Mutlu yıllar…

Mutlu yıllar…

Gökçen Düzkaya
31/12/2015 Perşembe

Bir sabah uyandınız. Bir de baktınız ki her şey eskisi gibi. Oysa siz de birçok şeye sahip olmak istediniz. Belki de çok şey değil hani, sıcak bir ev, huzur, tokluk ve mutlu edici başka bir dizi şey… Her gün o günkü kadar acımadı canınız. Ne vardı sanki böyle günler de olmasaydı. Oysa çok şey miydi istediğiniz? Şu hayatta en çok sevdiğiniz insana almak istediğiniz hediye sizce çok şey miydi? Bu kadarcığını istemeye de mi hakkınız yoktu! Ah şu para! Olmasaydı ne vardı sanki. Olmayınca sevgi de mi hissettirilmez olur? Yani o olmasa karşınızdaki kişi sizi daha az mı sever? Hayır, canım, tabi ki de hayır… Ama yine de onun en sevdiği hediyeyi alabilseydiniz… Çok muydu istediğiniz…

Birinin saçı var ötekinin saati. Malum hikâye… Biz anlatmayalım, gelin siz okuyun çocuklar. Bir de sizi en az sizin kadar çok seven sevdiklerinize alamadığınız hediyeler için üzülmeyin... 

Çok mutlu yıllar! Seneye görüşmek üzere!

Yazarın notu: “Ben size iki aptal çocuğun, hiç bilgece davranmayıp en kıymetli şeylerini birbirleri için feda edişlerinin hikâyesini anlattım. Son söz olarak bugünün bilgelerine şunu söylemek isterim ki, hediye verenlerin içinde en bilge olan bu ikisidir. Hediye veren ve alanların içinde de en bilge olan onlardır.” O. Henry

Yeni Yıl Hediyesi

O. Henry

Resimleyen: Berk Öztürk

Aylak Adam Yayınları

2015, 20 sf.

Katkı ve öneriler için; [email protected]