14 sonuçtan 1 - 14 arası gösteriliyor
Cuma, 04 Aralık 2009 09:30
Kaan Arslanoğlu

Sanat Cephesi dergimiz bugün (4 Aralık) gazete satış büfelerinde olacak. İstanbul dışı için belki Cumartesi günü.

Birkaç gün önce dergiyle ilgili haberleri internetten yoklarken başka bir Sanat Cephesi dergisiyle karşılaştım. Az önce bir arkadaş da bu ikinci Sanat Cephesi’ni kitapçıda gördüğünü haber verdi. Başka bir arkadaş da satın aldığını!

Cuma, 18 Aralık 2009 09:35
Kaan Arslanoğlu

Televizyonda bir vatandaş “açılımla” ilgili şunları söylüyor: “Hangi hakları yok ki, daha ne istiyorlar?” Kürt göstericileri kast ediyor. Türkiye’de işbirlikçi kesimler zaten bağımsız hareket edemiyor. Kendi başına tutum alanların büyük çoğunluğu da böyle düşünüyor. Sonra iki büyük sorunun, dincilik ve milliyetçiliğin kolay çözümünü bekliyoruz.

Cuma, 11 Aralık 2009 09:42
Kaan Arslanoğlu

Dergimiz çıktı ve büyük ilgi uyandırdı. Pek çok insanın, hakkında görüş bildirmesinden anlıyoruz bunu. Olumlu, olumsuz eleştiriler hayli yoğun.

Cuma, 06 Kasım 2009 09:30
Kaan Arslanoğlu

Hürriyet’te köşe sahibiyken hoş makaleler yazardı. Sıra dışı bir zeka taşıdığı, iyi bir entelektüel birikim yüklendiği belliydi. Özellikle yaşam yazılarının bir bölümü parlak bir mizah yeteneği sergiler, hayli güldürürdü. Hürriyet kadrosunda ve Ertuğrul Özkök’ün dostluğuyla övünen biri, siyasi meselelerde ne kadar ilerici tavır alabilirdi ki kimse ondan böyle bir şey beklemezdi zaten.

Cuma, 02 Ekim 2009 10:22
Kaan Arslanoğlu

“Dışa seslenme”yi tartışacağız bu yazıda, dolayısıyla “içe seslenme” alışkanlıklarını terk etmeyi. Kemal Okuyan’ın “Kendi Kendimizi Terbiye Etmek” başlıklı yazısından kalkacağız, konuyla ilgili bazı yerlere konacağız.

Cuma, 09 Ekim 2009 10:30
Kaan Arslanoğlu

Fıkrayı duymuşsunuzdur. Adam kendini darı sanmakta ve bu yüzden nerede tavuk görse kaçmaktadır. Hastanedeki tedavisi uzun sürer ve taburculuğuna karar verecek heyetin önüne çıkar sonunda. Sorarlar: Kendini darı gibi hissetmiyorsun değil mi, iyileştin şimdi? Tamamen iyileştim, der adam gönül rahatlığıyla gönderebilirsiniz beni. Güzel, derler hekimler, çıkabilirsin.

Cuma, 25 Eylül 2009 10:09
Kaan Arslanoğlu

CHP

-Bak, TKP iyi hoş da, siyaset denen şey burjuva aracı. 150 yıllık bir yanlış bu. Komünistler burjuva siyaset tavrını artık bırakmalı.

-Bunun için mi katılmıyorsun bize?

-Bunun için tabii, bizim mücadelemiz çok farklı bir şey olmalı.

-Her seçim CHP propagandası yapıyorsun ama?

-O başka şey…

30 AĞUSTOS

Cuma, 10 Temmuz 2009 10:30
Kaan Arslanoğlu

Geçmişte toplumcu gerçekçiliğe sert eleştirilerim olmuştu. TKP'ye katıldım diye görüşlerimi değiştirmedim. Zaten böyle bir şey istenmedi benden.

Cuma, 26 Haziran 2009 10:30
Kaan Arslanoğlu

Filmlerde izleriz. Kahramanımızın başında bulunduğu küçük grup, kalabalık bir düşmanla karşılaşır. Bizim lider rakip güçlerin şefini teke tek dövüşe ikna eder. Onu yener ve zafer kazanılır. Galiba Türkiye devrimcileri de son çareyi uzun boylu ve iri yarı başkanlarının sermaye elebaşlarını bire bir kavgaya çağırmasında buldu. Erkan Baş'tan sonra Alper Taş. Nazar değmesin.

Cuma, 06 Mart 2009 10:04
Kaan Arslanoğlu

TKP'ye oy vermeyelim ki, kapitalizmden numaradan yakınıp durduğumuz, aslında etimiz, kemiğimiz, ruhumuzla bağlı bulunduğumuz bu sisteme taptığımız bir kez daha kanıtlansın.

TKP'ye oy vermeyelim, "Siyasette bir alternatif yok ki!" diye mutlu hayıflanmalarımıza devam edebilelim. "Nerede o eski devrimciler!" diye sık sık içlenme yükümlülüğümüzü yerine getirelim.

Cuma, 27 Mart 2009 09:46
Kaan Arslanoğlu

Ergin Yıldızoğlu görüşlerine çok değer verdiğim bir yazar. Sosyalist çıkış üstüne düşünen, kuram üretmeye çalışan zaten kaç kişi kaldı, elbette kıymetini bilmeliyiz. Sosyalistlerin seçim tavrıyla ilgili son yazdıkları hakkında bazı sorular soracağım ve birtakım noktaları tartışacağım Birkaç hafta önce aynı konuda internetle de tartışmıştım Yıldızoğlu'yla. İlkin görüşlerini özetleyeyim.

Cuma, 09 Ocak 2009 10:29
Kaan Arslanoğlu

Sevgili Günlük,

Cuma, 02 Ocak 2009 10:16
Kaan Arslanoğlu
Cuma, 30 Ocak 2009 10:14
Kaan Arslanoğlu

Yalçın Hoca yine ekranlarda. Çığlıklar atıyor, sonra fısıldıyor, birden ellerini şaklatıp sıçrıyor, soyutlamada soyutlamaya atlıyor, yanlışları da doğruları kadar üstümüze saçıyor. Birisi deli taklidi yapsa işin uzmanı hemen yargılar: "Hadi canım, oynuyor!" Yoksa yanılıyor muyuz? Birand'ın sorduğu gibi Yalçın Küçük deli mi?