8 sonuçtan 1 - 8 arası gösteriliyor
Pazartesi, 03 Ağustos 2015 11:45
Aydemir Güler

7 Haziran bizim dışımızda neredeyse herkes tarafından “asrın seçimi” ilan edilmişti. İki ay sonra masada çare niyetine “baştan yapalım” seçeneği güçlenmişse kontrolden söz edebilir miyiz?

Pazartesi, 10 Ağustos 2015 08:15
Aydemir Güler

Demirtaş, AB ve NATO’yu barış sürecinin devam etmesi doğrultusunda AKP’ye baskı yapmaya çağırdığı yolundaki haber için de düzeltme veya yalanlamada bulundu mu, bilmiyorum. Ama ne fark eder? Bu denklem çoktandır oluştu ve “Kürt ulusal çıkarları” Batı sisteminin bölgesel vizyonuyla çakıştı. Bunun üstüne bir söz fazla iki çağrı eksik olmuş, bir şey değişmeyecektir.

Pazartesi, 24 Ağustos 2015 08:15
Aydemir Güler

Siyasi iktidarla gerek ülke gerekse dünya çapındaki egemen sınıflar arasındaki ilişkinin bir yansıma ilişkisi olmadığını herkes biliyor olmalı. Zaten bu, her zaman her yerde çırılçıplak bir ilişki olsaydı, Marx’ın başka bir bağlam için söylediği gibi “bilime gerek olmazdı.”

Perşembe, 06 Ağustos 2015 01:00
Aydemir Güler

Bahçeli’nin taktiğinin geniş kamuoyunda alay konusu olduğu görülüyor. Ancak geniş dediysem, bütün memleket diye anlamayalım... Hani, Erdoğan’ın sözleri de, üslubu da “bizim” için aşikardı da, kendi tabanı bambaşka bir dünyanın parçasıymışcasına yaşıyor ve hatta yaşamını reisin kılı olmaya adayabiliyordu ya. Bahçeli’nin partisinin tabanıyla iletişimi de bununla benzeşiyor, bir açıdan.

Cumartesi, 29 Ağustos 2015 11:45
Aydemir Güler

Burjuva hükümetlerine katılım marksistler tarafından çok tartışılmış bir konudur. Luxemburg ve Lenin zamanın sosyal-demokratlarını tartıştılar. Batı Avrupa, Halk Cepheleri gördü, “ortak program”lar gördü… Daha neler neler.

Türkiye’de marksizmden esinlenen çevrelerde bunlar herhalde pek bilinmiyor.

Perşembe, 13 Ağustos 2015 01:15
Aydemir Güler

Ne zaman yoktu ki, demeyelim. Başka bir evredeyiz. Sosyalizme yönelen bağımsız bir sınıf kulvarına yer bırakmamak yönünde büyük bir baskı var.

Pazartesi, 17 Ağustos 2015 00:45
Aydemir Güler

AKP’nin Kürt politikası uzun süre bir adım ileri iki adım geri temposunda ilerlemişti. Lafın gelişi veya ironik olsun diye öyle demiyorum; bu tempoda da ilerlenir. Gerinizde kimlik reddi, Diyarbakır cezaevi kabusu, 90’lı yıllar savaşı varsa, bu kadarını bile ilerleme olarak kabul edecek bir toplumsal atmosfer pekala oluşturulabiliyor.

Pazartesi, 31 Ağustos 2015 08:30
Aydemir Güler

İnanın şaka yapmıştım. Daha dört gün önce Figen Yüksekdağ’ın ettiği bir lafı tutup mantıksal sonucuna taşırsak, saçmalığa varacağını kastetmiştim. Hükümete verdikleri vekillerin orada da partinin görüşlerini dile getireceklerini söylemişti ya; ben de bundan sonraki adımın hükümeti demokratik tartışma veya mücadele alanı saymaya gittiğini yazdım.