16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 01 Mart 2010 09:30
Alper Birdal

AKP’nin kurmaylarıyla ordunun kurmayları kapıları kapadıktan sonra içeride neler konuşuyorlar bilemeyiz. Ancak emin olabileceğimiz husus, konuşulanların merkezinde “yeni ordu”nun durmakta olduğudur. Bu sözcüklerle ifade etmiyor olabilirler, ama öyle ya da böyle kastedilenin bu olduğunu “taraflar”ın demeçlerinden biliyoruz.

Cumartesi, 27 Mart 2010 09:30
Ali Cenk Gedik

İzmir’in ülkeden bağımsız özel bir gündemi var mı sorusuyla başlamak daha doğru olur. Yani bütün kentin olmasa da önemli bir bölümünün ağırlıklı olarak konuştuğu bir gündem.

İzmir’de yayınlanan günlük gazeteler belki bir ipucu verebilir.

İzmir’in en köklü gazetesi Yeni Asır’ın gündemini ağırlıklı olarak her zaman İzmirli yatırımcılar oluşturur.

Cumartesi, 13 Mart 2010 09:30
Ali Cenk Gedik

KENTİN SESİ-İZMİR Yazıları

“Bizim Aylin hani o takıp takıştıran, güzel küpeli, pahalı ince topuklu, yapılı lüle saçlarıyla alımlı alımlı yürüyen İzmirli güzel” mahkemede konuşuyor:

Salı, 16 Mart 2010 09:30
Orhan Aydın

Her birimizin yüreğini sarmalayan bir türküsü, şarkısı, şiiri, romanı aklından çıkmayan bir oyunu yada belleklerimizde yer etmiş bir film, fotoğraf karesi yok mu?

Vardır.

Eğer yoksa, sorun var demektir!

Önce 12 Mart, ardından 12 Eylül faşist cuntaları bu anlamda işe yaradılar!

Salı, 16 Mart 2010 09:30
Fatih Yaşlı

28 Şubat ve 12 Mart… İlkinin on üçüncü ve ikincisinin otuz dokuzuncu yılı geride kaldığı geçtiğimiz günlerde. Liberal-muhafazakâr ittifakın hegemonyası nedeniyle daha çok 28 Şubat konuşulmuş ve 12 Mart unutturulmaya çalışılmış olsa da darbeler tarihine bakıldığında birbirine en çok benzeyenin bu ikisi olduğu söylenebilir.

Salı, 23 Mart 2010 15:01
Kemal Okuyan

AKP’nin 12 Eylül Anayasası’nda yapmaya çalıştığı değişikliklere bakın! Araya serpiştirilmiş, bir bölümü Anayasa maddesi olması gerekmeyen, bir bölümü zaten aşınmış, bir bölümü ise iktidarın yorumuna açık “iyileştirme”ler.

Türkiye’nin öncelikli konuları mı? Hayır!

Samimiyet hissediliyor mu? Hayır!

Gerçek bir düzelmeye işaret ediyor mu? Hayır!

Cuma, 19 Mart 2010 09:30
Kaan Arslanoğlu

Nasıl olmuşsa olmuş, Hoca Nasrettin hiç de güzel bulmadığı bir kadınla evlendirilmiş. İlk gün… Devir kaç göç, kapanma devri. Yeni hanım nazla, işveyle sormuş. “Hoca efendi, yakınlarından kimlere görüneyim, kimlere görünmeyeyim?” Hoca cevap vermiş: “Bana görünme de, kime görünürsen görün!”

Cuma, 12 Mart 2010 09:30
Yurdakul Er

Galiba bir şeye çok güveniyorlar: Bu toplumu paramparça ettiklerinden eminler. Yeterince atomize olmuş bir sürünün, ekran önünden kendini koparıp en fazla bir camiye atabilecek kadar gücü kaldığı anlaşılan bu tuhaf kalabalığın, artık dirençle falan bir ilgisinin olamayacağını düşünüyorlar.

Egemen sınıflarımız böyle.

Cuma, 26 Mart 2010 10:32
Merdan Yanardağ

Tuhaf şeyler oluyor bu ülkede. İktidar olanlar muhalif gibi davranıyor örneğin... Gerçekten muhalif olanlar ise "statükocu" ilan ediliyor. Tarih içinde oluşan kavramların ya içi boşaltılıyor ya da kavramlar ters yüz ediliyor. Bir akıl tutulması yaşanıyor. Siyaset sosyolojisinin bütün parametreleri, bir yarı aydın tavrı ve bir "taşra tepkiciliği" ile bir kenara itiliyor.

Çarşamba, 10 Mart 2010 09:30
Aydemir Güler

Melih Gökçek TKP'lilerin otobüs taşlayacağını söylemiş. On altı yıldır Ankara'yı kentlikten çıkaran kabus belediye başkanının bu sözleri, iyi bir gözlem nesnesidir. Gökçek hakkında soL portal okurlarının yeterince fikri olduğundan, ben bu ilginç karakterin sola karşı mücadele kavrayışıyla daha fazla ilgiliyim.

Pazar, 07 Mart 2010 09:30
Korkut Boratav

Bugün Eric Hobsbawm’dan söz edeceğim. Yahudi kökenlidir Mısır doğumludur. İlk gençliği Viyana ve Berlin’de geçiyor. Nazilerin iktidara gelmesinden sonra İngiltere’ye göçüyor. Cambridge Üniversitesi’nde okuyor tarih doktorası yapıyor. Londra Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine başlıyor. Giderek marksist tarihçiliğin parlak yapıtlarını kaleme alıyor.

Pazar, 07 Mart 2010 09:30
Mesut Odman

Tam da cumhuriyet elden gidiyorken… O cumhuriyetin dayandığı ya da başlangıçta yahut bir ara dayandığı, ayrıca ona rengini verdiği söylenebilecek ve hem kuruluşunda hem de şimdi önemi, ileri niteliği tartışılmaz olan ilkeler hızla geçersizleştirilirken… Dolayısıyla, üzerine ayaklarımızı basarak başka hedefler ortaya atabileceğimiz toprak altımızdan kayarken…

Cuma, 05 Mart 2010 09:30
Kaan Arslanoğlu

Çocukluğumdan anımsadığım bir aile dostu ninemizin sık yinelediği söz hala kulaklarımda: “Ah ben erkek olacaktım kiii!” Çevresindeki erkeklerin erkeğe benzemediği savından başka bir şey değildi bu, biraz da erkekleri kışkırtma. Şimdi siyasi arenada buna benzer başka bir söz moda: “Ah! Türkiye’de bir sol hareket olsaydı!” “Ah! Ben solcu olacaktım kiii!”nin değişkesi sayılabilir.

Çarşamba, 03 Mart 2010 09:30
Aydemir Güler

İşçi sınıfımızın üzerindeki ölü toprağını bir türlü silkinip atamadığı, siyasetten dışlanmışlığına son veremediği, yıllardır kıvılcım olmanın ötesine geçen bir süreklilik geliştiremediği, kitleler halinde sağa oy vermeyi sürdürdüğü, sendikaların ise sözcüklerin yetmeyeceği bir atalete gömüldükleri koşullarda, Tekel direnişi olağanüstü yükleri sırtlamak zorunda kaldı.

Cuma, 12 Mart 2010 09:30
Merdan Yanardağ

Ahmet Altan'ın bir ibret vesikası olan aşağıdaki satırları, entelektüel bir sefaleti ve edebi bir ucuzluğu simgelemesinin yanı sıra, kötü bir örnek de olsa, yeni-sağ tarih yazıcılığının da tipik bir özeti olması bakımından önem taşıyor.

Pages