22 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 11 Aralık 2009 09:34
Yurdakul Er

Bir başka noktaya taşıyacağız, ama geçen haftaki yazının bir yerindeki, genel çerçeveye de zaten sığmayan bir tashihi şimdi düzelterek başlayalım. Sonra, “siyaset zaten sanattır ve sanat da siyaset” şiarı uyarınca, geçişimizi tamamlarız.

Cuma, 09 Ekim 2009 10:30
Yurdakul Er

Emperyalist çağın ideolojisi, hani şu sosyalizmi yıkan demokrasi, sadece sokaklardaki görece sert cepheleşmelerin ifadesi değildir. Bu kavram, canlı bir şeydir ve bırakın sözcük haznemizi, kullandığımız grameri bile esir alabilir. Almıştır da. Bunun, eski solla mücadelemizin zeminini oluşturduğunu iddia edebiliriz.

Cuma, 02 Ekim 2009 10:24
Yurdakul Er

Avrupa’nın motoru ve sahibi Almanya’da sosyal demokratlar sandıktan 116 yılın en düşük oy oranıyla, yüzde 23, çıktılar ve pek istemedikleri bir mesaj daha vermiş oldular özellikle bizim gibi, aklını demokrasiyle değil de sosyalizmle bozmuş (“iflah olmaz”) solculara: Halka “Bak valla sosyal devleti parça parça edecekler, biz olmazsak durum kötü, sen bize oy ver” demek, ikna için hiç yeterli deği

Cuma, 16 Ekim 2009 10:30
Yurdakul Er

Yarım kaldı gibi... Daha önce değinmiştik, yeri geldi, biraz daha çekiştirebiliriz. Bir felakete itiliyoruz madem, olabilecekleri de düşünmemiz lazım.

Ne mi?

Nasıl mı?

Cuma, 04 Eylül 2009 10:30
Yurdakul Er

Büyük balıkları tutmak için kullanılan bir şey bu malum. Küçük balık biçiminde, ama ucu iğneli bir kurşun parçası. Parlak... Demek ki, demokrasi dediğimiz ve kimsenin bir türlü anlatamadığı, yani herkesin kendisine göre anlattığı bir şeyin tanımını bile bu benzerliğe sığdırma şansımız var.

Cuma, 11 Eylül 2009 10:30
Yurdakul Er

Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olurmuş. Ya köpek kocayınca kimlerin maskarası olur?

Bu işin ucu yok.

Ama tahsille edinilmiş cehaletin ve uşaklığın ucu var. O tür cehaletin ve uşaklığın ipi kısa... Çok kısa.

İyi.

Cuma, 03 Temmuz 2009 10:30
Yurdakul Er

Baktığımız açıyı abartarak, yani muhtemel sakıncaların altını önceden çizmiş sayılarak, söyleyebiliriz: Başka etkenler elbette vardı, ama asıl bilgisayar sistemlerindeki sıçramalı gelişmelerdir, hem de daha yolun başında sayıldıkları bir dönemde, 1989, reel sosyalizmi gömüveren. "Dijital hoppalık" epeydir reel kapitalizmdeki rejim değişiklikleri için de hizmete sürülüyor. Peki.

Cuma, 31 Temmuz 2009 11:21
Yurdakul Er

Bıraktığımız yerden ve bir hatırlatma yaparak devam edebiliriz: Geçen hafta, varolan direniş odaklarından, sanat-kültür alanında emekçilerden yana ve sosyalist düşüncenin geldiği düzeye pek de aykırı düşmeyen bazı dergiler olduğunu vurgulamıştık. Yeni bir yayın, bunların inkarı anlamına mı gelecektir?

Cuma, 26 Haziran 2009 10:30
Yurdakul Er

Sonuçta, bir fantezi dünyasında yaşıyor ve taşıdıkları orta sınıf hezeyanlarının dışımızdaki maddi gerçekliğin ta kendisi olduğuna inanıyorlar.

Orta sınıfın, neden burjuvazinin tamamlayıcı parçası olduğunu bu fantezi merakından, kendi paralel dünyalarındaki deneyimlerinden anlamak kolay.

İran ve ÖDP, iki güncel örnek aslında.

Cuma, 12 Haziran 2009 10:30
Yurdakul Er

Bir paralel gelişmenin ikinci paylaşım savaşının hemen ertesinde gündeme girdiğini ve iki tarihi de damgaladığını ne kadar ileri sürsek azdır. Ortada duruyor zaten sonuçlarıyla.

Cuma, 22 Mayıs 2009 10:30
Yurdakul Er

Deflasyon zaten gündemde. Metropoller "kağşıyor". Ama tek başına ne kadar yıkıcı olursa olsun, deflasyonist yıkımın, arkadan gelecek bir hiper enflasyon karşısında "solda sıfır" kalacağı da biliniyor. "Eşeğin büyüğü ahırda" yani.

Peki.

Cuma, 15 Mayıs 2009 10:30
Yurdakul Er

Dünya gericiliğinin, marifetlerini her yerde aynen yinelemediğini elbette biliyoruz. Ama bazı özelliklerinin fazlasıyla ortak olduğunu ve bunun sadece yeryüzüne yaygınlıkları değil, tarihsellikleri açısından da paralellikler anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Ne demek istiyoruz?

Cuma, 01 Mayıs 2009 10:30
Yurdakul Er

Leonard Cohen'i getirteceklermiş. Gelir. Zaten ahı gitmiş vahı kalmış bir adamdır. Fakat, muhterem 75 yaşında ve sağlığı herhalde eskisi gibi değil. Belki de bunun içindir bütün telaş. Olabilir. Yoksa, dişleri sökülmüş, siniri ve tehlikesi tamamen alınmış, bir zamanlar kartal gözüyle bakılan bu tür "afyonlu arslanlardan" o kadar çok var ki çevremizde...

Cuma, 08 Mayıs 2009 17:07
Yurdakul Er

Devrim tarihimizin unutulmaz isimlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı çok yinelermiş. Öyle derler. Ona her zaman yakın kalmış Vedat Türkali de galiba başyapıtı "Bir Gün Tek Başına"da buna bir değinmişti: Devrimci olunuyor da, genelde, devrimci ölünmüyor. Oysa, önemli olan ikincisi. Eksikliği duyulan da o.

Cuma, 03 Nisan 2009 10:30
Yurdakul Er

Neredeyse 10 yıldır bağırdığımız, üstelik hep birlikte ve soL çerçevesinde bağırdığımız bir gerçeği, artık herkes görür oldu. Gerçi çoğunun yine pek umurunda değil. Ama görüyorlar.

Pages