7 sonuçtan 1 - 7 arası gösteriliyor
Pazartesi, 11 Ocak 2016 09:30
Aydemir Güler

Bir süre yurtdışındaydım Aralık ayında. Kasım başında Türkiye ilericiliğinin bir bölümü, Türkiyeli olmaya, maddeten olmasa da en azından düşünsel olarak veda edip yurtdışına kapağı atmaya, ya da hiç olmazsa çocuklarını bu “kepazelikten” uzak tutmaya eğilim gösteriyordu. Tam o ara bir süreliğine gittim ben de.

Perşembe, 14 Ocak 2016 01:45
Aydemir Güler

Türkiye çöküyor. İnsan, tehlikeyi sezip kendini kurtarma ve aynı anlama gelmek üzere türünü sürdürme güdüsüyle hareket eden bir hayvan türü müdür?

Herhalde böyle olmamalıdır ve insana yakışan davranış çöküşün hızıyla yarışa girmek olur. İnsan, insanlığın birikimine yaslanarak ve değerlerinin rehberliğinde yaşar çünkü.

Perşembe, 21 Ocak 2016 01:45
Aydemir Güler

Çoğunlukla büyük kitleler bir kez ortaya çıkınca hayatın artık öyle gideceği sanılır. Oysa böyle bir toplum yasası yok. Hatta tersine, bizde son olarak 2013 Haziran’ını yaşadıktan sonra olduğu gibi, büyük kitlelerin kolayca dağılmaları hiç şaşırtıcı olmamalıdır.

Perşembe, 28 Ocak 2016 08:30
Aydemir Güler

Son günlerin en popüler başlığı PYD temsilcilerinin Suriye masasına oturup oturmayacakları. Ancak Ankara’nın restinin AKP’nin tabi olduğu Batı tuzağını derinleştirmekten başka bir sonuç vermeyeceği açık olmalıdır. Emperyalistlerin, Biden’ın otel muhabbetinden dışa sızan sözlerde geçtiği gibi Türkiye’yi NATO’dan çıkarmayı falan ciddi ciddi gündeme getirmeleri söz konusu değil elbette.

Pazartesi, 04 Ocak 2016 00:00
Aydemir Güler

Öncesi de mutlaka vardır; ben İslamcılara yönelik takdir ve sempatinin ilk örneklerinden biri olarak, “hocam çok iyi çalışıyorlar, kapı kapı geziyorlar valla” geyiğini hatırlıyorum.

Akla ilk geleni yapmayacağım; iddiaya giren çıkacaksa da kazanma garantisini tepiyorum. Hayır, “tembeldirler” diye bir tartışma açmayacağım.

Pazartesi, 18 Ocak 2016 01:30
Aydemir Güler

Zorsa, zorluysa, bin bir handikap içeriyorsa, mecbur, üstüne gideriz. Kemal (Okuyan) soL’da yazdı: “… ‘uluslararası gözlemciler’ iması çaresizlik nedeniyle dahi ağza alınamaz.” Bundan birkaç paragraf yukarıda da şöyle demişti: “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin bildirisi böylece tartışılabilir olmaktan çıktı.

Perşembe, 07 Ocak 2016 08:45
Aydemir Güler

Hiç olmazsa “büyük” siyasal aktörlerin davranışlarının belirli bir stratejiye dayandığı ve belirli bir modeli amaçladığı düşünülür. Doğrudur; “bunlar neyi, nasıl yapmak istiyorlar” sorusunu sormaksızın ve açıklayıcı bir yanıta sahip olmaksızın, pusulasız bir dünyada bulursunuz kendinizi. Oysa dünyanın ister istemez bir doğrultusu vardır. Dolayısıyla bu arayış hem meşru, hem gereklidir.