7 sonuçtan 1 - 7 arası gösteriliyor
Cumartesi, 26 Eylül 2009 15:23
Asaf Güven Aksel

Simon Bolivar, Jakobenler, Sun Yat Sen, Jose Marti ya da Carlos Manuel de Cespedes... Önemli değil adlar, sayın onlarcasını daha. Tümünü, tarihteki işlevlerine bakarak selamlayabilirsiniz, tıpkı o toprakların komünistlerinin yaptığı gibi. Aralarına Mustafa Kemal’i katmadığınız sürece, fazla bir sorun yoktur. Tabii, Türkiye’de yaşıyorsanız geçerlidir bu sınırlama.

Cumartesi, 08 Ağustos 2009 12:23
Asaf Güven Aksel

Önce biraz bellek tazeleyelim. Neydi Lenin’de özlü ifadesini bulan devrim koşullarının tanımı? Yukarıdakiler eski tarzda yaşayamaz olacak, aşağıdakiler de eski tarzda yaşamak istemeyecek. Birincisi devrimci durum olacak, bunu tamamlayan ikincisi de devrim durumu.

Cumartesi, 25 Nisan 2009 10:58
Asaf Güven Aksel

23 Nisan'ın ulusal egemenlik kısmına pek ilişilmemesini, "dışarıda" müstehzi bir tebessümle, "içeride" cop ve dipçikle algılanır hale getirilmişliğine bağlayabiliriz. Çocuk bayramı kısmının, neşe ve coşku yerine zehir zıkkım bir müsamereye indirgenmiş olması da aynı siyasanın marifetidir.

Cumartesi, 07 Mart 2009 10:00
Asaf Güven Aksel

"Mustafa'm, korkuyorum. Padişah'a karşı mı geleceksin?" Sadece, bir annenin, oğluyla ilgili kaygısı değildi bu. Tam olarak bilince çıkarılamamış da olsa, bir siyasal analiz de içeriyordu.

Cumartesi, 14 Şubat 2009 10:06
Asaf Güven Aksel

Ayakkabılarımız çamura saplanıp kala kala yaptığımız "maç"larda, taşların üst üste konulmasından oluşan kalelere gol atma uğraşında icat ettiğimiz bir terim vardı: Pantolondan kan çıkmaz! Yalnızca bizim mahalleye mi özgüydü bu, yoksa genel olarak mı kullanılırdı bilmem, ama üç kornerin bir penaltı ettiği "sokak futbolu"nda, büyük önem taşırdı.

Cumartesi, 24 Ocak 2009 10:02
Asaf Güven Aksel

Pek sever, sık söylerdim, "salaklıkla hainlik arasında, sigara kâğıdı inceliğinde bir ayırım vardır," sözünü. Bu ince çizgide yürüyenlere de, "hangi akla hizmet ettiği belli değil" dendiğini bilirdim. Artık, unutmak istiyorum.

Cumartesi, 31 Ocak 2009 08:53
Asaf Güven Aksel

- Şu bulutu görüyor musun, şurada? Bir deveye benziyor, değil mi?
- Doğru vallahi, tıpkı bir deve.
- Bense bir fareye benzetiyorum.
- Evet, sırtı tam bir fare sırtı.
- Balina sırtı mı yoksa?
- Tamam, ta kendisi, balina sırtı.