16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 17 Aralık 2010 09:30
Yurdakul Er

AB’nin ortak para birimi avronun (Euro), sermaye sınıfını epey tedirgin eden son krizinden hareketle söylenebilecek şeyler var. İki din veya dinsel pratik hakkında: Biri Avrupa demokrasisi ve tüm uzantıları. Daha doğrusu emperyalist demokrasi... Bu, politika kisvesi altında tam bir din. Diğeri ise Avrupa’nın çeperindeki paspas demokrasiler ve bu arada Türkiye’deki islam.

Cuma, 24 Aralık 2010 09:30
Yurdakul Er

Bu zokayla yaşamaya çalışacaklar. Öyle görünüyor. Ama yaşayamazlar. Bu şartlarda, Türkiye, bitmiştir. Dönüştürülme işlemi belki sona ermemiştir, tamam, ama ülkenin artık eski haliyle sahnede durmasının mümkün olmadığı genel kabul görmektedir. İkinci Cumhuriyet sırtımızda. Yıkılacak olan İkinci Cumhuriyet’tir ve demek ki öyle Üçüncü Cumhuriyet falan kurulmayacaktır.

Cuma, 31 Aralık 2010 09:02
Yurdakul Er

Böyle giderse, önümüzdeki yıl büyük bir kırılmaya sahne olur. Fakat, Türkiye’nin iç sınırları da artık "makbul medyanın" manşetlerine girmiş bulunduğuna göre, böyle bir öngörü, öngörü bile sayılmaz. "Medya" dedik...

Türkiye solunun medyası ne olacak?

Bu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanıdır.

Cuma, 15 Ekim 2010 10:07
Yurdakul Er

Eğer demokraside yaşıyorsak, ki öyle, bu despotik rejimin her şeyiyle bir ortaçağ kurumu olduğunu açıkça söylememiz gerekir. En azından dürüstlük bunu gerektirir. Demokrasi, yeni ortaçağımızın kutsal dinidir. Küresel bir karakteri var.

Sermaye bu işi çok sevdi. Sermaye bu işi neden sevmesin?

Cuma, 22 Ekim 2010 10:30
Yurdakul Er

Gericilik ve Alman sözcükleri bir arada kullanıldığında, tuhaf ama, insanların aklına hemen nazizm ve türevleri geliyor. Hadise de bir anda arkaikleşiyor. Oysa durum bugün çok farklı ve demokratik boyutlar almış bulunuyor.

Cuma, 17 Eylül 2010 10:30
Yurdakul Er

İyi oldu: Gerçi demokrasi, özgürlük falan gibi sıfatlarla şekerleyip tam tersini satmaya devam edenler çok, ama, Türkiye sağlıklı bir cepheleşmenin sinyallerini verdi. Anlaşılan, ülkenin etnik kat yerlerinden karşı karşıya gelmesine, etnik bir cepheleşmeyle parçalanmasına biraz daha var. Olmadı. Başka bir şey oldu.

Cuma, 10 Eylül 2010 11:39
Yurdakul Er

Aradan tam 30 yıl geçti ve açıkça söylüyoruz: Artık kimsenin derdi, "yaşı kemâli çok aşmış" üç işkenceci general değil. Sermayenin eli kanlı tetikçileriydiler, tamam, ama bu katil uşaklara hem katil hem de uşak olduklarını zaten anlatamazsınız ki. Önemli olan halka anlatabilmekti. Şimdiye dek başarılmış değil. Bir tek onun anlaması durumunda bunların eli ayağı çözülür.

Cuma, 03 Eylül 2010 11:21
Yurdakul Er

Toplumu yönetilebilir kılmak için dinselleştirmek gerekiyordu, bu amaçla son 30 yılda yoğun bir şiddet kullanıldı. Sadece plebyen şiddet değil tabii, onunla baş edebilirdik, ama bizi asıl eksik yanımızdan vurdular ve entelektüel şiddetimizin eksikliği bugünleri, şu büyük yenilgimizi hazırladı. Daha yeni yeni bu kaderi tersine çevirmeye başladık. Neyse...

Cuma, 06 Ağustos 2010 10:30
Yurdakul Er

Referandumda "Evetçilerin" solla hiçbir ilişkisi olmadığı artık belgelenmiştir. Galiba bu rezaletin en hayırlı "getirisi" bu oldu. Sol, nihai bir temizlik yaşadı. İyi. Bunlardan kurtulduk. Ama utangaç evetçileri, yani "boykotçuluk" pazarlayanları ne yapacağız?

Geleceğiz oraya, ama önce bir başka nokta var değinmek istediğimiz..

Cuma, 16 Temmuz 2010 10:30
Yurdakul Er

Sadece Mesut Odman Hocamızın, Türkiye devrimindeki siyasal düşünce uğraklarını genç kuşaklara taşıyan analitik kitabının başlığı değildir. Genişletilmiş bir yeni baskısı yapılarak, yakın dönem devrim tarihimizdeki siyaset düşüncesinin genç kuşaklar nezdinde yeniden tartışmaya açılması gereken "Her Zaman Sosyalizm", bir deyim olarak aslında tam bir özettir...

Cuma, 25 Haziran 2010 10:30
Yurdakul Er

Türkiye ilericiliğinin önemli bir parçasıydı. İlericiliğimiz elbette tek bir tornadan çıkmış insan ve gruplardan oluşmuyor. Öyle olsaydı, zaten siyasete ihtiyaç olmazdı. İlhan Selçuk'u soL, hakkını vererek, saygıyla uğurladı. Aradaki farkları görmezlikten gelmedi, ama kendisinden bir parçanın ayrıldığını da bilerek hareket etti.

Cuma, 30 Nisan 2010 10:29
Yurdakul Er

Türkiye oligarşisinin önüne attığı kemiklerle epey semiren bir “medyatör”, isteyen gazeteci de diyebilir, geçmiş zaman, TCK’daki şu meşhur 141 ve 142’nci maddeler, 1991’de galiba, 163 ile birlikte kaldırıldığında, muhtemelen eski solcu arkadaşlarına hitaben, “Kalktı işte komünizm yasağı, kurun partinizi, daha ne istiyorsunuz?” mealinde yazılar yazmış, Özal’la gelen özgürlüğü övmüştü.

Cuma, 09 Nisan 2010 10:30
Yurdakul Er

Toplumun önüne bir deli gömleği daha koydular, şimdi onaylamasını istiyorlar. Anayasaymış! Peki, bakarız. Ama derdimiz başkadır biz meramımızı baştan söyleyelim, sonunda da yineleriz: Sol bir cumhuriyet kongresi daha fazla zaman isteyebilir, anlarız, ama bu şike anayasa çekişmeleri ortamında, solumuz kendi anayasa anlayışını toplumun önüne bir konferansla hiç değilse tasarı olarak getirebilir.

Cuma, 05 Mart 2010 09:30
Yurdakul Er

Türkiye’de dinci tüccarların iktidara gelmesi, sanayi sermayesinin, daha doğrusu “sınaî zihniyet ve üretimin” tasfiyesiyle hızlandı. Sadece Türkiye’de değil, bütün bir Doğu Avrupa ve Balkanlar’da da yaşanıyor. Dolayısıyla, misal, komşumuzun resmen iflas etmesi, “finans kapitalizmi” de denilen sanal bir sistemin ürünüdür. İflas etmeyip de ne yapacaklar?

Cuma, 19 Şubat 2010 09:30
Yurdakul Er

Kapitalizmin “ahir zaman dini” demokrasi, anlaşılan, işlevini her hal ve şartta yerine getirecek. Kararlı olduğu kesin de, muktedir olup olmadığı elbette bir sorudur. Ama bu dinin, tüm varyasyonlarıyla iç irtibatını sağlayan ortak paydası “piyasa” denilen kan içici hayvan olduğu için, bu iş çok zor da değil.

Pages