Dünyayı Verelim Çocuklara

Darwin’e kadar bilim temel omurgasından yoksundu. Evrim teorisi bugün sadece biyolojinin temeli olmaktan çıkmış tüm bilim alanlarını belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Maymunlara benzemekten haz etmeyenlerin fareler üzerinde denenmiş ilaçları kullanması manidar değil mi? Ya da DNA mızın %50 sinin eğrelti otlarına benzemesini nasıl açıklayacağız.

Evrim en kusursuz yolu tercih etmez! Seçenekler neyse, koşullar neyi gerektiriyorsa öyle ilerler. Örneğin anemi genetik bir... Devamı için tıklayınız

Dünyayı algılamak, işleyiş mekanizmasını çözmek insanların en çok ilgisini çeken olgulardan.  Bulutsuz, ışık kirliliğinin olmadığı bir gecede gökyüzüne büyük bir hayranlıkla bakıp, gök cisimlerini seyredip acaba “başka gezegenlerde yaşam var mı” diye kendimize sormuşuzdur. Dünya, içinde bizim de yaşadığımız en büyük labaratuvar. Gökyüzüne bakmadan önce bu labaratuarı incelemek ve geçmişimize ilkel atalarımıza yolculuk yapmak zorundayız. Milyarlarca galaksinin içinde milyarlarca yıldız var.  ... Devamı için tıklayınız

Geçtiğimiz pazar  babalar günüydü ya, babalıkla ilgili bir yazı yayınlamasak olmaz diye düşündük ve bloğa bir babanın kaleminden  gecikmiş bir babalık yazısı koyalım dedik. Malum babalık, genelde senede bir gün hatırlanan, o da haziranın kaçı olduğu babalara balon kıvamındaki hediye reklamlarından öğrenilen gereksiz bir gün. Ama babalık kurumu hiç de öyle gereksiz filan değil, öyle olsa biz de yapmazdık canım, gidip simit filan satardık.

Babalar günü nasıl ki “anneler günü var, neden... Devamı için tıklayınız

Söylenenlere inat anne olmamak için 10 neden saymayacağız. Hele eksik olmadığımızı ispata hiç kalkışmayacağız. Ama “bir kadın anne olursa ne olur, olmazsa ne olur”u konuşmak istiyoruz. Bir de ne oluyor da biri çıkıp “anne olmayan kadın yarımdır” diyor diye sormak istiyoruz.

Bir kız çocuğu doğduğu andan itibaren yaşamı ve kendisini nasıl algılar sorusu, psikoloji biliminin de geçmişten günümüze yanıtlarını değiştirdiği karmakarışık bir soru. İnsan yaşadığı toplumdan ve zamandan... Devamı için tıklayınız

Bambaşka yerlerden bakıyoruz hayata. Hepimizin penceresinin gördüğü manzara birbirinden değişik. Üstelik günü gününü de tutmuyor. Bir gün pencerenin camları puslu, başka gün ardına kadar açık. Havadurumu desen, son yıllarda boyuna dört iklim, ikisi kış. İçinden baktığımız evler, yani iç dünyalarımız ve geçmişlerimiz, okuduklarımız, inandıklarımız, kişiliklerimiz birbirinden farklı.

Bugün doğum kontrolüyle ilgili son derece isabetsiz olan malum açıklamaya başka bir pencereden bakacağız... Devamı için tıklayınız

Ezberci eğitim sistemi ve çoklu seçeneklere hapsedilmiş çocukluk ne çok zarar verdi ruhlara, bedenlere… Başarı odaklı sistem hep daha çok çalışmayı, rekabetçi düzen arkadaşlarımızla dayanışmayı ve paylaşmayı değil basamakları birbirinin üzerine basarak çıkmayı öğütledi. Hırs, başarı, kariyer, statü sahip olunması gereken değerler olarak ezberlediğimiz bazen gizliden bazen açıktan tarih notuna, Türkçe paragrafına, matematik işlemlerine işledi. Resim, müzik, beden gibi zihinsel ve bedensel... Devamı için tıklayınız

Bir kafeye oturup küçük çocuklu aileleri gözlediğinizde isimlerden çok aşkım, bitanem, aslanım, paşam, prensesim gibi sözcükler duymanız olası. Çocukları sevme cümleleri ise güzel kızım, yakışıklı oğlum, akıllı çocuğum, başarılı kızım.

Peki, çocuklara isimleriyle değil sıfatlarla seslenmenin nesi yanlış? Neden pek çok kişi çocuklarına bu şekilde seslenmeyi tercih ediyor? Çok mu abartıyoruz ağzımızdan çıkan her sözcüğü tartarak?

Her birimiz değişik nedenlerle çocuğumuz olsun... Devamı için tıklayınız

Ülkemizde iktidarın bilime bakışı içler acısı halde. Tabii ki genel gidişata ters bir şekilde bu alanda doğru bir duruş olmasını beklemiyorum. Ama her gün yeni bir örneğini yaşadığımız bilimsizlik ortamı giderek ağırlaşıyor ve değişmesi için çok fazla çaba sarfetmemiz gerektiği açık.

Örgün eğitimde, üniversitelerde bilimsellik adına ne kaldığı çok tartışmalı. TÜBİTAK ın projeleri artık daha çok gazetecilik konusu haline geldi. Bir nevi iktidarın toplumsal yaşam dayatmasının reklamı.... Devamı için tıklayınız

Bir pasta, meyveler, börekler ve komşu çocukları ile evde kutlanan naif doğumgünlerinin üstünden çok zaman geçti.

Kabul etmek gerek ki doğumgünü yalnızca kişiye ait, özel bir gün. Hatırlanmak, kucaklanmak, ufak tefek hediyeler almak hepimizin hoşuna gidiyor. İnsanın özellikle de çocukların “özel” hissedecekleri, hevesle bekledikleri “büyüme”nin de görünür bir basamağı olan gün. Ancak doğumgünleri ve diğer özel günlerin önemi ve kutlamaların büyüklüğü giderek artmaya başladı. Tabii... Devamı için tıklayınız

Son dönemlerde ebeveynler çocuklarıyla yaşadıkları sıkıntılarda uzmanlara daha sık başvurur, çocuk büyütme ile ilgili kitaplar için kütüphanelerinde daha geniş yer ayırır oldular. Çocuk büyütmek artık eskisi gibi kolay değil. Sağlıklı, kendine güvenen, mutlu çocuklar yetiştirmek için yeni nesil ebeveynler daha bilinçli...

Uzunca bir süredir yoğun gündemin yansıması olarak haftalık blog yazılarımız can sıkıcı mevzular üzerine oldu. Bu hafta ise gündemden azıcık uzaklaşıp olumlu... Devamı için tıklayınız

Pages