33 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 01 Kasım 2013 11:15
Rıfat Okçabol

23 Nisan 1920 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıyor. Mayıs başında emperyalizm karşıtı olarak kurulan ilk hükümette, eğitim bakanına da yer veriliyor. Bu bakanlık, program heyeti, ilköğretim dairesi, ortaöğretim dairesi, eski eserler ve sicil istatistik müdürlüklerinden oluşuyor (bkz R. Okçabol’un Türkiye Eğitim Sistemi, 2005, Ütopya Yayınevi).

Salı, 19 Kasım 2013 10:50
Rıfat Okçabol

Başbakan, “Daha ne istiyorsunuz?” diye sormuştu. Bu soru yadırganmış “Bu soruyu soran Türkiye’ye gezmeye gelen bir konuk başbakan olmasın” denmişti. Çünkü tüm Türkiye’ye yayılan Gezi eylemlerinde, toplum ne istediğini açıkça göstermişti.

Cuma, 15 Kasım 2013 10:33
Rıfat Okçabol

Öğretmen statüsünü belirleyen bir etken de, öğretmenin kendisidir, okul içi olduğu kadar okul dışı tutum ve davranışlarıdır. Statüyü belirleyen son bir etken de, öğretmenin üyesi olduğu örgüttür.

İki öğretmen düşünelim. Biri, kitap okuyor fırsat buldukça sinemaya, tiyatroya, konsere vb. gitmeye çalışıyor. Öbürü, pek okumuyor ve güzel sanatlarla da ilgilenmiyor.

Cuma, 22 Kasım 2013 10:46
Rıfat Okçabol

1982 yılında eğitim fakültelerine ya da eğitim yüksekokullarına dönüştürülen öğretmen okullarında, 16 Mart’ta, öğretmen yetiştiren bir okulun 16 Mart 1848’de açılmış olmasını kutlama geleneği vardı.

Cuma, 08 Kasım 2013 10:40
Rıfat Okçabol

Cumhuriyet’in 10’uncu yılında, “10 yılda10 milyon genç yaratık her yaştan” sözlerini içeren marşlar söylenmiştir. Ancak eğitim açısından 30’lu yılların başındaki en büyük sıkıntı, sayıları 35 bini bulan köylerde çalışacak öğretmen bulunamamasıdır. Kayseri ve Konya’da açılan köy öğretmen okulları da derde deva olmamıştır.

Cuma, 11 Ekim 2013 11:52
Rıfat Okçabol

Öğretmenin toplum içindeki sosyo-ekonomik konumunu-statüsünü belirleyen etmenlerin başında, devlet, öğretmenin kendisi ve öğretmen örgütleri gelmektedir.

Cuma, 25 Ekim 2013 11:58
Rıfat Okçabol

Zaman zaman gazetelerde eğitim anlayışıyla, eğitim sisteminde olup bitenlerle ve gerçekle bağdaşmayan haber, yazı ve yorumlar çıkıyor. Bu tür yazılar/yorumlar, akademisyenler tarafından yapıldığında, daha da çarpıcı oluyor.

Örneğin 26 Eylül 2013 tarihli Zaman gazetesinde, “Eğitim sistemi nasıl bu hale geldi?” başlığını taşıyan bir makale, böylesine çarpıklık örneği oluyor.

Cuma, 20 Eylül 2013 11:52
Rıfat Okçabol

“Yetmez ama evet”çilerin desteğiyle yargının AKP’lileşmesinden bu yana, olmaz olmaz denen pek çok şey oluyor. Başbakan, “Dindar gençlik yetiştireceğiz” diyor gençlerin dinin ve kinin davacısı olmasını istiyor!

Cuma, 27 Eylül 2013 11:57
Rıfat Okçabol

Milli Eğitim Bakanı Avcı, herhalde söylediklerine inanan var ki, inciler döktürmeye devam ediyor! Avcı, “Mesleki ve teknik eğitim alanındaki çalışmaların, toplumdaki olumsuz algının düzelmesine katkıda bulunması” umudunu açıklayıp “Çünkü bu olumsuz algı, başarılı gençlerin mesleki eğitimi tercih etmesinin önündeki en önemli engellerden birini oluşturuyor.

Cuma, 02 Ağustos 2013 11:37
Rıfat Okçabol

Türkiye, Anayasası’na göre, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Geçerli olan hukuk anlayışına göre, Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay ve Danıştay gibi üst yargı organlarının kararları, hem içtihat oluşturmakta hem de yürütmeyi bağlayıcı nitelik taşımaktadır.

Salı, 27 Ağustos 2013 11:47
Rıfat Okçabol

AKP’nin hemen tüm söylemlerinde olduğu gibi, MEB’in söylemleri de, genelde konuları saptırıcı ve toplumu yanıltıcı/kandırıcı yönde oluyor. Bakan suskun kaldığında MEB Müsteşarı Tekin devreye giriyor.

Cuma, 05 Temmuz 2013 11:28
Rıfat Okçabol

Gezi Parkı eylemlerinde sıfır “0” terör olmasına karşın, 16 kuruluş 19 Haziran 2013’te gazetelerde tam sayfa bildiri yayımlayıp “Demokratik haklar kullanılmalıdır. … Ancak yakma, yıkma ve hakaret hiçbir hukuk düzeninde hak kullanımı olarak değerlendirilemez” demişlerdir!

Salı, 02 Temmuz 2013 13:09
Rıfat Okçabol

İktidar gibi Gezi Parkı eylemlerini anlamazlıktan gelen (belki de en iyi anlayan) kesimlerin başında, şaşırtıcı bir şekilde YÖK ve rektörler geliyor. 170 üniversite içinden 5-10 üniversite mensubunun bildiriler yayımlayıp eylemleri sahiplenip iktidarın tutumunu yermeleri, tabii ki tüm üniversiteleri aklayamıyor.

Cuma, 14 Haziran 2013 13:05
Rıfat Okçabol

Gezi Parkı eylemi ve bu eylemle ilişkili her gelişme, öğretme, etkileme ve düşündürme işlevini yaygınlaştırarak sürdürüyor. Eylem güçlendikçe, yetkililer şaşırıyor, “Eylemler haklı” diyemediklerinden çareyi yalana sarılmakta arıyor. Kimi yetkililerin zaman zaman kullandıkları yumuşak söylemlerin, içten olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı da ortaya çıkıyor.

Salı, 25 Haziran 2013 17:13
Rıfat Okçabol

25 Haziran 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Pages