğrafların geliriyle fotoğraf çekme süreçlerine devam edebileceklerdir.

Proje ile dünyada birçok çocuk ortak bir  deneyimi paylaşarak aynı platformda buluşacak. Önceliğimiz deprem , doğal afet  vb yaşamış ya da hayat şartları oldukça zor olan bölgeler. Çocuklar kendi hayatlarına dışarıdan bir gözle bakabilsin ve gördüklerini tüm dünya ile paylaşabilsin umuduyla projeyi kurguladık.

Üç arkadaş bu projeyi yürütüyorsunuz. Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Aslında projenin  fikir aşamasından bu yana düşünceleriyle destekleriyle projeyi ayaklandıran birçok arkadaşımız var. Fakat yolculuğa üç kadın olarak çıkıyoruz. Üçümüzün aynı temellerden geldiği söylenebilir. Sinem ve ben üniversiteden arkadaşız; ikimiz de Yıldız Teknik Üniv’de Fotoğraf ve Video okuduk. Sinem daha sonra backstage ile devam etti mesleğe. Sinema filmlerinde kamera arkası fotoğraf ve video çekiyor. Bir ara çocuk oyunculara da koçluk yaptı. Ben çeşitli fotoğrafçılık, reji, kamera arkası deneyimlerinin ardından 1 yıl Londra’da yaşadım ve çocuklarla çalışmaya orada karar verdim. Yaklaşık 3 senedir çeşitli anaokullarında 0-6 yaş arası çocuklarla Kindermusik ve Reggio Emilia programıyla ingilizce müzik ve sanat dersleri yapıyorum. Buse de uzun zaman önce hayatlarımıza dahil oldu; İletişim Tasarımı mezunu ve proje başlangıcına kadar film / reklam setlerinde dekor, aksesuar yapıyordu.  Üçümüz uzun zamandır beraber yaşıyor sayılırız.

Daha önce çocuklarla buna benzer projelerde bulundunuz mu? Daha doğrusu böyle bir proje yapmak nereden aklınıza geldi?

Üçümüz de insanları mutlu etmekten, gülmekten, işe yaramaktan keyif alan arkadaşlarız. Dünyaya geri verebileceğimiz, kendimizden katabileceğimiz bir şeyler olduğuna inanıyoruz.  Dünyada savaş mağduru, deprem mağduru ya da sadece yoksul çocuklar var. Bu onların suçu değil ve çoğu farkında bile değil dünyada neler olduğunun. Proje de galiba buradan şekillendi. Onlar için neler yapabiliriz elimizden neler geliyor diye yola çıkarak bu noktaya geldik. Benim çocuklarla çalışıyor olmamın da etkisi var tabii ki.

Bu projenin pilot dersini geçtiğimiz ay Heybeliada’da gerçekleştirdik. Hem çocuklar hem de bizim için çok keyifliydi. Şimdi önümüzde Washington’da gerçekleşecek olan International Child Art Festival (ICAF) var. Projeyi duyup, bizi davet ettiler; çok heyecanlıyız.  

Fotoğraf maddi imkânlarla beslenen bir sanat dalı ve siz az bütçeyle üretim yapma hedefindesiniz. Peki, bunu nasıl gerçekleştireceksiniz?

Fotoğraf pahalı bir uğraş kesinlikle; objektifinden filmine, en küçük detayına kadar. Projenin fikri de bu sorundan ortaya çıkarak geldi sanırım. Çoğu ünlü fotoğrafçının, yönetmenin hayatlarından hikayeler duyduk, -İlk fotoğraf makinamı dedem, annem, babam vs çok küçükken hediye etmişti.- gibi. Hediye edecek kimsesi olmayan çocukların hayatlarına girmek istedik. Ve keşke elleriyle üretebilseler diye düşündük. Pinhole tekniği fotoğraf bölümlerinin ilk 2 3 üncü dersinde alınıyor. Fotoğraf çekmenin temeli. Kendi makinanı kendin yaratıyorsun. Tabii bu arada projede fotoğraf bir araç. Çocuk  öncelikle birey olmayı, fikirlerini söylemeyi, ardından kendi elleriyle kullanacağı ekipmanı yaratmayı ve bu yarattığı makinayla fotoğraf çekmeyi , üretmeyi ve paylaşmayı öğreniyor. Her şeyin bu kadar kısa sürelerde tüketildiği dünyada, bu tarz bir iletişimle yola çıkmak bizlere doğru geliyor. Böylece fotoğraf amaç değil, bir araç olmuş oluyor projemizde.

Pinhole kamera oldukça basit; ışığa duyarı bir malzemeniz yani 35mm  filminiz ve karanlık bir kutunuz olması yeterli. Biz kibrit kutusunu seçtik ki bu oldukça küçük bir makina oluyor çocuklar makinaları yapıp kendi evlerine hayatlarına dönüp fotoğraf çekebilsin diye. Bu arada www.pinholeforkids.com adresinden nasıl yapacağımızı izleyebilir, kendilerine bir makina yapabilirler.

Yaşam şartları zor olan bölgelerdeki çocuklarla temas edip kendi dünyalarına farklı bir gözden bakmasını sağlamayı belki de yaralarını sağaltmayı hedefliyorsunuz. Bunun için kafanızda bir güzergah var mı? Yolculuk ilk ne zaman?

Evet; öncelikle Türkiye’den başlayıp sonrasında Asya ve Güney Amerika’dan oluşan bir yıllık bir plan çizdik kendimize. Yola da Ağustos ayı gibi Türkiye ile başlıyoruz. Türkiye’deki tüm bölgelerden birer şehre ulaşacağız yani toplamda 7 bölge- 7 şehir- 3 kadınJ Asya ve Güney Amerika için ise şimdilik sadece belli bölgeler var aklımızda. Özellikle son günlerde Nepal’de yaşanan üzücü olaylar rotaya iki etap olarak Nepal’i de katmamıza neden oldu. Proje ilk senesini tamamladığında, diğer ülkelere doğru da yola çıkabiliriz. Bu konuda da herkesin desteğine ihtiyacımız var. Bizler kendi araştırmalarımız ve bize yardımcı olmayı kabul eden birkaç kişinin yardımıyla rota çiziyoruz aslında; mutlaka ulaşmamız gereken yerler vardır ancak bunu öngöremiyor olabiliriz.

Dünyayı Verelim Çocuklara Blogu olarak tüm ekibe teşekkür eder, iyi yolculuklar dileriz. Yolları açık olsun...

Katkı ve öneriler için; [email protected]