Anne/Baba sevişmek ne demek?

Anne/Baba sevişmek ne demek?

Deniz Arık Binbay/Psikiyatrist
29/12/2015 Salı

Kadınlığından utanmayacak genç kızlar ve seksi zafer görmeyecek erkek çocuklar yetiştirmek için yoğun istek üzerine bu hafta ön ergenlik çağındaki çocuklarla cinsellik nasıl konuşulmalı konusunu yazmaya başlıyoruz.

Öncelikle okumadıysanız ergenlik yazımıza göz atmanızı konu bütünlüğü açısından öneriyoruz. Gün gelir küçük kuzunuz büyür, hele de çevresinde kendinden birkaç yaş büyük arkadaşları-abileri ablaları varsa sizi beklemediğiniz bir anda gafil avlayabilir.  “Seks ne demek?” “Her seferinde çocuk oluyor mu?” “Sen de yapıyor musun?” Daha geçen gün perilere, örümcek adama inanan, sizin onayınızı almak için deli divane olan küçük çocuğunuz ne çabuk değişmiştir böyle...

Anne-babalık her gelişim basamağında birlikte büyümeye elveren, kendimizi de sorgulamaya yol açan bir süreç. Bu aşamada da kendi tabularımızı ve cinselliğe bakışımızı sorgulamak, öncelikle kendi yanlış ve eksik bilgilenmelerimizi düzeltmek gerekecektir.

En bilinçli olanlarımızda bile maalesef yaşadığımız toplumsal düzenin ve dinci gerici uygulama ve baskıların izleri var. Yarım yamalak bilgilerle ve çoğunlukla suçluluk duygularıyla cinsellik yaşamaya başlamış, bilgilerini hep akran çevresinden öğrenmiş birkaç nesil olarak şimdinin okumuş, orta sınıf anne babaları kendi çocuklarına bilmedikleri bir şeyleri öğretmeye çalışıyorlar. Biraz çocuklarımıza bilgisayarı öğretmek gibi... Kendimiz el yordamıyla öğrendik, aktaracaklarımız da kendi deneyimimiz, emeğimiz ve repertuarımız kadar. Zihninin içi toplumsal ve dini hurafelerle doldurulmuş, kendi bedeninden uzaklaştırılmış kişilerin sağlıklı bir cinsellik yaşaması da, cinselliği çocuklarına anlatması da kör topal olacaktır. Cinselliğinden utanması öğretilmiş bir toplumda bu konunun rahatça konuşulması akranlar arasında bile zorken, hele de anne baba olduktan sonra kişinin çocuğuyla konuşmasının kızarmalar, geçiştirmeler, yalanlarla dolu olması kaçınılmazdır. Çocuğun bu tip bir etkileşimden öğreneceği ise cinselliğin utanılacak, pek de hoşa gitmeyen ve onaylanmayan bir mesele olduğudur. Saklanması gerekir. Saklamak genci tehlikelere de açık hale getirebilir. Bu nedenle cinsellik gençlerle konuşulması gereken bir konudur. Ne kadar açık, rahat, utanmadan ve utandırılmadan konuşulursa çocuklar da o denli güvende olurlar.

Çocuklar ve gençler cinselliğe ve kendi cinsiyetlerine bakışlarında anne babalarının izlerini taşırlar. Ancak anne baba bunu nasıl aktarır? Sadece sözleriyle değil, çoğunlukla davranışlarıyla, bilinçaltı mesajlarla kaydedilir. Ancak dönem değişiyor ve bundan en çok etkilenen de bu dönüşüme en hızlı ayak uyduran da ergenler. Teknolojinin çağımıza getirdiği hız ve günümüz kapitalizminin tüketim dayatmasıyla önergenler hatta çocuklar cinsellikle daha da erken tanışır oldular. Belki de cinsellik de hızla tüketilen bir şeye dönüşüyor. Örneğin ruh sağlığı alanında sık görmeye başladığımız, özel okullarda modern anne babaların cinselliğe sınır koymadan büyüttüğü 15 yaşında düzenli seks hayatı olan, hem sevgilisi hem 'f-body'si olan, ders açısından başarılı gençleri nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Özgürlükten yana olan ebeveynler tuzağa düşmeden bu çağın gençlerine nasıl yaklaşmalıdır?

Belki öncelikle cinsellikten kısaca bahsetmek gerekir.

Cinsellik bir alma verme ilişkisidir. Sevgi, ilgi, güven, haz alınır ve verilir. Kişinin hem kendinin  hem de partnerinin istek ve beklentilerinin karşılanmasını gerektirir. Bu nedenle zor bir iştir, emek ister. 

Gündelik hayatın bir parçasıdır, doğaldır. Yemek, içmek, uyumak gibi bedenimizin işlevlerinden biridir. 

Yalnızca üreme amaçlı değildir, keyifli bir oyundur. Sadece insanlarda değil doğada başka canlılarda, örneğin bonobolarda gündelik hayatın keyifli bir parçasıdır. 

Cinselliğin içinde agresif bir bileşen de vardır. Agresif dürtülerin boşalımını sağlayarak, ilişkinin daha mutlu ve keyifli hale gelmesine yarar.

Cinsel birleşme sırasında salgılanan bağlanma hormonu çiftleri yakınlaştırır.

Peki çocuğumuzun sorduğu sorulara nasıl yanıtlar verelim, neleri anlatalım?

İlk olarak çocuğunuz sizi şaşırtan bir soruyla geldiğinde neler bildiğinin anlaşılması gerekir. İyi bir dinleyici olup, çocuğun merak ettiklerini öğrenirseniz ona göre yanıtlar verebilirsiniz. Doğru kaynak, doğru bilgi, doğallık ve sınırlar düsturlarımız olmalı. Öncelikle altın kural kişisel bilgileri değil genel ve bilimsel bilgileri kullanmak. Kendinizden ve eşinizden asla örnek vermeyin. Cinsellikle ilgi bilgileri kendinizi konu ederek anlatmayın.Bedeniyle ve cinselliğiyle barışık ebeveynler çocuklar için olduğu kadar ön ergenler için de en önemli örnektir. Ancak sınırların çok iyi korunması gerekir. Doğallıkla, çocuğu cinsel anlamda uyarmak arasında ince bir çizgi vardır ve her zaman doğallık tarafında kalınmalıdır. Yanında çıplak kalmamaya, özel bölgelerinizin görünmemesine, eşinizle çocuğun yanında uyarıcı hareketlerde bulunmamaya (oynaşmamaya), basılmamaya özen göstermeniz gerekir.

Çocuklarınızın internet kullanımı mutlaka denetleyin ve sınırlayın, ebeveyn denetimi olsun. Çok erken yaşta cinsellikle pornografi aracılığıyla tanışmak ağır ruhsal hastalıklara, kaygı bozukluklarına, özellikle obsesif kompulsif bozukluğa yol açabilir. Doğru, çocuğun yaşına uygun, ihtiyacı kadar bilgi vermek de önemli kurallardan biri. Siz anlatmak istediklerinizi değil, onun merak ettiklerini ve işine yaracak olanları söyleyin. Çocuğunuz sizinle bu konuşmalarda rahat hisseder ve doğru bilginin sizden geldiğini hissederse zaten ihtiyacı oldukça sormaya devam edecektir. Her şeyi birden anlatmaya çalışmayın. Gelecek tepkilere ve sorulara göre anlatmayı sürdürün.

Bilimsellikle sevgi, yakınlık ve doğallığı birleştirmek zor görünse de yapılabilir. Önergenler ve ergenler, hele de bu çağda, sandığımızdan çok daha fazlasını anlayabilecek beceri ve zeka kapasitesine sahipler. Dokunmak, birbirimizi yakın hissetmenin en önemli yolu. Duymak, görmek, koklamak bu hissi daha da kuvvetlendiriyor. Dokunduğumuzda sinir uçları uyarıları beynimize götürür ve beynimizle hissederiz. En çok sinir ucunun bulunduğu yerlerse vücudumuzda parmak uçları, dudaklar, vajina, penis, meme ve kalçalar. Birbirlerini çok yakından hissetmek isteyen, örneğin birbirine aşık olan insanlar bu bölgelerini birbirine dokundurarak keyifli bir oyun oynarlar. Bu oyuna sevişmek, ya da seks denir.

Burada bir parantez açmak gerekiyor. 'Seks' sözcüğü özellikle bizim ülkemizde duygudan arınmış, sadece fiziksel cinsellik olarak algılandığı için bazı ebeveynler bu sözcüğü tercih etmeyebilir. Bebek nasıl olur sorusunun çocuklara nasıl anlatılacağını daha önce bir kitap tanıtımıyla yazmıştık. İsteyen oradan okuyabilir ve birleştirebilir.

Basamaklı geçiş özellikle kız çocukları için önemlidir. Ergenlik döneminde özellikle gencin denemeler yapmaya başlayacağı hissedilmeye başlandığında süreç ve haklarıyla ilgili de bilgilendirilmelidir. Örneğin bu cinsel oyun yavaş yavaş başlar, önce el ele tutuşmak, öpüşmek, sevişmek, sonra yavaş yavaş bir birinin cinsel organlarını ellemek, sonra cinsel organları birbirine dokundurmak gibi denilebilir. Bu basamakların yavaş yavaş ve sırayla ilerlemesi önemlidir, özellikle kız çocukları için hazır olmadan atlanan basamaklar travmatik yaşanabilir.

Hazır olmak ve istemekle ilgili gence bilgi vermekte de yarar vardır. Halen birçok erişkinin düşündüğünün aksine her an vazgeçilebilir, cinselliği istemek kadar istememek de bir haktır, karşınızdaki kim olursa olsun. Bu bir görev olmadığı gibi her zaman hazır olmak ve istemek de mümkün değildir. Her zaman aynı yemeği istememek ya da bazen ayakta atıştırmak bazen uzun uzun oturulacak sofralar kurmak gibi  ya da bazen iştahınızın olmaması gibi. Birisinin yanında çıplak bile yatsanız dur dediğinde durmalıdır. İstenmeyen her tür dokunuş istismardır.

Cinsiyetçi ve heteroseksist dil kullanmamak da çok önemli. Farkındaysanız şimdiye kadar yazının hiçbir yerinde bir kadın ve bir erkek demedik. Bu dili kullanmamak önemli. Toplumun yaklaşık yüzde 10'unun homoseksüel ya da biseksüel olduğunu biliyoruz. Yani karşımızdaki önergen de bu grupta olabilir. Kadın erkek dediğiniz anda, kendisinin eğilimlerini sezen çocuk, kabul edilmeyeceğini hissederek sizinle bu alandaki iletişimini kesebilir. Ya da kendisi heteroseksüel olsa bile, homoseksüel/biseksüel kişilere karşı önyargı geliştirebilir. Önümüzdeki hafta bloğumuzda bu konuda daha detaylı bir yazı bulabilirsiniz.

Özellikle erkek çocukları için performans ve sayı odaklı bir cinselliğin gerçek ve doğal olanı bozacağını vurgulamak da önemlidir. Büyüklük, uzunluk, kısalık değil, keyif, mutluluk, yakınlıktır asıl olan. Bunun bir maç değil bir dans olduğu söylenebilir. Kimin kaç gol attığıyla ilgilenmek yaşanan anların tadını kaçıracaktır.

Güvenli seksi anlatmak da bu noktada kritik önemdedir. Ergenlerin cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve gebelikten korunma yöntemlerini bilmeleri gerekir. Bu gelişimsel dönemde cesaret tavanda, akıl bir karış havada, eylemlerinin sonuçlarını düşünme yerlerde olabilir. Beyin görüntüleme çalışmalarında ergenlerde beynin planlama ve sorumluluk alanlarında aktivitenin nerdeyse olmadığı görülmüştür. Bu nedenle ebeveynin denetimine ve yönlendirmesine ihtiyaç duyarlar. Ancak özerkleşme istekleri nedeniyle bu denetimi reddettikleri için çok riskli bir dönemdir ve ebeveynin ne çok yakın ne çok uzak durması gerekir. Oyun oynarken, daha cinsel birleşme bile gerçekleşmeden hamile kalıp, önce anlamayıp sonra utancından sakladığı için doğurmak zorunda kalan 13-15 yaşında ergenler görmekteyiz.

Son yıllarda ergenlerin başına sıklıkla bela olan bir konu da internetin güvenli kullanılmamasıdır. Yaşadıkları cinselliğin güvenlik nedeniyle kaydedilmemesinin vurgulanması, birbirlerine kameradan ya da fotoğrafla çıplak görüntülerin gönderilmemesi de çok önemlidir. Aksi takdirde şantajlar, polisler, mahkemelerle gençler ve aileleri çok zor ve acılı süreçler yaşayabiliyorlar.

Her şey konuşulabilir ancak kendi istediği kadar. Burada çocuğa/gence merak ettiği başka şeyler olup olmadığını sormak uygun olur. Duyduğu ve aklına yatmayan konuları büyük ihtimalle soracaktır. Cinsellik ülkemizde çok kapalı bir alan olduğu için insanlar yanlış, çarpık inanışlar ve bilgilerle doludur. Çocuk sordukça tek tek ele alınması ve düzeltilmesi gerekir. Sormadan anlatılıp kafası karıştırılmamalı, çocuk/genç erkenden uyarılmamalıdır.

Örneğin sevişmek sadece çocuk yapmak amaçlı değildir. Yakınlık, bağlılık, mutluluk, kendini sevilebilir ve değerli hissetmek için de sevişilir. Bir erkek her zaman cinselliğe hazır ve nazır bulunmak zorunda değildir. Deneyim önemlidir. Himen (toplumda bilinen adıyla kızlık zarı)nın aslında bir işlevi yoktur, kalıntı bir deri katlantısıdır, aşırı kanamaz, ilk ilişki ağrılı olmak zorunda değildir, normal ilişki sıklığı ya da sayısı diye bir şey yoktur, herkesin kendi normali vardır gibi gibi, yazmakla bitmez. Bunların hiçbirini anlatamıyorsanız ortalıkta bırakabileceğiniz bilimsel bir kitap bulundurun ve ara ara açık unutun. 

Haftaya konuyu ayrıntılandırmaya devam edeceğiz...