21 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Salı, 03 Haziran 2014 11:14
Erbil Tuşalp

Türkiye cumhurbaşkanı seçim ortamına girmemek için örtülü bir direnç içinde. Adı ister arayış, ister pazarlık olsun fiskos sürüyor. Ama köşkün yeni sahibinin kim olacağını merak eden yok gibi.

Salı, 06 Mayıs 2014 11:03
Erbil Tuşalp

17 Aralık’ı ve 24 Şubat’ı rahatlıkla içine sindiren Türkiye, dört bakanı aklamak için sergilenen olmadık yalan dolandan sonra, kuşku yok ki 10 Ağustos’u da hiç zorlanmadan hazmedecek.

Konuşulan yüz kızartan suçlama değil, hazım sonu sohbeti sanki.

Pazartesi, 05 Mayıs 2014 11:11
Erbil Tuşalp

Neyin kimden, niye gizlenmek istendiği belli değil. Neyin üstünü neyle kapatacaksınız? Neyi, neyin altına süpüreceksiniz? Duymayan, görmeyen bilmeyen kaldı mı? Her şey ortada. Köy, kent, ülke, bölge, dünya artık “neyin ne, kimin kim olduğunu” biliyor.

Bal gibi şeysiniz. Hiçbir şeyi gizleyemezsiniz, örtemezsiniz.

Pazartesi, 12 Mayıs 2014 12:39
Erbil Tuşalp

Acaba “bu iş bana göre değil” dediği oluyor mu arada bir? On iki yıldır oturduğu o koltuğu kendine, kendini o koltuğa yakıştırıyor mu? 17 Aralık’ın 24 Şubat’ın kirinden pasından sonra halâ Çankaya düşü kuruyor mu? Dahası başkanlık rüyası görüyor mu? Bunca yıldır kırmadığı pot, etmediği hakaret aşağılamadığı kurum ve sövmediği insan kalmadı.

Salı, 15 Nisan 2014 11:48
Erbil Tuşalp

Yaşından kaynaklanan özgüvenle “diyelim ki gazeteci oldum” dedi. “Ne yazılır, nasıl yazılır ki bu ülkede” diye yurttan sesler havasına geçip öfkesini noktaladı. Gazetecilik tutkusuyla yanıp tutuşan yirmisinde pırıl bir gençten gelen soruya yanıtım elbette “her şey yazılır” oldu.Yalandan kim ölmüş. Alaycı bir vurguyla “her şey öyle mi?” diye üsteledi.

Pazartesi, 28 Nisan 2014 11:54
Erbil Tuşalp

Türkiye çok değil bir hafta önce bu köşede dillenen “Yok aslında birbirinden farkları, onlar aynı sokağın çocukları” yargısını doğrulamak ister gibi sahne alan yeni bir sokak kavgasına daha tanık oldu.

Bir yanda ülkede son on iki yıldır hukuk adına işlenen cinayetleri sessiz ve derinden izleyen bir yüksek yargıç var. Siz ona kısaca Anayasa Mahkemesi Başkanı diyebilirsiniz. Haşim Bey.

Pazartesi, 07 Nisan 2014 11:06
Erbil Tuşalp

Oy dağılımının yüzde hesaplarında onların adı yok. Hiç olmadı. 1965 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nin aldığı sonuç tek gerçek olarak kaldı. Fatsa bir başka gerçekti. Dersim’in Ovacık ve Mazgirt armağanı yıllar sonra yaşanan küçük bir mutluluk. Hepsi bu.1965 yılı sandığından çıkan yüzde 2,96 oyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 13.

Salı, 01 Nisan 2014 12:42
Erbil Tuşalp

Arkada kalan hüznün adı seçim olduğuna göre, ülkenin siyaset erbabı artık ne olur ve mutlaka “yenildik” sözcüğünü kullanmaya başlasın. Ve elbette “yenilgi nedenleri” üzerinde konuşsun. “İyi yenildik...” demesin, “yenildik...” desin. Yüzde hesaplarına bulaşmadan, “Yüzde 45 karşısında öfkeli yüzde 55 demeden”, halkın oylarıyla “kimden değil neden yana olduğunu” olanca açıklığıyla anlatsın.

Salı, 29 Nisan 2014 11:29
Erbil Tuşalp

Benim de aklım başka yerdeydi. Günün manâ ve ehemmiyetinden olsa gerek aklım belleğimin yüz yıl öteden geri çağırdığı özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yüzakı bir belgesine odaklanmıştı. Haşim Bey’i bu nedenle can kulağıyla dinlemedim. Öfkesiyle boğuşan Tayyip Bey’in durumuna bunun için sevinmedim.

Salı, 18 Mart 2014 10:05
Erbil Tuşalp

Tarihin ilginç birikimlerini barındıran Hatay’ın nasıl bir tehlikeyle karşılaştığını sen biliyorsun ama herkes bilsin diye yazıyorum.

Tehlikenin adı, elbette Sadullah Ergin. Ama nasıl bir Sadullah, nasıl bir Ergin? Bu takımın her biri, başka deyişle a’dan z’ye akepe yönetiminin tümü, bin bir suratlı olduğundan bu soruyu yanıtlamak kolay değil.

Pazartesi, 17 Mart 2014 10:47
Erbil Tuşalp

Bir gaz fişeğiyle elinden alınan on dört yaşındaki çocuğunu iki yüz altmış dokuz günlük bekleyişten sonra toprağa veren bir anneyi miting alanında yuhalatan, umudun katili insafsız ve izansız bir insan için söyleyecek pek az şey kaldı.

* * *

Pazartesi, 03 Mart 2014 10:44
Erbil Tuşalp

Milyonların, milyarların, trilyonların, inanmak güç olsa da katrilyonların konuşulduğu rüşvetin ayakkabı kutusunda, hamam kesesinde saklandığı haracın çikolata tepsisinde, elbise çantasında dağıtıldığı salmanın havuzda toplandığı polis fezlekesinde savcı soruşturmasında kayda geçen milyon doların, milyar euronun elden ele evden eve dolaştırıldığı küçük ölçekli servetlerin zırhlı otomobillerde,

Pazartesi, 24 Mart 2014 10:50
Erbil Tuşalp

Ne zaman bir diktatör konuşsa gazetede dergide bir diktatörün adı geçse, resmi çıksa hep onu anımsarım. Sesi kulaklarımda çınlar. O ses hiç eskimedi. Hüzünlü anımsamalarla ülkeden ülkeye dolaştı.

Gabriel Garcia Marquez ‘in tam otuz iki yıl önce aldığı Nobel Edebiyat Ödülü törenindeki konuşması dün yine tarihin sofrasındaydı.

Salı, 04 Mart 2014 11:35
Erbil Tuşalp

“Sabah baskınında polis bir bankacının evinde koynunda 4,5 milyon dolar besleyen bir ayakkabı kutusu yakaladı. Bir başka evin yatak odasında para sayma makinesi ele geçirildi. Bir malikhanede depolanmış nakit servet baskın heyecanıyla ona buna şuna dağıtılıp heba edildi. Son 2,2 katrilyon elde kaldı, yazık oldu.”

Salı, 04 Şubat 2014 10:56
Erbil Tuşalp

“Türkiye bir hırsızlar ülkesi” olabilir mi? Bir değil, iki kere estağfurullah. Türkiye asla ve kat’a “bir hırsızlar ülkesi” olamaz. Olamaz çünkü “esselâmün aleyküm” ile başlayıp “ve aleykümselam rahmetullah” ile devam eden rical-i devlet pazarlığından hırsız, arsız çıkmaz.

Pages