Yaşasın bütün iyi dostlarım burada!

Yaşasın bütün iyi dostlarım burada!

Başak Evren
17/01/2015 Cumartesi

Kapılarımızı kilitleyip evimizde oturmamızın, kimseye sırrımızı, derdimizi anlatmamızın öğütlendiği bu sistemde sizde kırmızı burnunuzu çekerken uykuya daldığınız da üzerinize battaniye örten, varlığıyla güven veren bir dostun eksikliğini duymuyor musunuz? “Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün” yalnız kalmaya şartlandırıldığımız bu günlerde dostluğun sıcaklığını anlatıyor.

Dostluk gibisi var mı?

Amos hayvanat bahçesinde bekçidir. İşleri yoğun olmasına rağmen dostlarına da vakit ayırmaktadır. Bir gün Amos hastalanır işe gidemez. O sırada hayvanat bahçesinde hayvan dostları Amos’u bekler. Fil piyonlar yerleştirmiştir. Kaplumbağa bacaklarını esnetmiş, penguen tek başına sabırla oturmuş bekler vaziyettedir. “Amos nerede?” diye meraklanmaya başlar hayvanlar.

Amos ileri yaşına rağmen tavşanlı terlikleri ve ayıcığı ve yüzündeki gülümseme ile bir çocuğu andırır.  Hiç kaybetmeyen kaplumbağa ile yarışır, fil ile satranç oynar, karanlıktan korkan baykuşa kitap okur..

Hastalandığı gün ise hayvan dostları Amos’un yanına gelir ve her biri kendi özgünlüğünde dostluğun şefkatini ve sıcaklığını gösterir. Biri çay demler, biri ayağını ısıtır, biri ona mendil verir, biri kitap okur. Amos dostlarının varlığı ile mutludur ve kendisini iyi hisseder. Ertesi gün işe geç kalmamak için erkenden yatarlar.

Hikayemiz de burada biter. Ama, Amos’un Hastalandığı Gün üzerine azıcık daha söz söylemeyi hak ediyor. Zira çizimlerinin ve çizerlerinin öyküsü de dinlemeye değer…

Sessiz Bir Kitap

Amos’ta hiç bir şey ışıltılı ya da pembe değil, bir çocuğu etkileyip satın alınması için hazırlanmamış.  Resimlerde sadelik ve sadece bir dostun verebileceği huzur var. Kitabı okumadan da resimleriyle anlamak mümkün, hatta kitapta birkaç sayfada sadece resim var, yazı yok. Burada hikayeyi tamamlamak okuyucuya kalıyor. Kitap çok satmak için planlanmamış, kitabın sadece birkaç bin alıcısı olacağı düşünülürken 17 dile çevrilmiş ve üç yüz binin üzerinde satmış.

2010 yılında New York Times tarafından en iyi resimli kitap seçilen ve yine aynı yıl Publishers Weekly tarafından  en iyi çocuk kitabı seçilen Bekçi Amos’un öyküsü  2011 yılında Caldecott madalyası ile de ödüllendirilmiş.

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün,  Philip C. Stead tarafından yazılmış, eşi Erin Stead tarafından resimlenmiş. Philip, bir yayıncı ile görüşürken, Erin’in “bitmemiş” bir çizimini göstermiş. Yayıncının  çizimi beğenmesi üzerine Amos projesi için onay çıkmış. Philip hızlıca metni yazmış ama çizimlerin tamamlanması 16 ay sürmüş. Bu kitapta Erin, ahşap baskı tekniğini kullanıyor, illüstrasyonu tamamlamak için de kalem kullanmış. Erin, New York City’deki bir çocuk kitapçısında yarı zamanlı çalışmasını şimdiye kadarki en önemli işi olarak tanımlıyor. İllüstrasyon konusunda çok şey öğrendiğini ekliyor.

 

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün

Philip C. Stead

Resimleyen : Erin Stead

Çeviren : Esin Uslu

YKY yayınları, 2010, 36 sf.

2 + yaş

www. phlipstead.com

www.erinstead.com