15 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 08 Aralık 2017 00:45
Mesut Odman

Yarın iktidarı alsak, diyorum, işimiz çok zor olacak, besbelli.

Çok zor derken, iktidarı almak kadar elde tutmanın, öyle uzun süreler boyunca da değil, alıp bırakmak türünden anlık bir zaferin ötesine geçmek kadar “mütevazı” bir başarının da kolay olmadığını anlatmak istiyorum.

Hemen iki itiraz gelebileceğinin farkındayım.

Cuma, 17 Kasım 2017 01:00
Mesut Odman

Olur mu?

Aslında, olmaz.

Olmasına olur da, o çok eskidendi. Artık olmuyor.

Cuma, 27 Ekim 2017 00:45
Mesut Odman

Geçen haftaki yazım bazı okurlarda önemli gördüğüm bir soruya yol açmış. Demokrasi ve demokrasi mücadelesi konusunda çok uzun zamandır yazdıklarımdan vaz mı geçiyorum; vazgeçmek denemese bile, bir inceltmeye mi yöneliyorum?

Cuma, 20 Ekim 2017 01:00
Mesut Odman

Bir zamanların önemli tartışmasıydı; epeydir, tartışma olmaktan çıktı.

Cuma, 15 Eylül 2017 01:30
Mesut Odman

Sözlerin akışı açısından, önce ne yapması, daha sonra ne yapmaması gerektiği dile getirilmeli; böyle kabul edilir genellikle.  Günlük konuşmalarda olumlu olanı ya da yapılması gerekeni daha önce belirtmek, ardından, bu gerekliliği vurgulamak ve iyice anlaşılmasını sağlamak için ne yapmamak gerektiğini  anlatmak, daha yaygındır; alışkanlık bu yönde oluşmuştur, demek istiyorum.

Cuma, 04 Ağustos 2017 01:00
Mesut Odman

Ordu ile sermayenin dine bakışlarında birtakım özdeşlikler, benzerlikler, yakınlıklar bulunduğu açıkça görülebiliyor. Bu saptamanın, bir, bazı düşünsel dayanakları ve iki, uzak olmayan bir geçmişten bu yana ülkemizdeki gerçekleşmesinin uğraklarından birkaçına değinen bir yazı olacak bu.

Cuma, 23 Haziran 2017 01:00
Mesut Odman

“İç savaş” deyip daha başlıktan yazıyı ilginçleştirmek de vardı ama, gerçekten ilginçleştirir mi, kuşku götürür. Nedenine gelince, kullanan kullanana, üstelik kendimiz de az kullanmadık, epeyce aşınmış ve alışılmıştır diyebiliriz bu terim için.

Cuma, 12 Mayıs 2017 01:15
Mesut Odman

Sonuna bir de “konuşmak” sözcüğü getirilirse hemen her sözlükte bulunabilecek bir deyime ulaşılmış olur. Ama sadece konuşma eyleminin nasıl ve hangi konularda yapıldığını değil, söyleşmek, yazmak, yazışmak türü eylemleri anlatmak için de kullanılabilir bu deyim. Bazı sözlüklerde “havadan sudan konuşma”nın eşanlamlısı olarak gösteriliyor.

Cuma, 05 Mayıs 2017 01:15
Mesut Odman

Başlarken, bir an için, toplumsal sınıfların var olmadığını kabul edelim ve yıkılmış, yerle yeksan olmuş cumhuriyetin safiyane sloganındakine benzer, “imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle” olduğumuzu varsayalım.

Bu cümlede kullanılan bazı sözcük ve deyişlere birtakım itirazların gelmesi doğaldır.

Cuma, 14 Nisan 2017 01:15
Mesut Odman

Şöyle de sorulabilir: Yönetememe sözcüğüyle anlatılan durumun göstergeleri nelerdir? Son zamanlarda çokça sözünü ettiğimiz devrimci durum öğretisinin özgün yazılışındaki deyişle, “yukarı sınıfların” yönetemez oluşlarından söz etmek hangi koşulların varlığında mümkün ve/veya gereklidir?

Cuma, 21 Nisan 2017 01:00
Mesut Odman

Bu mühürsüz kod adıyla anılabilecek durumu, güçler ayrılığını ortadan kaldırmanın , daha halkoylamasının sonucu alınmadan gerçekleştirilmiş ilk örneği saymak mümkün. Güçler ayrılığı yerine güçlerin tekleştirilmesini, karşımızdaki “Türk tipi şey”in mucitlerinin uydurduğu deyişle, güçler uyumunu getirmenin erken örneği olarak da kabul edebiliriz.

Cuma, 10 Mart 2017 01:00
Mesut Odman

Komünistlerin murat ettiği eşitlikten söz etmiyorum elbette. Burjuva devrimleriyle ortaya çıktığı söylenebilecek “yasalar karşısında eşitlik” de değil gündeme getireceğim. Biraz sonra değineceğime bir tür şaka gözüyle de bakılabilir; ne de olsa, koca koca unvanları adlarının önünde taşıyanların sokaktaki çaresiz yurttaş ile bu kadar benzeşmesinde herhalde bir şaka payı vardır.

Cuma, 10 Şubat 2017 01:00
Mesut Odman

Yakın zamanlarda kendileri de bu benzetmeyi yaptılar galiba: Sürekli pedal çevirmezsek, düşeriz. İçlerinden birinin böyle dediğini bir yerde okuduğumu hatırlıyorum.

Cuma, 27 Ocak 2017 01:15
Mesut Odman

Bir de bu açıdan bakmayı deneyelim.

Hayır oylarının nasıl gerçekleştiğinde daha çok anlam taşıyabileceği, evetçileri geçtiğinde neler olabileceği türünden soru ya da tartışmaları, bunlar önemli olmakla birlikte, bir yana bırakıp ilk bakışta ikincil önemde görünebilecek bir tür biçim ya da usul tartışmasına odaklanmanın da yararsız olduğu ileri sürülemez.

Cuma, 13 Ocak 2017 01:00
Mesut Odman

Kapitalist sınıfın eğilimlerinde, egemen olduğu emperyalist dünyanın gücünde, o dünyanın içinde ve kıyısında yer alan kendi ülkemizde zaman zaman birtakım yeni sayılabilecek, eskisinden az çok farklı, pek alışılmadık  gelişmelerin ortaya çıkması doğaldır.