30 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 09 Ağustos 2010 11:44
Kemal Okuyan

Yüksek Askeri Şura terfileri bağlandı, asker ya da AKP kanadının bir ötekini sıfırlayacağını bekleyenler tatmin olmadı, hayat akıp gidiyor, bazı konularda şiir gibi bir uyum söz konusu, bazen de hükümetle ordu "atışma" tadında işler çıkarmakta…

E şimdi, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları belli olduğuna göre, yeni bir "asker" yazısı için kolları gönül rahatlığıyla sıvayabiliriz.

Pazar, 29 Ağustos 2010 10:47
Mesut Odman

Şu günlerde neyin önemi üzerinde durabiliriz, referandumdan başka!

Yalnız, şimdi asıl sorgulamaya çalışacağımızın, bu konunun ne tür gerekçelerle gündemin başına, en başına olmasa bile, en başlarda bir yerine getirilebildiği ve, buradan yola çıkılarak, önem derecesinin nasıl belirlenebileceği olduğunu da ayrıca vurgulamak gerekir.

Perşembe, 19 Ağustos 2010 10:35
Ergin Yıldızoğlu

Referandum’da boykot kararı alan sosyalistlerin, duygularına, siyasi manzarayla ilgili gözlemlerinin büyük çoğunluğuna ben de katılıyorum. Evet, egemen sınıf içi bir çatışmayla karşı karşıyayız. AKP bir yana, MHP ve CHP’nin aralarında farklar olmakla birlikte durumları ortada. Bu referandum, bir demokrasi oyunundan öte bir şey değil. Demokrasi denen şeyin ne hale geldiğini biliyoruz.

Salı, 10 Ağustos 2010 10:13
Fatih Yaşlı

“Son on yılda Türkiye solu jargonunda kullanılan ve küfür olmayan ama küfür etkisi yaratan sözcük nedir” diye sorulacak olunsa verilecek yanıt açık bir şekilde “ulusalcı” olacaktır.

Peki ulusalcı sözcüğü ya da kavramı, bu şekilde kullanıldığında, kastedilen tam olarak nedir?

Salı, 31 Ağustos 2010 13:34
Kemal Okuyan

Kurtuluş Savaşı'nın tarihimizin değerli bir kesiti olduğunu söylüyoruz. Mevcut sınıfsal dengeler, uluslararası koşullar ve kutuplaşmalar hesaba katıldığında Kurtuluş Savaşı'nı değersizleştirmek, onu hafife almak ya da onun şu ya da bu devrimci kriterle bakıldığında tarihe negatif bir etkide bulunduğunu ileri sürmek Marksist bir tutum olmaz.

Cumartesi, 28 Ağustos 2010 10:30
Asaf Güven Aksel

80’li yılların Cumhuriyet gazetesi kesiklerini bir sebepten kurcalarken, aralarında, Behiç Ak’ın “Kim Kime Dum Duma”larını doldurduğum sarı bir zarfa denk geldim. Birinde, bir baba, oğlunu oturtmuş kucağına, anlatıyor: “Bak, artık hayatı belli bir bilinçle kavramayı öğrenmelisin. İşe diyalektikten başlamalısın. Şunu unutma, her şey, değişim içindedir.

Cuma, 06 Ağustos 2010 10:30
Yurdakul Er

Referandumda "Evetçilerin" solla hiçbir ilişkisi olmadığı artık belgelenmiştir. Galiba bu rezaletin en hayırlı "getirisi" bu oldu. Sol, nihai bir temizlik yaşadı. İyi. Bunlardan kurtulduk. Ama utangaç evetçileri, yani "boykotçuluk" pazarlayanları ne yapacağız?

Geleceğiz oraya, ama önce bir başka nokta var değinmek istediğimiz..

Cumartesi, 21 Ağustos 2010 10:30
Asaf Güven Aksel

Yalandan kim ölmüş, “yıllık iznimin bir bölümünü kullandığımdan” gibi, hiç kısmet olmayan ama hep imrendiğim, haset ettiğim bir kalıbı kullanarak, son iki haftalık aksatmama, şekere bulanmış bir bahane uydurmakla başlayayım. Hem bu “tatil rehaveti”ne, hem “hafta sonu yazısı” aralık kapısına bağlayarak da, şöyle hafif birşeylerle geçiştirmenin yolunu yapayım…

Cuma, 13 Ağustos 2010 10:30
Merdan Yanardağ

Başlıktaki soru garip karşılanabilir ama, soL’un kimi okuyucu yorumlarından da anlaşılacağı gibi, sosyalist hareket içindeki bazı çevre ve kişiler, aralarında benim de olduğum bir kesimi “burjuvaziyi ilerici ve gerici diye kanatlara ayırıyor ve sermaye sınıfının ‘ilerici kanadı’ ile ittifak yapmak istiyorlar” diye eleştiriyorlar. Yani başlıktaki soru ciddi…

Cuma, 20 Ağustos 2010 13:35
Kemal Okuyan

Faşizmin tanımını, bugünkü siyasi iktidarın bu tanıma denk düşüp düşmediğini tartışmak istemiyorum.

Salı, 31 Ağustos 2010 10:30
Orhan Aydın

Kültürel kolları budanmış, sanatsal kanalları tıkanmış toplum, gözlerimizin önünde gericileştiriliyor.

Meydanlardan yükselen ‘evet’ naralarına eşlik eden çoğul, bunun en canlı örneği.

Toplumsal değerlerin üstünde tepinen ve yalan üstüne yalan söylenerek işletilen süreç, o kara güne doğru çoktan evrilmiş durumda.

Cuma, 20 Ağustos 2010 10:59
Merdan Yanardağ

Türkiye'nin siyasal ve entelektüel ortamında yeterince üzerinde durulmayan, benim zaman zaman dikkat çekmeye çalıştığım önemli, önemli olduğu kadar bu toprakların geleceği bakımından da tehlikeli bir durum yaşanıyor.

Cuma, 27 Ağustos 2010 10:30
Yurdakul Er

Anladık, bu 30’uncu 12 Eylül, halkoylaması denilen komedi sayesinde, yerleşik sistemin altüst oluşunu hızlandıracak. Tüccar imamlar ağırlıklı koalisyon (AkParti-AsParti) iktidarı da anladı zaten. Birbirleriyle uğraşmaları bundan. İkinci ve çok daha büyük bir kırılma noktasının eşiğindeyiz. “Evet” veya “Hayır”ın, birbirine yakın büyüklükte iki küme halinde cepheleşeceği anlaşılıyor.

Salı, 24 Ağustos 2010 14:29
Kemal Okuyan

Siyasi yaşamım boyunca "bırak bu konuları, sen işçi sınıfının gündeminden bahset" türünden tepkilere, siyasi iktidarın doğrudan "ekmek"le ilintisi olmayan tasarruflarının emekçi kitleleri ilgilendirmediği gibi değerlendirmelere fazlasıyla alıştım. Bir ara pek modaydı "suni gündem" yakıştırması, kolay yoldan devrimciliğin ürettiği beylik sözlerden biriydi…

Perşembe, 19 Ağustos 2010 12:46
Kemal Okuyan

"Bölünmeye karşısınız çünkü Türkler için hak gördüğünüzü Kürtler için uygun bulmuyorsunuz."

"Bölünmeye karşısınız çünkü 'Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğü' fikri sizin de beyninizi yıkamış."

"Bölünmeye karşısınız çünkü bütün muhafazakarlar gibi kontrol edemediğiniz, başkalarının inisiyatif aldığı gelişmelerden dehşetle ürküyorsunuz."

Pages