Sınıfın Sağlığı

Şaka değil, gerçekten böyle artık. Dün işyerlerinde işveren veya işveren vekili tarafından yürütülecek iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin yönetmelikte yapılan bir değişiklikle, 50’den az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliği hizmetleri işverenler tarafından yürütülmesine olanak sağlandı.

Aranızda hala “bu kadarı da olmaz”, “bunu da yapmış olamazlar” diyenler varsa, Resmi Gazete internette duruyor, açılıp bakılabilir. 

Abarttığımızı... Devamı için tıklayınız

Sınıfın Sağlığı okurları üniversitelerin bölünmesi konusunda 22 Nisan’da yazdıklarımızı anımsayacaklar:

“Bugün bu gidişi durdurabilecek ve tersine çevirebilecek biricik güç Türkiye İşçi Sınıfı’dır. Ancak sınıf bilincine sahip, örgütlü emekçiler aydınlanma bayrağını düştüğü yerden kaldırabilir ve yeniden ülkemizin gönderine çekebilir.” (*)

Maalesef tarih bizi bir kez daha haklı çıkarttı ve “üniversitenin” mücadelesi, arkasında işçi sınıfı olmadığı için... Devamı için tıklayınız

2018 1 Mayıs’ına girerken, “iş cinayetleri” yine Türkiye işçi sınıfının gündeminin “ilk” sırasında yer almaya devam ediyor. Yazıyı rakama boğmak istemiyorum, fakat yalnızca İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mart 2018 raporu, ay içinde “en az” 122 emekçinin daha iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini söylüyor. 2018 yılının ilk üç ay bilançosu ise 394.

Maalesef elimizde veri yok, ancak dünyada her 1 iş cinayeti ölümüne karşılık, “ortalama” altı meslek hastalığı ölümü... Devamı için tıklayınız

Herhalde Orwell bu deyişinin bir gün sol bir yayında makale başlığı olarak kullanılabileceğini aklının ucundan bile geçirmezdi. Kaderin cilvesine bakın ki, yazarın kitaplarında bir zamanlar komünist rejimleri karalamak için kullandığı argümanlar, artık kapitalist rejimlere ayna tutuyor.

İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ

Dedem Dr. Rusuhi Akalın’ın 1920’lerin başlarında mezun olduğu ve bendenizin 2000’li yıllarda Toplumcu Tıp dersleri verme şansına eriştiğim İstanbul Tıp... Devamı için tıklayınız

Bugünlerde İstanbul’da 1. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi ve Fuarı adı altında bir etkinlik gerçekleştiriliyor. Kongre’nin “acilde homeopati”, “kanıta dayalı homeopati”, “tıbbi çay hazırlama” gibi çok ilginç atölye çalışmaları ve “demir hipotezi”, “kanser tedavisinde kanıta dayalı akupunktur”, “kozmetik akupunktur” gibi insanın gerçekten “ne diyecekler acaba” diye meraklanacağı oturumlar var.

Bu konularda bugüne kadar çok yazdık. Tekrara düşmek istemiyorum, fakat... Devamı için tıklayınız

Artık dökülüyor… Hem de sapır sapır dökülüyor. Neresinden tutulsa, elde kalıyor.

Eminim sağlıktan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Sadece son bir haftanın sağlık haberlerine göz atsanız yeter “sapır sapır dökülüyor” demek için…

Nisan ayının ilk haftasına Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın, “aşı reddinin 23 binlere çıktığı” itirafıyla başladık. Oysa kamuoyu bu rakamın 12 bin civarında olduğunu sanıyordu. Durum sandığımızdan da kötüymüş. O... Devamı için tıklayınız

Sınıfın Sağlığı okurları 1 Mart 2018 tarihinde yayınlanan “Gıda zehirlenmelerine toplumcu yaklaşım” başlıklı yazımızı anımsayacaklardır.

İLGİLİ HABER
... Devamı için tıklayınız

Son yıllarda dünyada “halk sağlığı” disiplinine yönelik eleştiriler giderek artıyor ve şiddetleniyor. Halk sağlığının “varlık nedenini” (raison d'étre) inkar ettiğinden (1), “topluma zararlı” (public nuisance) hale geldiğine (2) kadar uzanan sert eleştiriler karşısında halk sağlığı suskunluğunu koruyor ve “işine” devam ediyor.

Eleştiriler, halk sağlığının “toplum perspektifini” terk ederek, “bireyi” odağına alması üzerine yoğunlaşıyor. Sağlığı sosyal, ekonomik,... Devamı için tıklayınız

KADINLAR GÜNÜNDEN, EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNE

8 Mart’ın tarihi, yirminci yüzyılın başlarında ABD’de kadınlara “oy hakkı” için yapılan “Kadınlar Günü” çağrısına dayanır. Her ne kadar çağrı “sosyalist” kadınlardan gelse de, oy hakları olmayan burjuva feministler de çağrıya sahip çıkarlar. Ancak oy hakkı burjuva feministler için mücadelenin “nihai hedefi” iken, sosyalist feministler bunu daha geniş bir mücadelenin yalnızca “ilk adımı” olarak görmektedir.

1910 yılında... Devamı için tıklayınız

Son yıllarda Türkiye’de “gıda zehirlenmelerinin” sağlık gündeminin ilk sıralarına tırmandığını fark etmiş olmalısınız. Geçen yıl özellikle asker kışlalarında üst üste patlak veren ve ne yazık ki bir kısmı ölümle sonuçlanan gıda zehirlenmeleri, medyanın da ilgi odağına yerleşti ve trafik kazaları, iş cinayetleri ve şiddet olayları gibi gündelik yaşamımızın bir parçası haline geldi.

İddia ediyorum, nasıl diğer sorunlarımızı çözemiyorsak, hatta bu sorunlar her geçen gün daha da artıyorsa... Devamı için tıklayınız

Pages