54 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 16 Aralık 2013 10:32
Erbil Tuşalp

Siyaset piyasasının yeni tartışması “iktidar-Cemaat kavgası”. Cemaat ortaklığına son vermeye karar veren partinin bir numarasının saklısı gizlisi yok. Ama Cemaat’in sarıklısı rahatsızlığını gizlemiyor. İktidar kertenkele telaşında, Cemaat akbaba sabrında. İki imam pusuda.

Salı, 03 Aralık 2013 10:33
Erbil Tuşalp

Ümmet Tiyatro Compani’de on yıldır kapalı gişe oynayan “Hayata Cihad” temsili aslında görmeyen-duymayan-konuşmayan bir halkın dramını anlatıyor. Adı “yaşama müdahale” olan farkındalık katsayısı yüksek, bir tutsaklık bu. Temelinde yalan var. Yaşama müdahalenin tek yolu yalanı kurumsallaştırmaktan geçiyor.

Salı, 17 Aralık 2013 10:14
Erbil Tuşalp

Kavgalı iki imamdan birinin eli yıllardır halkın ekmeğinde. Sopası halkın sırtında. Günün her saati onunlayız. Demokrasi tramvayına bir biniyor, bir iniyor. Bitirim dalgasını geçiyor. Yüzyıllık Batılılaşma serüvenini geride bırakan Türkiye’nin “hukuk devleti yürüyüşünden” kopmasının dahası rejimin bir “İslam Cumhuriyeti” olarak tescil edilmesinin baş mimarı o.

Salı, 10 Aralık 2013 10:59
Erbil Tuşalp

Hoşgeldin Mustafa Balbay

Eskiyen zaman, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne başka bir pencereden bakmayı zorunlu kıldı. Yaşlı bildiriyi köşesine çekilmeye zorlayan güncel koşullar “yeni pencere-yeni bakış” gereğini kaçınılmaz olarak gündeme getirdi.

Çarşamba, 18 Aralık 2013 10:20
Erbil Tuşalp

Ahmet Burak Erdoğan, Necmettin Bilal Erdoğan, Esra Erdoğan, Abdullah Unakıtan, Fatma Unakıtan, Zeynep Basutçu, Ahsen Unakıtan, Erkan Yıldırım, İsmail Pepe, Mustafa Talha gibi isimler hakkında çok sayıda yolsuzluk ve usulsüzlük savının belgeleriyle ortaya çıkmasını önemsememişti.

Pazartesi, 11 Kasım 2013 14:33
Erbil Tuşalp

Turgut Özal, Robert Strausz Hupe, Recep Tayyip, Paul Wolfowitz . Dört adet adam. Türkiye’nin yeni sömürgeciliğe kurban edilmesine katkısı olan dört adam. İkisi Türk ikisi Amerikan damgalı dört adamı, dün Mustafa Kemal’in karşısında sap gibi duran iktidar kalabalığını görünce anımsadım. Belleğim beni bu dört adamdan ikisinin mektubuna götürdü.

Salı, 05 Kasım 2013 11:15
Erbil Tuşalp

Küçük bir çabayla dünden kalan “niye” sorusunun yanıtına ulaşmak mümkün. Önce üç soru:

Bir “cinsel istismar davasında” sanık avukatı neden “peygamber evliliklerini...” örnekleyerek savunma yapar?

Bir “cinsel istismar davasının” sanık avukatı savunmasını niçin “Müslüman ülkede yaşıyoruz...” gerekçesine dayandırır?

Pazartesi, 04 Kasım 2013 10:28
Erbil Tuşalp

Dört işlemle başlamalı. Söylemler bir kez daha dinlenmeli. Eylemlere bir kez daha bakmalı. Ne olduğunu anlamak, ne olacağını görmek isteniyorsa eğer güncel olandan başlamalı. Dumanı üstünde taze yorumlarla, yazı ve çizilerle yakın tarihin kapısı aralanmalı. Kısaca toplayıp çıkarmalı, çarpıp bölmeli. Sonucun dört sözcükle “nifak, fesat, taassup ve zulüm” olması kimseyi ürkütüp şaşırtmamalı.

Pazartesi, 14 Ekim 2013 11:31
Erbil Tuşalp

Coşkusuyla, sevinciyle, armağanlarıyla oyunu, dansı, müziğiyle güzelleşmeliydi bayram. Demokrasi, özgürlük, bağımsızlık, eşitlik, insan hakları, hukuk alanındaki kazanımlarla sevinçle coşkuyla kutlanmalıydı. Özgürlük, bağımsızlık sevinci her bayram yeni müjdelerle gelişip güçlenmeliydi. Bayramlar müjde çağrıştırmalıydı, müjdeler bayram olmalıydı.

Salı, 22 Ekim 2013 11:09
Erbil Tuşalp

Siyaset Öcalan’ın İslam Birliği çağrısı, Newruz’a Alevi takısı, Mahir’in mirası, Özel Yetkili yargısı, türban istilası, sekreter Şükran hanım vakası, El Kaide’nin saldırısından ibaret değil. Siyasetin Gezi soruşturması, Gökçek tayfası, aday açıklaması gibi başlıkları da var. Örneğin “rüşvet-soygun-vurgunla malül” ekonomi baştan aşağı sorun.

Salı, 15 Ekim 2013 11:39
Erbil Tuşalp

Yargıtay sözcüğünü nerede, ne zaman duysam, Cumhuriyet’in Ankara Savcısı Doğan Öz’ün sesi çınlar önce kulaklarımda:

“Dostlar biz ölmeyiz savaşta

Yarının doğması bizden yana”

Sonra zamanın eskitemediği o yargı kararı gelir aklıma. Sanık Çiftçi’yi dört kez ölüm cezasına çarptıran mahkeme, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun bozma kararı karşısında çaresizdir:

Salı, 08 Ekim 2013 11:43
Erbil Tuşalp

Çukurova’dan seslenen papağanı dinledikten sonra bu işler nasıl böyle oldu diye düşünmenin hiç gereği yok. Demokratikleşme Paketi’nin aslında “demokratikleşirseniz fena yaparım paketi” olduğunu daha nasıl anlatsın. Dili, dini, ırkı ayrı gurbette bir kuş. İyi eğitildiği belli pek güzel konuştu. Biri dışında dünkü sorular bence yanıtlandı.

Pazartesi, 21 Ekim 2013 11:26
Erbil Tuşalp

Birkaç gün önce okuduğunuz iki haber, biliyorum ki sizi de benim gibi hiç şaşırtmadı. Siz de “bunu ondan başka hiç kimse başaramazdı...” dediniz. Bu sonucun mimarı Başbakan Bay Tayyip’i kutlamak istediniz.

Gerekçenizin “iç savaş hüznü” ya da “bölge barışı coşkusu” olması hiç önemli değil. Dün “Yeşil Kuşak”, bugün “Büyük Ortadoğu”, yarın kim bilir ne?

Pazartesi, 07 Ekim 2013 13:10
Erbil Tuşalp

Kimi tok, kimi aç. Kimi anadan doğma solcu, kimi babadan olma sağcı. Irkçısı var, dincisi var. Dönmeden önce solcusu da var, sahte demokrat şeriatçısı da. Kimlikleri belli de, kim oldukları belirsiz. Sabah sağcı, akşam solcu. Kimi eski komünist, kimi taş gibi kapitalist. Kimi partili, kimi partisiz..

Salı, 01 Ekim 2013 11:17
Erbil Tuşalp

BİRİ ÇIKSA DA: Özgürlük, bağımsızlık, hak, hukuk sözcüklerinden yüzü kızarması gerekenler, makarna-bulgur paketi açar gibi demokrasi paketi açıyorsa, çaresi yok futbol yazılacak.

Beşiktaş’a, Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a tuzak hazırlayacaksınız, taraftar görmeyecek öyle mi? Aklınız gerçekten bu kadar mı?

Pages