21 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 30 Temmuz 2010 10:30
Yurdakul Er

Bazı şeylere hakkımız var. Bazı paralelliklere ve gözle görülmeyen bağlantılara dikkat çekmeye hakkımız var. Nasıl mı?

Cuma, 30 Temmuz 2010 10:30
Merdan Yanardağ

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) hazırladığı anayasa değişiklik paketinin 12 Eylül 2010 tarihinde halk oylamasına (referanduma) sunulması hakkında sol'da başlıca üç eğilimin olduğu gözleniyor.

Pazartesi, 12 Temmuz 2010 11:50
Kemal Okuyan

BDP milletvekili Hasip Kaplan "ayrılma ve bölünmenin ağza dahi alınmaması gerektiği"ni söylemiş ve bu doğrultuda düşünmenin Hitlercilikten farkı olmadığını belirtmiş. Kaplan'ın hedefinde geçtiğimiz günlerde "Kürtlerin ayrılmasını da tartışmalıyız" diye yazan Ertuğrul Özkök var belki ama "ayrılma" olgusunu ciddi ciddi düşünen ya da savunanların sayısı hiç de az değil.

Cuma, 09 Temmuz 2010 10:30
Yurdakul Er

“Artık yapacak bir şey yok” diyorlar. Kimler mi? Devrimci kardeşlerimizin jargonu içinde söyleyelim: Oligarşinin kemik yalayıcıları! Doğrusu iyi çalıştılar. Türkiye halkının bir ayrılık yaşayabileceğini düşünmeye teşne artık insanlarımız. Hazırlandılar çünkü. Medya bombardımanı niye var ki?

Pazartesi, 19 Temmuz 2010 18:07
Kemal Okuyan

Memlekette onca mesele varken… Denebilir.

Kültür de memleketin meselesi… Denir karşılığında.

Memleketin meselelerinin birbirinden ayrılamayacağı… Klasik ama geçerliliğini yitirmeyen bir yaklaşım olarak eklenebilir araya.

Arabesk konusu, yıllar sonra bir kez daha tartışılmalıdır. Memleket meseleleri için faydalıdır.

Pazar, 11 Temmuz 2010 11:00
Mesut Odman

Yüksek mahkemenin başkanı, aklı başında hukukçuların doğrulukla işaret ettikleri gibi, ne usule, yola, yordama ne işin aslına, mantığına uyan bir acullukla önemli kararlarını açıklıyor.

Cumartesi, 24 Temmuz 2010 10:30
Ali Cenk Gedik

Şöyle İzmir’de uzun süre yaşayıp da sabah kahvaltısı olarak hiç boyoz ve yumurta yememiş birine tam bir İzmirli denemeyeceğini düşünüyorum. Uzun süre derken bu bir insanın tüm yaşamı da olabilir 3-5 yıllık bir zaman dilimi de.

Salı, 06 Temmuz 2010 12:12
Özgür Şen

Türkiye siyasetinde siper kavgası sürüyor. Kavganın gidişatı ve üslubu Türkiye burjuva siyasetinin ortalamasının Kürt sorunundan ne anladığını da gösteriyor.

Cuma, 23 Temmuz 2010 14:29
Kemal Okuyan

Siyaset bir açıdan taraf oluşturma ve taraftarlaştırma işlemidir. Ortaklaştırma, belli nitelikleri temel alıp, diğerlerini önemsizleştirme, tasnif etme, uçlara doğru çekme siyasetin doğasında vardır.

Cuma, 23 Temmuz 2010 10:30
Merdan Yanardağ

Türkiye köklü bir gerici dönüşüm/darbe girişimi ile bu saldırıya direnen güçler arasında cereyan eden bir siyasal çatışma sürecinden geçiyor. Bu çatışmada sosyalistlerin ve işçi sınıfının tavrı, hiç kuşku yok ki, karşı devrimci saldırıya direnmek şeklinde ortaya çıkıyor.

Salı, 20 Temmuz 2010 10:16
Özgür Şen

12 Eylül günü, 12 Eylül Anayasasında yapılacak değişiklikler halk onayına sunuluyor ve bizim sol olarak bu değişikliklere “evet” dememiz mi bekleniyor? Bu işte bir gariplik var.

Demek ki insanlar daha bu referandumda neyin oylanacağını, “evet” diyeceklerin neye “evet” diyeceklerini kavrayamamışlar.
12 Eylül günü neye evet denecek?

Cuma, 16 Temmuz 2010 10:30
Yurdakul Er

Sadece Mesut Odman Hocamızın, Türkiye devrimindeki siyasal düşünce uğraklarını genç kuşaklara taşıyan analitik kitabının başlığı değildir. Genişletilmiş bir yeni baskısı yapılarak, yakın dönem devrim tarihimizdeki siyaset düşüncesinin genç kuşaklar nezdinde yeniden tartışmaya açılması gereken "Her Zaman Sosyalizm", bir deyim olarak aslında tam bir özettir...

Pazar, 25 Temmuz 2010 10:23
Mesut Odman

Basit bir soru, diye başlamıştım. Ama, olmadı yanıtı üzerinde düşündükçe ve genel kabul görme olasılığı yüksek bir yanıt bulmakta zorlandıkça, o kadar da kolay bir soru olmadığını anlayıp, onun yerine, “küçük” bir soru dedim.

Cumartesi, 24 Temmuz 2010 13:20
Çağrı Kınıkoğlu

Sevgili yoldaşlarım Ali Karagöz ve yitireli neredeyse on yıl olan dayım Olcay Seles’e…

Böyle başlıklar riskli, malum.

Haddinden fazla iddialı ve “aşmış” aforizmalar ve reçeteleri çağrıştırıyor: “Şöyle yaşamak lazım…” veya “ hayattan keyif almasını bilmek lazım…” gibi önermeler yok bu yazıda.

Salı, 20 Temmuz 2010 10:19
Orhan Aydın

Kuşkusuz, Tiyatromuzun içine sürüklendiği birçok açmazın başında, ‘metin’ sorunu geliyor.

Ülkemizde artık, 'işte bu!' diyebileceğimiz bir yeni oyun metniyle karşılaşmak neredeyse olanaksız.

Bu saptama, elbette ülkemizde tiyatro yazarı olmadığını göstermez.

Şu an, isimlerini alt alta sıralayabileceğimiz onlarca yeni yazardan ve ustalaşmış kalemden söz edebiliriz.

Pages