Serbest Kürsü

Din derslerinin eğitimin temel dokusunu oluşturması için ellerinden geleni yapıyorlar. Son olarak hiç de şaşırmadığımız bir haber…Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı çıkıp da din eğitiminin okul öncesinde başlaması gerektiğini söylüyor. Okul öncesinde, hem de okulda ! Ailelerin hatır, gönül, para, zor karşılığı sure ve dua öğretmesi yetmiyor. 3-4 yaşındaki çocuklar daha kalem tutamayıp, bağcıklarını bağlayamazken; anadillerini kem küm konuşurken; boyları kadar bir kitap, başlarında bellerine gelen... Devamı için tıklayınız

Dünyada çevre karnesi en kötü ülkelerin başında gelen Türkiye’de giderek artan yıkım politikaları gözleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na çevirdi. Ancak anne sütü ve bebek dışkısında ağır metal tespit edilecek kadar çevresel kirliliğin ayyuka çıktığı Türkiye’de ne yaban domuzları metropollere inmesi, ne de su kaynaklarında kanserojen etkilerin ortaya çıkması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın umurunda değil!
Çünkü daha birkaç gün önce AVM’ler, HES’ler, hastaneler, golf sahaları ve başka... Devamı için tıklayınız

Bazen içimdeki kaçıp gitme arzusu o kadar büyüyor ki...

Öyle memleketin halinden şikayet edip daha gelişmiş bir kapitalist ülkede iş imkanlarını araştırmak değil ama bahsettiğim.

Doğaya gitmek, toprağa, yeşile, denize karışmak.

Bir süreliğine de olsa iş stresinden, trafik çilesinden uzaklaşmak.

Sırt çantamı, çadırımı alıp gitmek, bisiklete atlayıp gitmek...

Hep yapılacak işlerimiz olduğundan, hep ertelediğimiz beyaz yakalı fantezilerimiz işte.

Bir de... Devamı için tıklayınız

''Şimdi sıra bunda mı? Başka işi yok mu bu adamın? Kafayı yedi iyice? Manyak mı bu? ...''

Küba'ya cami, Amerika'nın keşfi, kadınların erkeklerle eşit olamayacağının temelini üretim sürecine bağlarken kadınları ''doğurganlık özelliği'' üzerinden anneliğe mahkum etmesi, Aksaray'a cami, tüm kamu üniversitelerine cami,yetmedi balon cami hem de balon minareli! En baştan alırsak daha yüzlercesi... Ki daha gidemediği ve bir türlü fıtratına sokuşturamadığı Gazze duruyor.İlerleyen dönemlerde... Devamı için tıklayınız

Daha çok parmak sallayarak söylenen cümlelerdir. Bazen giriş ‘Devlet baba!’ deyimi ile başlar.

Biraz daha alafrangası; ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz!’ 

Acımaz olur mu? Parmak bu. Kim, nasıl keserse kessin bal gibi acır.

İyi de şeriat ya da devlet parmağımızı ya da herhangi bir yerimizi kesemez mi?

Kesmeli mi?

Kesmemeli mi?

Keserse ne olur?

Bir bizim parmaklarımız mı kesiliyor?

Mesela bu şeriat ya da bunlar, onlar yanlışlıkla kesmişse... Devamı için tıklayınız

Egemen sınıfın işçi sınıfını markaja alması “günlerden bir gün” olarak nitelenemeyecek kadar geniş bir tarihsel bağlama sahiptir. Kapatma mekanizmalarından denetim toplumuna değin alternatiflerini bir bir üreten egemen sınıf toplum gibi amorf bir kütleyi biçimlendirmek üzere yeri geldiğinde toplumsal mühendis, yeri geldiğinde toplumsal marangoz olmuştur. Nitekim egemen siyasetin “bir tomaya karşılık bin toma” türünden beylik ifadeleri de tarihsel gerçekliğin uzamında kendisini yeniden üreten... Devamı için tıklayınız

19 Ocak 2007 tarihinde, Saat15.00 sularında arkadan yaklaşan kalleş ölümün nefesini hissetti ensesinde. Kolay değil, sevdiği ama sevilmediği ülkesinde kelle koltukta yaşamıştı bunca yıl. Aldığı tehditlere rağmen fikirlerinden ve yaşam gerekliliklerini yerine getirmeden hiç ödün vermedi oysa..

Vurdular onu, saat 15.00 sularında, katiliyle milli bir kahraman edasıyla karakollarda eline bayrak tutuşturup hatıra fotoğrafı çekildi.

Bebekten yarattıkları katil, şimdi de kahramanları... Devamı için tıklayınız

Müzik’te bütünü oluşturan en temel parça notalardır. Birbirinden farklı notalar bir araya gelerek melodileri, melodilerin bir araya gelmesi de eseri oluşturur. Bütün olarak eserin bir anlam ifade etmesi için ise şüphesiz sadece farklı notaların bir araya gelmesi yeterli değildir. Aynı zamanda “harmonik” bir düzene de ihtiyaç vardır. Sırf farklı notaları birbiriyle yan yana getirmek anlamlı bir bütünü oluşturmaz. Yani kulakları tırmalamamak için matematiksel bir uyuma da ihtiyaç vardır.

... Devamı için tıklayınız

"Güçlü Türkiye-Daha Fazla Özgürlük, Daha Fazla Demokrasi" kitabıyla bir kez daha ortaya atıverdi kendini. Bize de yazmak farz oldu haliyle…

İlk basımı 25 bin olan ve Edirne’de kapı kapı, dükkan dükkan ücretsiz dağıtılan kitabını, elime geçtiği günün akşamında bir saat içerisinde tükettim. Vakti bol, yapacak daha değerli şeyi olmayanlara tavsiye ederim kitabı öncelikle. Gençlere başarılı bir idol olarak pazarlanan bu ismi daha yakından tanıyabilirsiniz.

Kitabı, bitirdiğimde ise... Devamı için tıklayınız

Robert Capa İspanyol İç Savaşı Sırasında, Gerda Taro


1933 yılında Almanya’da Nazi Partisi'nin iktidara gelmesi Musevi asıllı genç fotoğrafçı Endre Erno Friedmann için Almanya günlerinin sonu demekti. 1913 yılında Budapeşte’de terzilik yapan bir anne ve babanın çocuğu olarak doğan Friedmann 20. yüzyılın sarsıntıları içerisinde vatanını ve adını birkaç kez... Devamı için tıklayınız

Pages