Serbest Kürsü

Uzun yıllardır feminist hareket tarafından sahiplenilen bir slogan. Kimileri için ufuk açıcı bir politik buluş; kimileri içinse bir çeşit “truizm”, yani malumun ilamı… 25 Kasım’ı geride bırakırken “kişisel olan politiktir” argümanı üzerine biraz fikir yürütmek istiyorum ben de.

Önce kısa bir not: Cornforth, Felsefeyi Savunmak adlı eserinin giriş bölümünde bir tespitte bulunuyor. Ona göre, kapitalizmin felsefecilerinin bütün soyut tasarımlarına rağmen işlevi gayet maddi: mevcut düzeni... Devamı için tıklayınız

Bilirsiniz, Marquez’in ünlü romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini “herkesin” bildiği bir cinayetin öyküsüdür. Cinayetin işleneceğini herkes bilir, fakat önleyebilmek için kimse bir şey yap(a)maz. Türkiye’de işlenen bütün “sosyal cinayetler” Kırmızı Pazartesi romanını anımsatmıyor mu?

İşçi cinayetlerini ele alalım. Bugünden 2020 yılında kaç işçinin daha işçi cinayetlerinde öldürüleceğini bilmeyenimiz var mı? Hala kaldıysa ben söyleyeyim. Önümüzdeki yıl 2 bine yakın işçi, işçi... Devamı için tıklayınız

İçinde yaşadığımız toplumsal düzen biz kafamızı yerden kaldırmayalım diye sorun üstüne sorun üretiyor farkında mısınız?

Çoğumuzu toplumsal hayatın tamamen dışına atan işsizliğe, ekonomik krize hiç girmiyorum. Önemsiz olduğu için değil; bunlar bu düzenin yapısal sorunları olduğu ve düzen değişmedikçe değişmeyeceği için. Her yaştan insanın farklı uğraklarda yaşadığı tonlarca sıkıntıdan da bahsetmek mümkün. Ancak ben daha detay gibi görünmesine rağmen memleketin büyük bir bölümünü... Devamı için tıklayınız

‘’Bir efsanedir Kartal İmam Hatip’’ diyen gazeteciler var bu ülke de. Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni oldu o gazetecilerden biri geçtiğimiz günlerde.

İmam Hatipler bir efsane olabilir mi? Olacaksa da neyin efsanesidir?

Evet, İmam Hatipler efsane olabilir, gericiliğin, çağ dışılığın, hurafelerin efsanesi. Ama daha başkası değil.

***

‘’İmam Hatip ama Anadolu ha’’ diye anne ve babalarımıza yutturulan zokaların kurbanı yüz binlerce genç var bu memlekette... Devamı için tıklayınız

Çocukları uğruna her türlü zorluğa katlanan sevgili annem ve babama

Ken Loach'un bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan son filmi "Üzgünüz, size ulaşamadık!" günümüz İngilteresi'nde "sıfır süreli sözleşme" ile çalışmak zorunda kalan iki çocuklu bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatıyor. Film Ekimi'nde ilk kez seyirci karşısına çıkan film, yaklaşık bir ay sonra vizyona girecek. 

... Devamı için tıklayınız

Milli Eğitim Bakanlığı 2019-2020 eğitim-öğretim yılında tüm devlet okullarında öğretmenler odalarını yenileme projesi başlattı.

Projenin gerekçesini bakan Ziya Selçuk, “Öğretmenimizin bu hayat sahnesinde mutlu, mesut olması, daha huzurlu olması bizim için çok değerli. Öğretmenler odası, huzur odası, huzur adası olmalı." sözleriyle açıklıyor.i

Geçtiğimiz Haziran ayındaki seminerde öğretmenlere www.eba.gov.tr üzerinden canlı yayında seslenen... Devamı için tıklayınız

“Yazıklar olsun, kendi tarihi diye düşmanının ağzından çıkanı ezberleyenlere.”

3 Ekim! Federal Almanya Cumhuriyeti'nin tek ulusal bayramı. Hazırlığına hesapsız paralar dökülmüş merasimlerle, heyecanlı nutuklarla, her yıl biraz daha artan askersel resmi geçitlerle ve en başta ısrarlı yalanlarla kutlanan nedir? Birilerine göre “iki Almanya'nın birleşmesi”... Aslına bakılırsa, Alman işçi ve köylülerinin ilk sosyalist devletini, Alman Demokratik Cumhuriyeti'ni empeyalist... Devamı için tıklayınız

Hukuk fakültesi öğrencileri dört sene boyunca aynı doktrinle eğitilir. “Hukukçu olun, hukukçu bağımsızdır, amacımız hukuk teknikeri değil, birer hukukçu yetiştirmektir.” Hukukçu toplumda oksijen kadar değerli, modern toplumun neredeyse yapı taşıdır. Normal bir yurttaş bir adaletsizlik karşısında bir hukukçuyu göreve çağırır ve yeri geldiğinde adaletsizliklere bu ülkede “onurlu” bir savcı, hakim arar.

Peki bu kadar hukukçu yetiştiren insanlarla dolu ülkede niye adaletsizlik vardır?... Devamı için tıklayınız

Kurulu düzen, bir süredir tüm boyutlarıyla içinde debelendiği krizi artık adeta bağırıyor. Geçenlerde İstanbul'da yaşanan sarsıntı karşısında devletin yaşadığı dağınıklık ve hazırlıksızlık, bunun sadece bir örneği; siyaset ve ekonomi cephesinden daha pek çok kriz işareti bulabiliriz. Son zamanlarda gündemin sabitlerinden oluveren kadın sorunu da, krizin derinleştiğinin göstergelerinden biri. Geçtiğimiz günlerde açıklanan resmi veriler, kadınların işçi sınıfının en örgütsüz ve dolayısıyla... Devamı için tıklayınız

Türkiye tarihinin birkaç önemli “miladından” biri olarak kabul edilen 12 Eylül faşist askeri darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. 12 Eylül Türkiye tarihinde bir milat oldu, çünkü 12 Eylül sonrasında Türkiye’de hiçbir şey 12 Eylül öncesindeki gibi olmadı. Sağlık da öyle…

Sol Portal’ın 12 Eylül’ün ilk dakikalarında (saat 00.02) girdiği bir haber, 12 Eylül’ün tıp ve sağlıkta neler getirdiğinin... Devamı için tıklayınız

Pages