16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Salı, 23 Ağustos 2016 01:30
Nevzat Evrim Önal

Ne kadar acı ve ne kadar çok şey anlatıyor: Gaziantep’te bir düğüne yapılan intihar saldırısında kullanılan intihar bombacısı bir çocuk. Kelimenin tam manasıyla “kullanılan” çünkü memleketin her konuda tam yetkili ama her türlü sorumluluktan azade cumhurbaşkanından öğrendiğimize göre bu çocuk “10-12 yaşlarında.”

Ve hala bu karanlığın üstü yayın yasaklarıyla örtülmeye çalışılıyor.

Salı, 30 Ağustos 2016 01:00
Nevzat Evrim Önal

30 Ağustos ve 4 Eylül; Kurtuluş Savaşı’nın kazanıldığı gün ve Turan Dursun’un katledildiği gün…

Bu ikisini bağlayarak Türkiye tarihini okuyabileceğimizi düşünüyorum. Gelin, deneyelim.

Salı, 23 Ağustos 2016 01:15
Orhan Gökdemir

Siyasette rüzgârla yükselen rüzgârla düşer. Rüzgâr kesildi çoktan. Şimdi karşıdan esiyor ki o kadar olur. Kendisi de biliyor düştü düşecek…

Perşembe, 11 Ağustos 2016 01:15
İlker Belek

Kimi çevrelerde böyle bir değerlendirme var. Darbe girişimi sonrasında ABD-AB ile yaşanan sorunlar üzerine Rusya’ya yanaşmaları bu görüşün zeminini oluşturuyor. Daha da ötesinde, bu tezi savunanlar, hazır fırsatı yakalamışken Türkiye’nin Şanghay cephesine katılması gerektiğini de söylüyorlar.

Pazartesi, 22 Ağustos 2016 01:15
Osman Çutsay

Dünya emperyalist sistemi bu mafya tipi mülkiyet devrine, açık gasplara onay veremez. Erdoğan rejimi ve tüccar imam kurnazlığının, başka şeyler için değil, ama tam da bu mülk gaspı nedeniyle ağır bir biçimde cezalandırılacağını şimdiden söyleyelim.

Ne mi oluyor?

Pazartesi, 08 Ağustos 2016 01:15
Osman Çutsay

Bizden sonra davrandılar, ama yine de üzerinde anlaştığımızı saklamayalım. Bu gazetede 15 Temmuz ve sonrasına “Postmodern Hitlerizm” başlığı altında bakabileceğimizi, çünkü yaşananların 1933 ve Hitler Almanyası’ndaki olayları/oyunları fazlasıyla andırdığını söylemiştik. 18 Temmuz’du, şu başarısız darbenin daha namluları ve cesetleri bile soğumamıştı:

Perşembe, 04 Ağustos 2016 01:00
Ahmet Çınar

Var sayalım 15 Temmuz akşamı darbe girişimi, girişim olmaktan çıktı ve gerçekleşti, Tayyip Erdoğan saltanatı yerle bir oldu… Var sayalım Tayyiban ordusunun yerine Fethullahî ordu her şeye hâkim oldu.

Ne olacaktı? Ne değişecekti?

Örneğin, bombalarla yıkılmış bir Meclis’ten patronların çok istediği “Uluslararası İşgücü Yasası”ndaki değişiklikler geçmeyecek miydi?

Salı, 30 Ağustos 2016 06:45
Özgür Şen

AKP milli bayramlardan nefret ettiğini hiç saklamıyor, tersine her fırsatta bunu belli ediyor. AKP'nin derdi yalnızca 30 Ağustoslar'la değil. Ellerinden gelse, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna doğru giden adımları hatırlatan ne varsa bu ülkeden silecekler.

Pazartesi, 29 Ağustos 2016 00:45
İlker Belek

İslam bir devlet olarak doğdu. Devletin ideolojisi oldu. Egemenler artı değeri elde tutmak için bu ideolojiyi kullandı. En başından itibaren siyasal bir yapı olarak gelişti. Kendisi yayılırken Arap aşiretlerini merkezileştirdi.

Salı, 30 Ağustos 2016 01:00
Orhan Gökdemir

Yurtsever öğrenciler Dolmabahçe açıklarına demirleyen 6. Filo’ya karşı ayakta. 16 Şubat’ta "Emperyalizme ve Sömürüye Karşı İşçi Yürüyüşü" düzenleniyor. Yıl 1969.

Çarşamba, 31 Ağustos 2016 14:15
Burak Cop

Akrep gibisin kardeşim,

korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

(…) 

Bir değil,

           beş değil,

                      yüz milyonlarlasın maalesef.

Koyun gibisin kardeşim,

gocuklu celep kaldırınca sopasını

sürüye katılıverirsin hemen

(…)

Ve bu dünyada, bu zulüm

Salı, 30 Ağustos 2016 01:00
Oğuz Oyan

Öncelikle kime boyun eğmemek?

Toplumu kendi gereksinimleri doğrultusunda sürekli olarak metamorfoza uğratan sisteme yani kapitalizme boyun eğmemek… Toplum eğer bu kavrayış düzeyine gelmişse, sistemin bütün diğer tezahürlerine zaten boyun eğmeyecektir.

Salı, 23 Ağustos 2016 01:15
Oğuz Oyan

16 Ağustos’taki son yazımızdan bu yana geçen bir haftada neler olmadı ki?

18 Ağustos: Elazığ, Bitlis ve Van’da, 10’u güvenlik güçlerinden 12 kayıpla sonuçlanan PKK saldırıları.

18 Ağustos’ta N. Kurtulmuş: “Başımıza gelen birçok şey Suriye politikasının bir sonucu”.

Pazar, 14 Ağustos 2016 01:30
Mehmet Bozkurt

Meydanları dolduran kalabalıklarda en çok patırtı yapanlar ve sesleri çıkanlar idam isteyenler. Kimi urgan sallıyor, kimi maket yakıyor, kimi artık nereden bulmuşsa bulmuş, bıyık takıp yaşını büyüttüğü bez bebeği şişliyor. Kalabalıklar küçük büyük bütün kentlerin kasabaların meydanlarında ölüm dansına durmuşlar. Hiç olmadıkları kadar mesut ve pervasızlar.

Cuma, 05 Ağustos 2016 09:00
Taylan Kara

Ey saçma bir tek sen ölümsüzsün.

Gramsci

Hiç değişmez bir ilkedir: ciddiye alıp mücadele etmediğin bir saçma, seni kuşatır ve esir alır. Deli saçması diye ciddiye alınmayan ve “üzerinde konuşmaya değmez” diye geçiştirilen zırva yayılır ve etrafa saçılır.

Pages