Barbie bebek değişirse dünya iyileşir mi?

Barbie bebek değişirse dünya iyileşir mi?

Devrim Yalçınkaya
05/02/2016 Cuma

1959’dan beri ideal bir kadın modeli olarak çocuklara sunulan Barbie bebeklerin artık farklı boy, beden ve etnik özelliklerde üretileceği duyuruldu. Her ne kadar üretici firma bu değişiklik ile çocukların tablet ve plastik oyuncaklara olan ilgisini tekrar oyuncak bebeklere çekmeyi amaçladığını açıklasa da bu gelişme tek tip güzellik tabularını yıktığı düşüncesiyle pek bir ilgi gördü. Ne var ki alkışlanan bu değişim Barbie’nin dış görünüşünün ötesine geçmiyor. Bedeni, boyu, ‘etnik’ özellikleri çeşitlense de Barbie gerici bir kadınlık sembolü olma özelliğini koruyor.

Barbie’nin oyuncakları, filmleri, kıyafetleri, dergi ve kitapları ile kuşatılan kız çocuklarına güzellik normlarının ötesinde, genel bir kadınlık algısı dayatılıyor. Burada Barbie kadını üretimden, gerçek insan faaliyetlerinden habersiz, tüketim ve haz nesnesine dönüşmüş ve aynı zamanda cinsiyetçi bir biçimde çocuklara sunuluyor. Barbie’nin gerici bir kadınlık sembolü olması buradan başlıyor.

Bu gericilik biçimi ‘gecenin üçünde kadının sokakta ne işi var’ diyen gericiler ile aynı damarlardan besleniyor ve ancak gecenin üçünde açık bir AVM olup olmamasına göre buradan ayrışabiliyor.

Kapitalizmin ihtiyaç duyduğu ve yarattığı bir kadın modeli olan Barbie dünyasında kadınlar, ev, alışveriş ve eğlence üçgeninde sunuluyor. Ev kadına ait bir mekan ve aynı zamanda kadının tüketim tapınağı oluyor. Bu dünyada kıyafetlerinin, takılarının, makyaj malzemelerinin ancak taşıyıcısı olabilen kadın, çevresiyle ilişkisini de tüketim nesneleri üzerinden kurabiliyor ve modaya uyum sağladığı kadar çevresine uyum sağlayabiliyor.

Barbie’ler üzerinden tüketim makinasına dönüşmüş insanlar kurgulanırken öte taraftan Barbie’lerin farklı boy ve bedende üretiliyor olması bir iyiliğe işaret etmiyor. Sunulan bu farklılığın, ‘çok renkliliğin’ altında kapitalizmin karanlığı çocukları bekliyor.

Kapitalizmin kendi dış görünüşünde yaptığı her yenilik, kendi karanlığı devam etsin, insanlar birer Barbie’ye dönüşsün, ışıltılı hayaller ile kendi görüntüsüyle uğraşmaktan kapitalizmin karanlığını görmesin diye yapılıyor.

Katkı ve öneriler için; [email protected]