34 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 04 Aralık 2009 09:30
Yurdakul Er

Önceki gün yine akıl açıcı bir yazısında, Aydemir Güler, “kontrolsüz güç” sendromlarına dikkat çekti. Buradan hareketle ve sanat pratikleri üzerine, özellikle de Sanat Cephesi’nin yeni dönemi üzerine söylenebilecek şeyler var.

Cuma, 11 Aralık 2009 09:34
Yurdakul Er

Bir başka noktaya taşıyacağız, ama geçen haftaki yazının bir yerindeki, genel çerçeveye de zaten sığmayan bir tashihi şimdi düzelterek başlayalım. Sonra, “siyaset zaten sanattır ve sanat da siyaset” şiarı uyarınca, geçişimizi tamamlarız.

Cuma, 20 Kasım 2009 09:43
Yurdakul Er

Türkiye devrimcilerinin başına dert ve hep sağı besleyen o “gariban kültürü”, bir başka düzlemde elbette iflah olmaz bir “aşağılık kompleksi” halinde sahne alacaktı. Öyle de oldu. Bir köprü yani.

Nasıl mı?

Cuma, 13 Kasım 2009 11:30
Yurdakul Er

Bir dünya sistemi yıkıldı, o sistemin simgelerinden biri, Berlin Duvarı da öyle, ama tartışmalar hâlâ sürüyor. Artık bir açıklık sağlama zamanıdır oysa.

Cuma, 27 Kasım 2009 09:30
Yurdakul Er

Artık kimsenin Milli Mücadele’de düşmana ilk kurşunun İzmir’de atıldığı türünden iddialarda bulunması ve bunun ciddiye alınması mümkün değil. O iş, daha önce Anadolu’da başladı. Şimdi insanlarına kötü gözle bakılan bölgelerde, kardeş Kürt halkımızın bağrında. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu babaları da, o halkın bağrında kurtuluş komiteleri kurma şansı elde etti.

Cuma, 23 Ekim 2009 10:30
Yurdakul Er

Arada bağ kurmamız gerekiyor demek... İlla ki... O zaman, arada bağ kuruşun da kuramayışın da açıklamaları olmalıdır. Hesap vermeliyiz.

Cuma, 30 Ekim 2009 09:30
Yurdakul Er

Nereden buluyorlar bu kadar bayağılığı ve kendilerini nasıl da inandırıyorlar böyle saçmalıklara? İnsanın aklı almıyor. Ama her şey ortada işte, önümüzde oynayıp duruyorlar. Pervasız, rahat...

Başka bir şey var.

Cuma, 02 Ekim 2009 10:24
Yurdakul Er

Avrupa’nın motoru ve sahibi Almanya’da sosyal demokratlar sandıktan 116 yılın en düşük oy oranıyla, yüzde 23, çıktılar ve pek istemedikleri bir mesaj daha vermiş oldular özellikle bizim gibi, aklını demokrasiyle değil de sosyalizmle bozmuş (“iflah olmaz”) solculara: Halka “Bak valla sosyal devleti parça parça edecekler, biz olmazsak durum kötü, sen bize oy ver” demek, ikna için hiç yeterli deği

Cuma, 09 Ekim 2009 10:30
Yurdakul Er

Emperyalist çağın ideolojisi, hani şu sosyalizmi yıkan demokrasi, sadece sokaklardaki görece sert cepheleşmelerin ifadesi değildir. Bu kavram, canlı bir şeydir ve bırakın sözcük haznemizi, kullandığımız grameri bile esir alabilir. Almıştır da. Bunun, eski solla mücadelemizin zeminini oluşturduğunu iddia edebiliriz.

Cuma, 25 Eylül 2009 09:57
Yurdakul Er

Bazı dostlarımız “Artık kabak tadı verdi” diyebilir. Haklıdırlar. Olsun. Biz bir kez daha yineleyelim: Dışarıdan öğreneceklerimiz pek yok, ama ilgilenen olursa, dışarıya öğreteceklerimiz çok var. Epeydir, öğreteceklerimizin öğreneceklerimizden daha fazla olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Böyledir devrimci durum. Yenilen devrimcilerden bile öğrenir insan ve insanlık. Tamam.

Cuma, 04 Eylül 2009 10:30
Yurdakul Er

Büyük balıkları tutmak için kullanılan bir şey bu malum. Küçük balık biçiminde, ama ucu iğneli bir kurşun parçası. Parlak... Demek ki, demokrasi dediğimiz ve kimsenin bir türlü anlatamadığı, yani herkesin kendisine göre anlattığı bir şeyin tanımını bile bu benzerliğe sığdırma şansımız var.

Cuma, 14 Ağustos 2009 10:30
Yurdakul Er

Uzunca bir zamandır yazıyoruz, ama ondan çok daha uzun bir zamandır da farkındayız: Görevlerimiz, yükümlülüklerimiz sıraya ve hesaba gelmemekte kararlı. Aralarında bir öncelik sıralaması yapmak, birini erteleyip yalnızca diğeriyle ilgilenmek gibi bir şansımız yok. Devrimci durumun sonucu veya cilvesi diyelim. Hepsi birden, hepsi üst üste geliyor.

Cuma, 07 Ağustos 2009 10:30
Yurdakul Er

Bizde değil de, daha çok islamiyet öncesi tek tanrılı dinlerin, musevilik ve iseviliğin anlatılarında etkilidir. Eğer islamiyet bir hıristiyan mezhebi olarak doğduysa ve o nedenle 632’den sonra 150 yıllık kesif bir karanlık yaşattırılıyorsa müslümanlara, anlatıların neredeyse aynen “ahir zaman” dinine aktarılması şaşırtıcı değildir.

Cuma, 24 Temmuz 2009 10:30
Yurdakul Er

Bu işlerde öncelik olmuyor. Olamıyor. Hepsi üst üste biniyor. Yükler veya fırsatlar arasında bir öncelik sıralaması yapamıyoruz.

Cuma, 03 Temmuz 2009 10:30
Yurdakul Er

Baktığımız açıyı abartarak, yani muhtemel sakıncaların altını önceden çizmiş sayılarak, söyleyebiliriz: Başka etkenler elbette vardı, ama asıl bilgisayar sistemlerindeki sıçramalı gelişmelerdir, hem de daha yolun başında sayıldıkları bir dönemde, 1989, reel sosyalizmi gömüveren. "Dijital hoppalık" epeydir reel kapitalizmdeki rejim değişiklikleri için de hizmete sürülüyor. Peki.

Pages