Serbest Kürsü

Çin’de başlayan KOVİD-19 salgınının dünya çapında yaygınlaşmasıyla birlikte yayılmayı engelleyici bir tedbir olarak uygulanmaya başlanan şeylerden biri de uzaktan çalışma düzenine geçiş oldu.

Uzaktan çalışma olarak adlandırılan çalışma modeli temelde işçilerin işyerinde fiziksel olarak biraraya gelmeden çalışmalarına dayanıyor. Doğal olarak birçok üretim sürecinde bu tür bir çalışma mümkün değil. Özellikle üretilen şey fiziksel olarak yer kaplayan bir ürünse uzaktan çalışmak imkansıza... Devamı için tıklayınız

İnsanlık tarihinde eşi veba salgınıyla ortaçağda görülmüş olmakla birlikte, dünyayı din, dil, ırk, mezhep ve görüş ayırt etmeksizin yaşamla-ölüm arası çizgiye hapseden koronavirüs salgını, yönetim ve değerler sisteminde dengeleri değiştirecektir.

Filozof Zizek, KOVID-19’un kapitalizmin sonunu getirebileceğini, komünizmin keşfinin önünü açabileceğini söylemiş. 

"Her yıl milyarlarca hayvanı yapay yolla üretip yemek ve kullanmak için öldüren insanlık, doğayı katlederken kendi... Devamı için tıklayınız

(9 Mayıs 1945)

"Bi sigara içelim, yoldaşım benim."

Genç besteci Modest Tabaçnikov şarkısını besteleyip, üstlerine söylediğinde güney cephesindeydi. Genç adam şarkısını söylediğinde komutanlardan biri ona şaka yapmıştı: "Senin bu şarkına Modest, burada kimsenin ihtiyacı yok. Sigaramı seninle paylaştım diye seni neden hatırlayayım? Ama şarapneli paylaşırsak, o başka!"

Şarkı sonradan Büyük Anavatan Savaşı'nın simgelerinden biri oldu. Modest... Devamı için tıklayınız

8 Mart Emekçi Kadınlar Günüdür. Her yıl 8 Mart’ta şirketler, patronlar kadınları ne kadar “önemsediklerini” anlatan bir dizi reklamla boy gösteriyorlar. Her 8 mart piyasa için bir tür fırsat halini alıp en “kadın sever” görünen patron yarışına dönüşüyor.

Bu yarış kadın istihdamının yoğunluğu, kadın girişimcinin yaratılması ve kadınlar başımızın tacıdır gibi kulvarlara ayrılıyor.

Birincisi bizleri çok önemsedikleri yalanını pompalıyorlar. Oysa bizler biliyoruz ki patronlar... Devamı için tıklayınız

Siyasi tarihe göre toplumsal cinsiyet hiyerarşisi, tarihin derinliklerine kök salmış, güçlü nesnel temellere dayanan; kapitalizmin ortaya çıkışıyla kapitalist sisteme eklemlenmiş olan bir olgudur. O gün bugündür de bu “iki başlı dev”, uyum içinde birbirlerini beslemektedirler.

Erkeğin hiyerarşinin üst, kadınınsa ast konumunda bulunması sonucu, kadınların Sanayi Devrimi’nden itibaren bu duruma son vermek için başlattıkları örgütlü mücadele günümüzde de sürmektedir. Ancak toplumsal... Devamı için tıklayınız

Kapitalizm, iktisadi olanı kendisinden önceki iktisadi/sosyal biçimlerden farklı olarak başat kılmayı başaran sistemin adıdır. Kırbacın yerini ücret alırken, Marx'ın özgün deyimi ile, emekçi de ''kuş  serbestliğinde hareketlilik''e* sahip olur. 

Feodal düzen yıkılırken bu kuş serbestliğindeki hareketlilik, özgürleşme olarak karşılık bularak, emeğin sermayenin taleplerine uyarlanması ile sürmüştür. Ta ki, tekelci kapitalizme kadar. Reel sosyalizmin hayat bulması tekelci kapitalizmin... Devamı için tıklayınız

(Bu yazı, okurun filmi izlediği varsayılarak yazıldı. Dolayısıyla başlarken şu notu düşmekte fayda var: Parazit, işçi sınıfından yana olan herkesin izlemesi ve barındırdığı sorunlar üzerinde düşünmesi gereken bir film. Bu yazı da “izlenmesin” demek için değil, izleyenlerle tartışmak için yazılıyor.)

Parazit “kötü” bir film değil, “yanlış” bir film.

Parazit yanlış bir film çünkü içinde yaşadığımız sistemin adaletsizliğini göstermek için yola çıkıyor ancak sonuçta onun... Devamı için tıklayınız

Fırtınadan önceki sessizlik diye bir kullanım vardır. Kimi zaman bir sinema filminde duyarız, kimi zaman arkadaşlarımızla sohbetlerimizin arasında. 

Fırtınanın neyi ifade ettiği sohbetin gelişimine göre farklılık gösterirken, temel olarak ifade ettiği şeyin etkili bir doğasal olay olduğunu biliriz. Bu etki önüne ne gelirse koparıp uçurur. Taş taş üstünde kalmaz. 

Sessizlik ise fırtınanın altüst edişine en yakın zamanda ayyuka çıkar. Doğa, doğal olan fırtınanın kendisini altüst... Devamı için tıklayınız

21 Aralık 2019 tarihinde TKP'nin düzenlediği “Halkın Şöleni'ne“ katılmak için saat 14.30’da Denizli'den yola çıktık. Otobüs üniversite öğrencileriyle doluydu. Otobüstekiler genç, umutlu ve heyecanlı çocuklardı. Biz, orta yaşlı birkaç kişiydik. Onlarla beraber gençlik yıllarımıza döndük. Şarkılar, türküler söyleye söyleye yolumuza devam ettik. İzmir yakınlarında otobüsümüz “zınk!“ diye durdu. Yarım saat kadar bekledikten sonra Aydın'dan bir otobüs geldi; onunla kesintiye uğrayan yolumuza... Devamı için tıklayınız

63 yıl önce bugün (21 Aralık 1956) ABD Yüce Divanı, otobüslerde beyazlarla siyahların ayrı bölümlere oturtulmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu hükmederek davaya son noktayı koymuştu. ABD’nin Alabama eyaletindeki Montgomery kentinde terzi olarak çalışan Rosa Parks’ın “artık yeter” çığlığı anlamına gelecek olan otobüste bir ‘beyaz’a yer vermeyişi, 381 gün sürecek boykotların fitilini ateşlemişti. Aynı gün tutuklanan Parks, çıktığı ilk mahkemede para cezasına çarptırılır. Rosa Parks haksız... Devamı için tıklayınız

Pages