4 sonuçtan 1 - 4 arası gösteriliyor
Cuma, 07 Mayıs 2010 10:30
Yurdakul Er

Solun yenilgileri, öyle bir çırpıda unutulacak tarihsel olaylar değildir. Tortusunu, hatta kirini, modern zamanların sınıf hareketi üzerine ister istemez yığar. Bundan kaçınılamıyor. Dolayısıyla, yenilgi sonrası kuşaklar, devrimci mücadelelerinde bir de geçmişin bu ağır dezavantajıyla “güreşmek” zorunda kalıyorlar.

Cuma, 14 Mayıs 2010 10:30
Yurdakul Er

Komşularımızın sayısı çok. Dertleri de çok. Oralarda pişenlerden bizim payımıza da epey bir şey düşeceği, malumumuz. Eh, komşuda pişer, bize de düşer. Ama bu düşenler veya düşecek olanlar, hiç öyle iç açıcı şeyler değil.

Cuma, 21 Mayıs 2010 10:30
Yurdakul Er

Böyle bu iş. Birilerinin, bazen farkını hatırlatmak için söylemesi gerekiyor. Eh, o birileri de galiba biz oluyoruz: Kapitalizmin kitle ve birey ruhu bir mutlak egemenlik tanımı değildir elbette, ama özellikle yeni ortaçağımızda, toplumu taşıyan her kurumsallıkta, bu zihniyet resmen önü çekmektedir.

Cuma, 28 Mayıs 2010 10:30
Yurdakul Er

Friedrich Engels, Alman tarihindeki mülkiyet biçimlerini ve büyük toprak sahipliğinin oluşumunu incelerken, "tarihin alışılmış ironisiyle" diyordu. Acı bir şeydi ve söylemek istediği galiba şuydu: Tarihsel müdahalelerin aktörleri, eylemleriyle, başlangıçtaki hesaplarının veya niyetlerinin tam tersi sonuçları tetikleyebiliyordu.