Serbest Kürsü

Fırtınadan önceki sessizlik diye bir kullanım vardır. Kimi zaman bir sinema filminde duyarız, kimi zaman arkadaşlarımızla sohbetlerimizin arasında. 

Fırtınanın neyi ifade ettiği sohbetin gelişimine göre farklılık gösterirken, temel olarak ifade ettiği şeyin etkili bir doğasal olay olduğunu biliriz. Bu etki önüne ne gelirse koparıp uçurur. Taş taş üstünde kalmaz. 

Sessizlik ise fırtınanın altüst edişine en yakın zamanda ayyuka çıkar. Doğa, doğal olan fırtınanın kendisini altüst... Devamı için tıklayınız

21 Aralık 2019 tarihinde TKP'nin düzenlediği “Halkın Şöleni'ne“ katılmak için saat 14.30’da Denizli'den yola çıktık. Otobüs üniversite öğrencileriyle doluydu. Otobüstekiler genç, umutlu ve heyecanlı çocuklardı. Biz, orta yaşlı birkaç kişiydik. Onlarla beraber gençlik yıllarımıza döndük. Şarkılar, türküler söyleye söyleye yolumuza devam ettik. İzmir yakınlarında otobüsümüz “zınk!“ diye durdu. Yarım saat kadar bekledikten sonra Aydın'dan bir otobüs geldi; onunla kesintiye uğrayan yolumuza... Devamı için tıklayınız

63 yıl önce bugün (21 Aralık 1956) ABD Yüce Divanı, otobüslerde beyazlarla siyahların ayrı bölümlere oturtulmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu hükmederek davaya son noktayı koymuştu. ABD’nin Alabama eyaletindeki Montgomery kentinde terzi olarak çalışan Rosa Parks’ın “artık yeter” çığlığı anlamına gelecek olan otobüste bir ‘beyaz’a yer vermeyişi, 381 gün sürecek boykotların fitilini ateşlemişti. Aynı gün tutuklanan Parks, çıktığı ilk mahkemede para cezasına çarptırılır. Rosa Parks haksız... Devamı için tıklayınız

"Gece gündüz çalışmama rağmen, yemek paramı bile vermiyorlardı staj yaparken” diye söze giriyor, 2020’yi kazanmak için düzenlediğimiz etkinliklere davet videolarımızın birinde bir genç.

“Bu düzende sadece çalışıp, karnınızı doyurup, uyuyabiliyorsunuz, başka hiçbir şeye ne vaktiniz ne paranız kalıyor” diye eklemiş diğeri. 

Uzun yıllardır feminist hareket tarafından sahiplenilen bir slogan. Kimileri için ufuk açıcı bir politik buluş; kimileri içinse bir çeşit “truizm”, yani malumun ilamı… 25 Kasım’ı geride bırakırken “kişisel olan politiktir” argümanı üzerine biraz fikir yürütmek istiyorum ben de.

Önce kısa bir not: Cornforth, Felsefeyi Savunmak adlı eserinin giriş bölümünde bir tespitte bulunuyor. Ona göre, kapitalizmin felsefecilerinin bütün soyut tasarımlarına rağmen işlevi gayet maddi: mevcut düzeni... Devamı için tıklayınız

Bilirsiniz, Marquez’in ünlü romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini “herkesin” bildiği bir cinayetin öyküsüdür. Cinayetin işleneceğini herkes bilir, fakat önleyebilmek için kimse bir şey yap(a)maz. Türkiye’de işlenen bütün “sosyal cinayetler” Kırmızı Pazartesi romanını anımsatmıyor mu?

İşçi cinayetlerini ele alalım. Bugünden 2020 yılında kaç işçinin daha işçi cinayetlerinde öldürüleceğini bilmeyenimiz var mı? Hala kaldıysa ben söyleyeyim. Önümüzdeki yıl 2 bine yakın işçi, işçi... Devamı için tıklayınız

İçinde yaşadığımız toplumsal düzen biz kafamızı yerden kaldırmayalım diye sorun üstüne sorun üretiyor farkında mısınız?

Çoğumuzu toplumsal hayatın tamamen dışına atan işsizliğe, ekonomik krize hiç girmiyorum. Önemsiz olduğu için değil; bunlar bu düzenin yapısal sorunları olduğu ve düzen değişmedikçe değişmeyeceği için. Her yaştan insanın farklı uğraklarda yaşadığı tonlarca sıkıntıdan da bahsetmek mümkün. Ancak ben daha detay gibi görünmesine rağmen memleketin büyük bir bölümünü... Devamı için tıklayınız

‘’Bir efsanedir Kartal İmam Hatip’’ diyen gazeteciler var bu ülke de. Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni oldu o gazetecilerden biri geçtiğimiz günlerde.

İmam Hatipler bir efsane olabilir mi? Olacaksa da neyin efsanesidir?

Evet, İmam Hatipler efsane olabilir, gericiliğin, çağ dışılığın, hurafelerin efsanesi. Ama daha başkası değil.

***

‘’İmam Hatip ama Anadolu ha’’ diye anne ve babalarımıza yutturulan zokaların kurbanı yüz binlerce genç var bu memlekette... Devamı için tıklayınız

Çocukları uğruna her türlü zorluğa katlanan sevgili annem ve babama

Ken Loach'un bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan son filmi "Üzgünüz, size ulaşamadık!" günümüz İngilteresi'nde "sıfır süreli sözleşme" ile çalışmak zorunda kalan iki çocuklu bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. Film Ekimi'nde ilk kez seyirci karşısına çıkan film, yaklaşık bir ay sonra vizyona girecek. 

... Devamı için tıklayınız

Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2020 eğitim-öğretim yılında tüm devlet okullarında öğretmenler odalarını yenileme projesi başlattı.

Projenin gerekçesini bakan Ziya Selçuk, “Öğretmenimizin bu hayat sahnesinde mutlu, mesut olması, daha huzurlu olması bizim için çok değerli. Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı." sözleriyle açıklıyor.i

Geçtiğimiz Haziran ayındaki seminerde öğretmenlere www.eba.gov.tr üzerinden canlı yayında seslenen... Devamı için tıklayınız

Pages