24 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 04 Kasım 2011 09:30
Yurdakul Er

Her şey o kadar açık oynanıyor ve Libya ile bir kez daha yaşandığı gibi, öyle pervasızca rezillikler sahneleniyor ki, insan, "Görmemek olmaz!" diye düşünüyor. Sırada Suriye’ye dış müdahale, belki İran’a nükleer saldırı falan da var. Ama halklar oralı değil. Hele Türkiye’nin çoğunluk halkı...

Cuma, 03 Haziran 2011 10:30
Yurdakul Er

Doğru okunmuş bir 1917 olmasaydı, Türkiye’de yoksullaşmanın bu boyutlarına rağmen, ortada açık bir sol iktidar tehlikesinin bulunmaması, tarihçilerin yanıtlamakta güçlük çekeceği bir anomali olurdu. Lenin ve leninizm, biraz da bu anomaliye verilmiş yanıttır. Biz şaşırmıyoruz.

Ne oluyor?

Cuma, 06 Mayıs 2011 10:30
Yurdakul Er

Savaşta, düşmanlarınızın birbirlerinin ayağına basması, sizin şansınız olabilir. Ama bu şansı bizzat yaratmak zorundasınız. Hele sınıflar mücadelesinde, bu, daha da doğrudur. Yani düşmanlarınızın birbirlerini imha etmeye yöneldiği ortamı, çevre koşullarını, sizin hazırlamanız çok önemlidir. Bu, güçsüzleşerek ve önemsizleşerek herhalde olmaz. Tam tersine...

Cuma, 11 Şubat 2011 09:30
Yurdakul Er

Demek ki, kendi başlarına bırakılamayacak, bırakılırsa hepimizi paramparça edecek iki merkezkaç kuvvet var. Birbirine karşı gelişen iki enerji merkezi. Bu karşıtlığı engellemek zor. İlericilik enjekte edilmeleri halinde durum değişebilir.

Cuma, 18 Şubat 2011 09:30
Yurdakul Er

İsteyen erken sosyalizm de diyebilir, haklılığından hiçbir şey yitirmez, düşmanların kavramlaştırmasıyla "Doğu Bloku", yalanın kovulduğu, dobralığın egemen kılındığı bir siyasal merkezdi. Cennet değildi, birçok eksiği ve hatası vardı, ama yalanı siyasetten sürmeyi başarmıştı ve tutarlılığı sınıf düşmanlarını bile zaman içinde esir alacak kadar sağlamdı.

Cuma, 26 Kasım 2010 09:30
Yurdakul Er

Bir sahne kuralım...

Cuma, 01 Ekim 2010 10:30
Yurdakul Er

Ülke tıkanıp kaldı. Batı'da cilalanan ve bizde nedense her lafında hikmet aranan tuhaf adamlardan birinin, Slavoj Zizek, geçen yıllarda yayımladığı bir yazısında sözünü ettiği çizgi film sahnesini andırıyoruz.

Cuma, 17 Eylül 2010 10:30
Yurdakul Er

İyi oldu: Gerçi demokrasi, özgürlük falan gibi sıfatlarla şekerleyip tam tersini satmaya devam edenler çok, ama, Türkiye sağlıklı bir cepheleşmenin sinyallerini verdi. Anlaşılan, ülkenin etnik kat yerlerinden karşı karşıya gelmesine, etnik bir cepheleşmeyle parçalanmasına biraz daha var. Olmadı. Başka bir şey oldu.

Cuma, 27 Ağustos 2010 10:30
Yurdakul Er

Anladık, bu 30’uncu 12 Eylül, halkoylaması denilen komedi sayesinde, yerleşik sistemin altüst oluşunu hızlandıracak. Tüccar imamlar ağırlıklı koalisyon (AkParti-AsParti) iktidarı da anladı zaten. Birbirleriyle uğraşmaları bundan. İkinci ve çok daha büyük bir kırılma noktasının eşiğindeyiz. “Evet” veya “Hayır”ın, birbirine yakın büyüklükte iki küme halinde cepheleşeceği anlaşılıyor.

Cuma, 02 Temmuz 2010 10:36
Yurdakul Er

Son döneminde, solumuzu gerçekten soluklandıran bazı adımların atıldığı gözden kaçmayan BirGün’de, 27 Haziran’da, ilginç bir yazı yayımladı Bülent Forta. Türkiye solunun genel ve makul bir zeminde birbirine nasıl yakın düşündüğünü imleyen yazılardan biriydi. Ama bunun ötesinde önemli işaretler de içeriyordu: “Aklımızı Yitirmeden” başlıklı yazının son bölümü şöyle:

Cuma, 25 Haziran 2010 10:30
Yurdakul Er

Türkiye ilericiliğinin önemli bir parçasıydı. İlericiliğimiz elbette tek bir tornadan çıkmış insan ve gruplardan oluşmuyor. Öyle olsaydı, zaten siyasete ihtiyaç olmazdı. İlhan Selçuk'u soL, hakkını vererek, saygıyla uğurladı. Aradaki farkları görmezlikten gelmedi, ama kendisinden bir parçanın ayrıldığını da bilerek hareket etti.

Cuma, 19 Mart 2010 09:32
Yurdakul Er

Kısa bir süre önce yitirdiğimiz Türkiye karikatürünün büyük ismi Turhan Selçuk, aynı âlemin bir başka büyük ismiyle neredeyse “kanlı bıçaklıydı”: Oğuz Aral. Turhan Selçuk’a göre, Oğuz Aral aslında pek de iyi bir iş yapmıyordu, çünkü yordamı, çizginin, karikatürün, mizahın gelişmesine yaramıyordu. 40 yıllık bir kavgaydı. Artık bu iki büyük usta da yok. Yapıtlarıyla aramızdalar.

Cuma, 26 Şubat 2010 09:13
Yurdakul Er

Eğer bazı tanımlar üzerinde anlaşabilirsek, doğrudur, Türkiye gerçekten de artık “islamofaşizm” yolundadır. Bu saptamaya pek büyük bir itirazımız olamaz. Yeni bir rejime açılıyoruz.

Cuma, 29 Ocak 2010 09:30
Yurdakul Er

Türkiye işçi sınıfı derin bir dönüşümün eşiğinde olduğu yolunda sinyaller gönderiyor. Bunu, bu kadarıyla bile, Tekel işçilerine borçluyuz. Çıkışlarında, kendileri dahil, tüm toplumu sarsacak bir şiddet yatıyor. AkParti-AsParti koalisyonundaki son göstermelik sürtüşmeleri (“Balyoz Harekatı”) bir yana bırakalım, bunlar bir başka huzursuzluğun sonucu...

Cuma, 11 Aralık 2009 09:34
Yurdakul Er

Bir başka noktaya taşıyacağız, ama geçen haftaki yazının bir yerindeki, genel çerçeveye de zaten sığmayan bir tashihi şimdi düzelterek başlayalım. Sonra, “siyaset zaten sanattır ve sanat da siyaset” şiarı uyarınca, geçişimizi tamamlarız.

Pages