Serbest Kürsü

13 Nisan 1909’da (31 Mart İsyanı) Meşrutiyete karşı ayaklanan gericiler Tanzimat döneminin simgesi olan Mekteb-i Sultani’yi   (şimdiki Galatasaray Lisesi) yıkmak için Beyoğlu sokaklarını arşınlamaya başlamışlar ve zamanın Sultani müdürü Tevfik Fikret elinde sopayla lisenin önünde ayaklanan gerici güruhu beklemeye başlamıştır Gericilik çağında aydın olmanın onurudur elinde sopayla gerici güruhun karşısına dikilmek. Gerici güruhun karşısına elinde sopayla dikilmek bir aydın geleneği... Devamı için tıklayınız

Fransa’da fotoğraf ortaya çıkmazdan önce, portre yaptırmanın aristokrasiye özgü bir şey olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda portreye yüklenen anlam bir ayrıcalığı da ifade ediyordu. Yapılması zor ve pahalı olan portre tabloları ona sahip olan kişinin sınıfsal konumunu güçlendiriyor ve diğer sınıflardan kesin çizgiler ile ayırabiliyordu.

Sanayileşme hamleleri beraberinde teknolojik gelişmeleri de getirdi. Fotoğraf tekniklerinin gelişmesi daha ucuz ve daha kolay yoldan portre yapılmasını... Devamı için tıklayınız

soL Haber Portalı ve soL Dergisi, Charlie Hebdo karikatürlerinden bir seçki yayımladığı için polisin ve gericilerin hedef tahtasına oturtulan Cumhuriyet gazetesine dayanışma duygularını iletmektedir.

Yine, Charlie Hebdo dergisinin kapağını köşelerinde yayımlayan Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya'ya yönelen gerici tehditleri şiddetle kınamaktadır.

soL, gericileri, hırsızları, yobazları kovalamaya, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sesini yükseltmeye devam edecek... Devamı için tıklayınız

Birleşik Haziran Hareketi Laik ve Bilimsel Eğitim için Ayaktayız kampanyasını 40 ilde yaptığı eylemlerle başlattı. Birleşik Haziran Hareketi’nin Haziran’ı yaratan herkese ulaşma olasılığı var. Forumlarda hissettiğimiz bu durumu eylemlerde eser miktarda da olsa görme şansımız oldu. Nicelik olarak değil. Nicelik olarak BHH, kendisini oluşturan öznelerin normal şartlar altında zaten taşıyabildiği sayılarla yaptı ilk eylemlerini. Eser miktarda görme şansı bulduğumuz, eylemlere katılan insanların... Devamı için tıklayınız

Halkının politik anlamda , iktidara yakınlık-uzaklık konusu üzerinden bile %50, %50 gibi anlamsız bir biçimde tasnif edildiği Türkiye Cumhuriyetinde herhangi bir meselenin doğru şekilde tahlil edilip, üzerine kafa yorulması pek mümkün olmuyor. Çoğu mesele hakkında anlamsız noktalara takılıp kısır tartışmalar üretmek konusunda maharetli bir toplumuz. Bu tartışmaların en sonuncusu Spor Toto Süper Lig’deki yabancı kontenjanı hakkında başladı ve sürüyor. Türkiye futbolunun dertlerine deva olması... Devamı için tıklayınız

Merhaba,

#direnİşte, sosyal medya sayfalarıyla, internet sitesiyle ve soL portal’daki bu blogla bugün yola çıkmış oldu.

Çıkış manifestomuzda şöyle yazıyor:

“#direnİşte, Haziran’ın kitlesel ama bir o kadar örgütsüz emekçi kitlelerinin örgütlü tavır geliştirebilmeleri için araç olacak.

Plazalarda, bürolarda, çağrı merkezlerinde, marketlerde, alışveriş merkezlerinde, otellerde, kafe ve barlarda çalışan milyonlarca hizmet işçisinin;

Maden... Devamı için tıklayınız

Aziz Nesin, soyadının nereden geldiğini şöyle anlatıyor: ‘’1934 yılında Soyadı Kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine ’çevikel’ soyadının almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler... Devamı için tıklayınız

İnternet haberciliğinin başındaki en büyük hastalıklardan biri, "tık avcılığı".

soL olarak okuru aptal yerine koyan her türlü yaklaşımdan uzak durarak sitemizin okunurluğunu artırmak hedefinde olduğumuzu daha önce birçok kez ilan etmiştik.

Biliyoruz ki internet okuru da anaakım haber sitelerinin yaklaşımından son derece rahatsız.

Bugün Ekşisözlük'te "Mordevrim" isimli kullanıcı, "Aldatıcı gazete başlıklarına tıklamama" kampanyası çağrısı yaptı.

Kampanyaya... Devamı için tıklayınız

21.yy başlarındayken emperyalizmin yoğunlaştığı ve buralarda karşı karşıya geldiği barışçıl paylaşım süreci sona ererken içerisinde bulunduğumuz süreç emperyalistlerin tıkanıklığına da işaret etmektedir.1944'te Amerika'da Bretton Woods konferansı ile emperyalizm, neo-libralizm olarak,  ''yeni dünya düzeni'' ve ''küreselleşme'' teorisi ile de deyim yerindeyse kendisini makyajlayarak umutsuz kamuoyunun önüne tek çıkış yolu olarak koymuştur.Küreselleşme, 2.Dünya Savaşı’ndan sonra... Devamı için tıklayınız

Türkiye’nin yeni düzeni Haziran Hareketi ile başlayan süreçte bitmişti.

Bitmek, bitiş anından sonra belirir. Bitmek, göze çarpmak zorunda değil yavaşça ve çürüyerek de olur.

Türkiye’de yeni düzen bitmiştir. En çok bitmediği anda bitmiştir. En güçlü göründüğünde güçsüzdür. En büyük sarayda korku doludur. En büyük saray, en küçük tabuta sığacak büyüklüktedir. Bitmek, böyledir.

Okuyan (1) Yılbaşı Bedduası okuyor, şunu tespit ediyor:

“Diktatör yine manşetlerde…... Devamı için tıklayınız

Pages